Azimut S7

Azimut S7 testi

Etkileyici teknik donanımı, akıllı tasarımı ve İtalyan şıklığıyla bu yeni Azimut S7, stil ve sağlamlığı mükemmel bir şekilde biraraya getiriyor.

Dünyada İtalya kadar stille özdeşleşen başka bir ülke yoktur herhalde. Mimariden giyime, otomobillerden teknelere kadar tasarıma İtalyanlar kadar meraklı az millet var. Bu stil merakının en iyi örneklerinden birini Azimut S7’yi test ettikten sonra havalimanına giderken yol üstündeki bir köyde girdiğimiz benzin istasyonunda gördük.

Kiralık Alfa Romeo Giulia arabamıza dönerken ütülü pantolonu, bir terzinin elinden çıkmış ceketiyle şık bir beyefendi bize doğru yürüyerek ellerini Alfa’yı göstermeden önce kalbinin üzerine koydu. Şoför arkadaşımız kapıyı açtığında şık beyefendi kendisini diğer yana iterek sürücü koltuğuna oturup direksiyonu okşamaya, paneldeki düğmelerle oynamaya başladı. “Bello, bello!” nidalarından arabayı beğendiğini anlamamız zor olmadı. Arabadan indikten sonra bizi selamlayıp nazikçe kaportaya vurmasının ardından kahvesini bitirmek üzere benzincinin yanındaki lokantaya döndü. İtalya’da sınırlı da olsa sohbet açmak için ihtiyacınız olan tek şey kahverengi bir Alfa Romeo.

Benzincideki dostumuz bir de Azimut S7’yi görse acaba nasıl tepki verirdi? S7, Azimut’un stil konusunda kendi sınırlarını zorlayarak ortaya çıkarttığı bir tekne. Gövdesi hemen hemen tüm renklere boyanabiliyor olsa da test teknemiz lacivertti: Azimut’un tipik rengi olmasa da son derece baştan çıkarıcı bir seçenek. S7’nin dikkat çekmek için göz alıcı renklere ihtiyacı yok ve lacivert de teknenin erkeksiliğini mükemmel bir şekilde gizliyor. Teknenin uzun, zarif pruvası burnuna doğru inceliyor. Havuzlukta dümen köşkü üst yapısının arka kısmıyla ufak flybridge uzantısının birleştiği yerdeki negatif alan göz alıcı bir şekilde kullanılmış. Azimut, şimdiki kadar moda olmadan çok önce sportsbridge’in savunucusuydu ve S7’nin boyutları buna izin vermesine rağmen bu bölüme daha geniş bir flybridge yapmamayı seçmişler. S7’nin üst güvertesinde iki kişilik dümen koltuğu, ufak bir oturma grubu ve güneşlenme minderinden başka bir şey yok. Güçlü rakiplerinden ikisinin flybdridge’lerinin çok daha iyi donatılmış olduğunu söylemek mümkün; yemek masaları, hatta lavabolu barları var ancak ikisi de bu büyük İtalyan kadar cezbedici değil. Sportsbridge’in bir opsiyon olduğunu, S7’ye coupé olarak da sahip olabileceğinizi hatırlatalım.
Azimut S7 - Salon

İtalyan zevki

Tavan yüksekliğini düşüren hemen hiçbir şey olmadığı için havuzluk son derece ferah bir atmosfere sahip. Ayrıca, farklı ve etkili yerleşimiyle dikkat çekiyor. Tasarımcılar yemek masasının arkasını kıçtaki güneşlenme minderine yaslamak yerine yemek bölümünü içerideki yemek bölümüne bitişik olacak şekilde salon kapısına doğru yerleştirmeyi tercih etmişler. Kapılar tamamen geriye çekilerek iki bölüm birleşiyor ve böylece teknedekilerin her iki bölümden de yararlanmaları sağlanıyor. Daha fazla konfor sunmak üzere arkalıkları kaldırılabilen güneşlenme minderleri alçak yerleştirilerek buraya geçiş kolaylaştırılmış, minderlerin altındaki sığ ambarlar ve ön kısmındaki yatay saklama bölümleri temizlik malzemeleri, halatlar ya da filika kancasını muhafaza etmek için ideal.

Azimut S7 test yazımızın devamını Temmuz 2018 sayımızda okuyabilirsiniz.

Dergimize Abonelik Merkezi web sitesinden hızlı ve kolayca abone olabilirsiniz.

Yorumunuzu yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir