Anasayfa  |   Üyelik  |   Takvimli Masaüstü  |  Editörden  |  İletişim  |  Künye  |  Arşiv  Temmuz 2009  
 
Siz de Gidin

Yunanistan'ın Saklı Hazinesi

Crossland'ler mükemmel bir Akdeniz rüyası arayışındayken sıcak bir karşılama, tam bir sukûnet ve şaşırtıcı fiyatlarıyla kendilerini Korfu'da buldular. Çiftin Korfu izlenimleri, zaman zaman bizim kıyıları hatırlatsa da bizim sulardan İyon Denizi'ne açılmak isteyenlerin ilgisini çekecek bilgiler ve ipuçları içeriyor.

Üç yıl önce, Akdeniz'de kalabileceğimiz mükemmel bir yer bulmak üzere Haines Atlantic 38 tipi teknemiz Ortelius ile Poole'dan ayrıldık. Başlarda kendimizi nerede bulacağımızı bilmemekten kaynaklanan bir bekleyiş vardı. Akdeniz bizi avucunun içine almıştı ve sunacağı pek çok cevher vardı. Acelemiz yoktu, bu sindirerek yapılacak bir geziydi ve aradığımızı tam olarak bulana kadar da devam edecekti. Her şeyi istiyorduk; masmavi bir gökyüzü, güneş, kristal berraklığında sular... Sakin, farklı ve her şeyin ötesinde kalabalık olmayan bir seyir alanı, ancak akşamları bizi karada oyalayacak pek çok şey de olmalıydı. İyi yemekler ve içkiler, ucuz uçuşlar ve havaalanından kolay ulaşım da önemliydi. Teknemiz için iyi hizmet, sıcak yerli halk ve internet erişimi. E, tabii bir de ucuz bir yer olmalıydı, teknemizi İngiltere'de tutmaktan çok daha ucuz. Sonunda tam da aradığımızı bulduk, hem de en beklemediğimiz yerde.
Çeşitli yerler geldi geçti, hepsinden de şu ya da bu sebeple vazgeçtik. Fransanın güneyindeki iç su yolları ilk düşündüğümüz yer oldu. Rahat, huzurlu, kolay ulaşılabilir ve ucuz bağlama yerlerinden dolayı aklımıza ilk gelen yer olsa da sonunda denizin çağrısı ağır bastı. Sonra çarpıcı güzellikteki kıyıları, gösterişli ancak şaşırtıcı derecede hesaplı bağlama limanlarıyla Güney Fransa geldi. Buraya bayıldık. Ancak görünüşe göre bizimle aynı fikirde olan çok sayıda tekne vardı, bir süre sonra bağlayacak bir yer bulabilmek için gösterdiğimiz çaba bizi çıldırtmaya yetti. Sürekli esen mistral de cabasıydı!
Belki İtalyan Rivierası bizim için daha uygun bir yer olacaktı. Koylar nefes kesici güzellikteydi, ancak burada da yer bulabilmek için diğer teknelerle yarışmamız, önceden yer ayırtmamız gerekiyordu. İnanılmaz yüksek sezon fiyatları sonunda hevesimizi kırdı. Marinaların çoğunda 38 foot'luk yatımız için ödemek zorunda kaldığımız 100 Pound'dan başlayan fiyatlar, sonunda bu bölgeyi de radarımızdan çıkarmamıza neden oldu.
O zaman, İtalya'nın güneyi daha iyi olur dedik. Buralar daha az gelişmiş ve rahat yerlerdi ancak burada da limanlar arasındaki uzun mesafeler hevesimizi kırdı. Bir sonra ziyaret edeceğiniz limanın 80 mil mesafede olmasını istemezsiniz. Sonunda, geçen yaz sonlarında Yunanistan'daki Korfu adasına ulaştık.
Buranın 1970'ler stilindeki oteller, kalabalık kumsallar, her köşede İngiliz kahvaltısı ve balık-cips satan restoranlarla dolu olduğuna inandığımızdan, Korfu'yu hızla geçip güneye uzanmayı planladık. Ancak bulduğumuz Korfu beklediğimizden tamamen farklıydı. Her şeyden önce, önyargılarımızdan dolayı beklediğimiz tüm kumsalları kaplayan otelleri aradıysak da bulamadık, hatta gittiğimiz her liman harika geleneksel tavernalar ve sakin bir cazibeye sahipti.
İlk beş gecemizi farklı, çam ormanlarının pırıl pırıl denizle buluştuğu, karşıdaki Arnavutluk'un nefes kesici manzarasına hakim korunaklı koylarda demirleyerek geçirdik. Bölgeyi çevreleyen sular seyire uygundu. Korfu'nun salaş bir yanı olabilir, ancak teknedeyken bununla karşılaşmıyorsunuz. Doğu kıyıları ve karşıdaki Yunan anakarası arasındaki deniz o denli korunaklı ki rüzgarlı günlerde bile normalde gördüğümüz ufak dalgaları dahi burada görmedik. Akdeniz'in oldukça çalkantılı sularında bu gerçekten göz önüne alınması gereken bir unsur.
Yaz ortasıydı ve daha sonra korunaklı bir şekilde demirleyeceğimiz, oldukça tanınmış Agos Stephanos'a doğru giderken tamamen kendimize ait bir koy bulacağımızı beklemiyorduk. Koyda bizden başka, dostane bir atmosfer yaratmaya yetecek sayıda, sadece birkaç tekne vardı. Oradayken haberdar olmasak da, sonradan olay yaratan gazete manşetlerinden öğrendiğimize göre, tam da biz oradayken bir milden az ötemizdeki koyda bir grup İngiliz politikacı Rus yönetiminden yetkililerle bir süper yatta görüşmeler yapıyormuş.

Yazının devamını Motor Boat & Yachting Temmuz sayısında okuyabilirsiniz.

 




 
 
 
  Araştırma
Boat Test
Teknede Sohbet
Yeşil Denizci
Özel
Şimdi Ne Olacak Kaptan?
Start Hattı
Dünyanın Ucuna Yolculuk
Gezi
 
 
 
Editörden

Selcen Tanınmış


 
Palamarları çözün
Yaz hareketli. Deniz çağırıyor. Marinadaki tekneler sahiplerinin vakitsizliğinden şikayetçi. Hüzünlü gözlerle açıkdenizlere bakıyorlar. Zaman geçiyor. Haziran, temmuz...
 
  E-bülten  
  Adınız    
  Soyadınız    
  Email adresiniz    
         
         
 
 
 
     
 
 
 
Doğuş İletişim