Yazı: Şule Kaya
Fotoğraflar: Bahar Onan
Karada geçen her dakikasını yaşanmamış kabul ediyor Günay Kavuk. Denizi o kadar seviyor ki, babasının günün birinde denize çıkıp bir daha geri dönmemesi bile onu bu hayattan uzaklaştıramamış. Gelecek planlarını da deniz üstüne kuran Kavuk’un hayali teknesiyle dünyayı dolaşmak.
Aileden denizci olan Günay Kavuk, denizi tek başına değil ailesiyle birlikte yaşayanlardan. Yani “365 günün 300’ünü teknede geçiren” Günay Kavuk’a aile desteği tam. Özel bir şirkette yöneticilik yapan Kavuk’u bazılarının aksine yoğun iş temposu bile tekne hayatından uzaklaştıramamış. Ofisten çıkar çıkmaz marinaya gelen Günay Kavuk, kendi deyimiyle “karanın bütün pisliklerini” geride bırakıyor ve takım elbiselerinden sıyrılıp yeniden bir deniz insanına dönüşüyor. Akşamları da neredeyse küçük bir ofis haline getirdiği teknesinde çalışmaya başlıyor. Yani o, iş yoğunluğunu bahane edip teknesini marinada yalnız bırakmak yerine işini oraya taşıyarak çok sevdiği hayattan da uzak kalmıyor. Günay Kavuk’la Fenerbahçe Marina’daki teknesi Serenity’de bir araya geldik.