“O KADAR ÖZLERİM Kİ DENİZİ ELBİSELERİMLE ATLARIM”
Bir koyda çok güzel çift direkli bir yelkenliyle yan yana gelmişler. Teknenin 60 yaşlarındaki sahibi beyefendi kendilerini görür görmez seslenmiş: “Ata Bey buyrun gelin, hanım risotto yaptı, güzel şarabımız da var.” Öğle vakti başlayan keyifli saatler neredeyse sabaha kadar devam etmiş. Sohbet sırasında tekne sahibi “Kaç yaz kaldı ki hayatımda” diye özetlemiş hem kendi hayatını, denize olan aşkını, hem Ata Demirer’inkini, hem de bizimkini...
Bıraksanız hayatımı Bozcaada’da geçiririm diyormuşsunuz...
Öyle sanıyordum ama olmuyor işle güçle birlikte. Çok zor bir şey. O yüzden ben de yazın daha az iş alıp, sadece yazlarımı kesintiye uğratmadan orada geçirmeye çalışıyorum. Zaten Bozcaada da eskisi gibi değil. Biraz trendy bir yer olmaya başladı. Kalabalıklaştıkça tadı kaçar gibi oldu açıkçası. Popüler olunca ister istemez bir değişim içine girdi. Ama şöyle söyleyebilirim 40 yaşına gelince yılın sekiz ayını teknede geçirebilecek bir yaşama geçmek istiyorum.
Bu plana yatırım olsun diye tekneyi değiştirmeyi düşünüyor musunuz?
Hayır. Zaten tekneyi değiştirmeye değil yaşam tarzını değiştirmeye gerek var böyle bir şey için. Televizyon yaptığın sürece -ki sende biliyorsun- öyle üç gün şehir dışında olayım falan gibi bir durumun olmuyor. Ama sadece sahne olursa belki iki gün orada olursun, gerisini ayarlarsın. Tamamen mesleğinden kopabilecek bir adam değilim, ikisini yan yana götürmeye çalışıyorum.
Şu sıralarda durum ne?
Yazın yapıyorum. Koskoca tirandili balıkçı teknesi haline getiriyorum. Zaten asıl mesele denizin üzerinde olmak. Neyle ve hangi tekneyle olduğu önemli değil.
Devamını Motor Boat & Yachting Mart sayısında okuyabilirsiniz.