Karadeniz’den korkmayın

Kadir Yurtseven - CNR Avrasya Boat Show Söyleşi

2015 yılında teknesi Khaledonya’yla Karadeniz’de 2 bin 900 deniz mili yol yapan Kadir Yurtseven’le “Deniz Sohbetleri”nde biraraya geldik.

Söyleşi: Selcen Tanınmış

Kadir Yurtseven için “Karadeniz Sevdalısı” tanımını yapmak hata olmaz. 1962 yılında denizci bir ailede dünyaya gelen Yurtseven, yelkenli teknesi Khaledonya’yla çıktığı Karadeniz turu sayesinde hem bu özel bölgenin güzelliklerini insanlara anlattı hem de yaşanan çevresel ve siyasi sorunları gündeme getirme fırsatı buldu. Bu özel deneyimi CNR Avrasya Boat Show’da düzenlediğimiz “Deniz Sohbetleri” etkinliğinde dinleme şansı bulduk.

Karadeniz zor deniz. Nasıl bir tekneyle dolaştınız bu zor denizi?

Fransız bir aile tarafından yapılmış 72 model bir tekneyle… Modeli Fandango. Dünyada bir klasik ve şu an sadece bizde var. Çok araştırdık ama bu model tekneden bir tane daha göremedik henüz. Biz satın almadan önceki ismi “kuş.” Bu isimle üç kez Atlantik’i dolaşmış. Ben satın aldıktan sonra dağ kırlangıcı anlamına gelen “Khaledonya” oldu ismi, yine bir kuş ismi olsun diye. Biz Karadenizliler bu tip tekneler için “denizlikli bir tekne” ifadesini kullanırız. Yani denize oturmuş, denize alışmış iyi bir tekne. Khaledonya Karadeniz’de seyre çıktı ve şükürler olsun sorunsuz bir şekilde bitirdi. Tekneyi satın aldığım aileyle halen görüşüyorum. Benim bu tekneye düşkünlüğümü görünce tekne kalıplarını bana hediye etmek istediler. Niye bu kadar Fandango’ya düşkün olduğumu merak ediyorlar işin gerçeği…

Kadir Yurtseven - Khaledonya

Türkiye’de üretmeyi düşünür müsünüz bu tekneden?

İşimiz bu değil bizim ama teknenin planlarını dostlarımıza verebiliriz belki. Gerçekten denizde çok elverişli bir tekne. Boyu 9.81 metre. Karadeniz için küçük bir tekne, yola çıkarken “bir kez daha düşün” diyen dostlarım oldu ama yolculuğumuz boyunca tekneyle ilgili bir sorun yaşamadık.

Yolculuğa çıkarken hedefiniz sadece bir Karadeniz seyri değildi sanırım?

Yolculuğumuzun sadece Karadeniz’e çıkıp Karadeniz’i turlama maksadı yoktu. 3 kişilik bir ekiptik ve yol boyunca belgesel çektik. Bölgedeki sanatçılarla, edebiyatçılarla, bilim insanlarıyla biraraya geldik. Güzel ve duygulandıran insan hikâyeleri karşımıza çıktı… Çevre gruplarını dinledik. Karadeniz’deki balık çeşitliliğinin neden azaldığını konuştuk. Bunun tersine dönmesi için neler yapılması gerektiği konusunda fikir alışverişinde bulunduk.

Söyleşinin devamı Mayıs 2017 sayımızda..

Dergimize Abonelik Merkezi web sitesinden hızlı ve kolayca abone olabilirsiniz.

Yorumunuzu yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir