Anasayfa  |   Üyelik  |   Takvimli Masaüstü  |  Editörden  |  İletişim  |  Künye  |  Arşiv  Ocak 2012  
 

Haber

Günübirlik Yelkenliler

En iyi tekne her zaman arkadaşın teknesi değil. Denizle gönlünce haşır neşir olmanın yolu tekne sahibi olmaktan geçiyor. Günümüz eğilimleri daha büyüğe ve dolayısıyla daha lüks ve pahalı teknelere meyletse de derdi denize çıkmak olanlar için günübirlik yelkenliler mütevazı ve kullanışlı bir seçenek oluşturuyor.


Yazı: Bağış Bilir
Fotoğraflar: Osman Uğur

Nedir günübirlik yelkenli? Söz konusu teknelerin bu şekilde anılmalarının sebebi birkaç günlük konaklamadan ziyade günlük gezilere uygun tasarlanmış olmaları. Boyları 14-30ft arasında değişen günübirliklerde genelde yüksek mezarnalı derin havuzluklar bulunuyor. Dingiye kıyasla daha geniş ve dengeli bir gövdeye sahip bu tekneler römorkla rahatça taşınabiliyor. Bu sayede tekneyi iç sulara götürüp düşük su çekiminin avantajıyla sığ sularda seyir yapmanız mümkün. Tekneyi muhafaza edecek alternatif bir yeriniz varsa marina ücreti ödemeniz de gerekmiyor. Tasarım öncelikleri arasında konaklama üst sıralarda değil ama çoğu günübirlik yelkenli iki ya da üç yatak barındırıyor. Bununla beraber birçok model ufak saklama/giysi dolapları ve küçük bir mutfak alanıyla donatılıyor.

Halkın teknesi
FOLKBOAT
Günübirlik yelkenlilerin en bilinen örneklerinden biri İsveç tasarımı Folkboat. Dünya denizlerinde bugün binlerce örneği bulunan tasarım özellikle Kuzey Avrupa ülkelerinde ve Doğu Amerika kıyılarında yaygın olarak kullanılan bir model.

Folkboat 1940’lı yılların başında İsveç’te yeni bir yelken sınıfı oluşturmak üzere Scandinavian Yacht Racing Union (İskandinav Yat Yarışları Birliği) tarafından düzenlenen bir yarışma sayesinde ortaya çıktı. Birliğin amacı haftasonları ve tatillerde aile gezileri için de kullanılabilecek, düşük maliyetli, hızlı ve denizci bir yarış teknesi yaratmaktı. Değerlendirmeye alınan 60 tasarımın hiçbiri beklentileri tam anlamıyla karşılamayınca, organizasyon komitesi öne çıkan dört tasarımın en parlak yönlerini birleştirmek üzere amatör yat tasarımcısı Torn Sunden’i görevlendirdi. Sunden’in dokunuşlarıyla ortaya tıpkı Almanların Volkswagen’i (halk arabası) gibi “halk teknesi” yani Folkboat çıktı.

7.65m (25ft) tam boya, 2.18m (7ft 2in) ene sahip tasarımın son planları tamamlanmadan İsveç’in her köşesinden toplam 80 sipariş alması yarışmanın ve yeni halk teknesinin elde ettiği başarıyı gösteriyor.
İlk tekneler tabii ki ahşap üretimlerdi. Gövdeler, her kaplama tahtasının bir sonrakinin üzerine binmesi yoluyla, yani bindirme kaplama metoduyla inşa edildi. Bu yöntem teknenin hem çok sağlam, hem de hafif olmasını sağlıyordu.

[...]

Bir İstanbul yelkenlisi
BEBEK 750
Benzer başka bir proje folkboat’un İsveç’te yarattığı etkiyi ülkemizde yaratıp daha çok insanı denizle buluşturma konusunda bizi umutlandırıyor. Söz konusu tekne bir İstanbul yelkenlisi: Bebek 750. Projenin arkasındaki isim, Açık Radyo’daki Açıkdeniz programından tanıdığımız Beysun Gökçin.

Gökçin, Bebek’in tasarımına başlayalı üç yıl oluyor. Ayvansaray tipi ayna kıç bot ve Latin armadan yola çıkarak şekillendirmeye başladığı teknenin 1/5 ölçekli, 153cm boyundaki modeli 2009 Avrasya Boat Show’un havuzunda salınıyordu. Tasarımın fuar boyunca ilgi kadar kuşkuyla da karşılandığını söylüyor Gökçin. “Kuşkuların nedeni Neo-Latin armaydı. Taşıyıcı çarmıkları olmayan, rüzgar sörfü benzeri bumbası ve dönen ana direğiyle arması genel ezberin dışındaydı.” Yapım süreci boyunca da karşılaştığı şüpheci yaklaşımlar Gökçin için sürpriz olmamış: “İnsanlar Latin armayı ve daha da önemlisi İstanbul’un kayıklarını unutmuşlar. Ezberlerindeki tek şey herkesin aşina olduğu, bildik şalopa armalı gezi yatları ya da yarış tekneleri.”

2010’da Tuzla’da suya indirdiği Bebek 750’si, ismini aldığı koyda beş hafta alargada kaldı. Çocukluğunun Bebek Koyu o eski İstanbul kayıklarına ev sahipliği yapmıyor artık. O zamanlar koya hayat veren sandalların, ustalarıyla beraber unutulduklarından dem vuruyor Gökçin. Koyları yeniden İstanbul’a özgü teknelerle doldurma hayaliyle tasarladığı Bebek 750’yi geçtiğimiz ağustosta nihayet zorlu deneme seyrine hazır hale getirmeyi başardı.

Devamını Motor Boat & Yachting Ocak sayısında okuyabilirsiniz.


 
 
 
 
  Teknede Sohbet
Viking Marin 405 Fly
Günübirlik Yelkenliler
Yük Gemisiyle Seyahat
Start Hattı
Kışlama
Kar Taneleri
Horn Burnu'nda Tsunami
Dil Balığı
 
 
Editörden

Selcen Tanınmış


 


Denizci dilekler
Yeni yılda Noel Baba’dan medet umulur, bazen bir mum yakılır, bir kağıda dilekler yazılıp şişenin içinde denize atılır. 2012 için benim de dileklerim var. Üstelik birçoğunun gerçekleşmesi için ilahi bir yardıma da gerek yok.

 
  E-bülten  
  Adınız    
  Soyadınız    
  Email adresiniz    
         
         
 
 
 
     
 
 
 
Doğuş İletişim