Viking Marin 405 FLY
Ahşap işçiliği ve denizci tekneleriyle özellikle Avrupa denizlerinde haklı bir üne kavuşan Viking Marin uzun geziler için tasarladığı 405 Fly'ıyla karşımızda.
Yazı: Bağış Bilir
Fotoğraflar:Dinçer Dinç
Viking Marin’in Tuzla’daki tersanesindeyiz. Üretime 80’lerde Haliç kıyısında başlayan bu aile şirketi, Ayvansaray’dan Tuzla’ya taşındığı süreç içinde birçok Avrupa ülkesinde tanınır hale geldi. Yıllar içinde edindikleri tecrübeyle tekne imalatında Avrupalıların kafasındaki Türk malı imajını olumlu yönde değiştirmeyi başaran firma, bugün imalatının yüzde 95’ini yurtdışı pazarı için yapıyor.
Viking Marin modellerinin hemen hepsinde -34 Fly ve Sedan hariç- İtalyan tekne mimarı Massimo Verme imzasını görüyoruz. Firmanın en çok tekne ihraç ettiği ülke İtalya iken kalemi bir İtalyan’a, özellikle de Verme gibi başarılı bir isme teslim etmesi gayet anlaşılır bir durum.
Verme bugüne kadar Azimut/Benetti, Mangusta ve Leopard’ın farklı projelerinde görev almış ve geçtiğimiz birkaç yıl içinde Permare Amer süperyatlarını tasarlamış bir isim. 2009’da tasarladığı 35m’lik süperyat Permare Amer 116, Genova’da yılın yatı ödülünü aldığında kendisini tanıyan tekne meraklılarının sayısı epey arttı.
Deneme seyrine çıkaracağımız 405 Fly da Verme imzası taşıyor. Mimardan istenenler sade ve net: Erişim kolaylığı ve rahat yaşam alanları. Bakalım 405, ne kadar kolay ve rahat bir yaşam sunuyor.
GÜVERTE
Tersanede kiminin gövde boyası atılan, kimi üstbinanın montajını bekleyen, yapım aşamasında bir dolu tekne arasından 405’e doğru yürüyoruz. Tekne suya inmek üzere kızağın üzerinde bekliyor. Biz de Viking Marin’in kurucu ortağı Alpaslan Sirkecioğlu’yla güverteye çıkıyoruz.
Havuzluk, kıç iskelede katlanır masalı oturma grubuyla sade bir tasarıma sahip. Açıldığında rejisör koltuklarıyla 7-8 kişilik bir grubu ağırlayabileceğiniz masa ve oturma grubu kıçtaki konumu ve boyutuyla bu alanda rahat harekete olanak sağlıyor. Hem havuzlukta hem de yan ve ön güvertelerde kullanılan tik kaplama dış mekânlara sıcak bir hava katıyor. Geniş yan güvertenin yüksek parampet ve vardavelalarının yanı sıra üst bina boyunca uzanan tutamaklar sayesinde ön güverteye geçerken güvenlik hissini bir an bile kaybetmiyorsunuz.
Doğru yerleştirilmiş tutamaklar havuzluktan flybridge’e çıkan dik basamakları da sorun olmaktan çıkarıyor. Yukarıda dümen istasyonu flybridge’in gerisine yerleştirilmiş. Serdümeni sıkıca saran ayarlanabilir dümen koltukları oldukça konforlu. Hemen ön taraftaki “U” şekilli oturma grubu ise havuzluktan da, ön güneşlenme alanından da rol çalıyor. Güzel havalarda gerek serdümenin gerek misafirlerin flybridge’i mesken tutacağına şüphe yok.
İÇ MEKANLAR
Salonu havuzluktan ayıran sürgülü kapıdan içeri geçiyoruz. 2.10m tavan yüksekliği ve büyük camlar sizi oldukça ferah bir mekana davet ediyor. Mutfağın, salonun ön tarafında basamaklarla inilen koridorun hemen başına konumlandırılmış olması da 50ft’lik bir teknenin salonuna girmişiz izlenimi uyandırıyor.
Mobilyaların yuvarlatılmış kenarları, titiz yüzey işçiliği ve derli toplu yerleşim düzeni övgüye değer. Sancak tarafta havuzluktakinden biraz daha büyük bir oturma alanı yer alıyor. Hemen karşısında birkaç puf koltuktan oluşan, yaslanma minderleri panele sabitlenmiş bir başka oturma alanı bulunuyor. Bu minderlerin içki dolabına açılan kapaklar olduğunu keşfetmek güzel bir sürpriz oluyor. Seyyar pufların ve katlanır masanın işlevselliği salonda da kendini gösteriyor.
Testin devamını Motor Boat & Yachting Ocak sayısında okuyabilirsiniz.
Larus 42 LB Classic, Botnia Targa 32, Predator 130’un detaylı testleri ile Atlantis 38, Cranchi Sixty 6 Fly, Cranchi M40 ST, Sessa Key Largo 34 Inboard, Marquis 420 SB, Absolute 40 STY, Queens 86 Sport Fly, Princess 98, Vicem 92, Greenline 70 Ocean Class, Cobalt A28, Sea Ray 410 Sundancer, Carver 54 Voyager modellerinin ön incelemeleri bu ay MBY’de.