Anasayfa  |   Üyelik  |   Takvimli Masaüstü  |  Editörden  |  İletişim  |  Künye  |  Arşiv  Nisan 2008  
 
 
 

  Celal Pir  
   

 

En büyük denizcilik terimi: Torpil
Hey gidi günler hey....
Eskiden birine “yat-kat sahibi” dendi mi zenginlik belirtisi sayılırdı.
Deniz ve tekne denince de; “En iyi tekne arkadaşının teknesidir.” cümlesiyle sohbete başlardık.

Şimdi bazı arkadaşlarım tekne almak istiyor.
Paraları var.
Denizi seviyorlar.
Ortada alınacak tekne de var.
Ama aldıkları tekneyi bağlayacak marina yok...

Öyle ki; teknesini büyüten bir arkadaşımız kara kara düşünüyor...
Neden diyorum.
Benim yeni tekne enden 38 santim, boydan birkaç metre büyüyünce 4 yıldır bağladığım marinada “Sıradaki 81’nci kişi oldum. Senin tanıdığın var mı?” diye soruyor...
Şaka gibi...
Ama değil...

Son 1 ayda 4 arkadaşımdan böyle teklifler aldım. 
Yani “torpil” isteği...

Eğer ihtiyaçları olmasa; “camı kırınız” misali son çare bana başvurmazlar.

Tabloya bir bakın.
Günlük 15 bin yat kapasitesi olan marinalarda, kapasite kullanımı yüzde 120’yi geçmiş... Türkiye’deki 35 marina fiyatlara yüzde 10 zam yapmış.
Ama talep kesilmemiş.
Torpil arayışı başlamış...

Yani; halk deyimi ile söyleyelim...
“Dayı, amca gibi kişiler aracılığı ile bir işizin yapılması için tanımanızın yararlı olacağı adamların yaptığı yararlı işlem.”

Bu durum tüm Akdeniz çanağında mevcut...
İtalya, Yunanistan, Hırvatistan ve İspanya’da da marinalar dolu. Oradan da Türk marinalarına gelmek isteyenler var.
Bu da torpili katmerli yapıyor.

 Turizm gelirleri içinde denizin payı yüzde 25’e çıkmış vaziyette.
Akdeniz çanağında dolaşan 600 bin tekne demir atacak yer ararken; tekne üretim ve siparişlerinde patlama yaşanırken Ege ve Akdeniz’den sonra İstanbul limanlarında da yer kalmamasına şaşmamalı...

Zaten 15 milyonluk İstanbul’da sadece 2 marinada 2000 tekneyi bağlasan ne yazar...
Bağlamasan ne yazar...

Gelir seviyesi yükseldikçe marinalardan beklentiler de artıyor ama önce yer bulmak lazım...

Düşünsenize çekekte bakım yaptırıp tekne suya atılırken, internetten fitness ve saunaya kadar hizmet alıp barda iki tek attıktan sonra alışveriş merkezinden erzak yükleyip denize açılmak....

Bizim marinalarda bunlara eğlenceyi, müziği de ekleyin... Hem de zam yapılmasına karşın Avrupa fiyatlarına.

2010 yılına kadar 17.5 milyar dolarlık gemi siparişi alındığını da unutmayın.

Bana göre; denizcilikte şu an en geçerli terim; torpil... 
Yelken basmak;
vira bismillah filan demek geride kaldı.

Ama aslında gerçekte torpillenen bizim denizciliğimiz.
Deniz sevgimiz ve marinalarımız.

Çünkü; yer yokluğundan, kimse;

marinanın yerleşimi; yani doğal güzelliği, şehir merkezine yakınlığı gibi özelliklerine bakmıyor.

Çünkü; yer yokluğundan, kimse;
marinanın konumuna; yani iklimine, denizine-suyuna veya yanaşmanın kolay ya da zorluğuna bakamıyor.

Çünkü; yer yokluğundan, kimse;
marinanın olanaklarına ve sosyal yapısına; yani tesis kaitesine, giriş-çıkış işlemlerinin kolaylığına ve komşu teknelerle ilişkilere bakamıyor.

Kaptanların tercihlerini buraya yazmaya cesaret edemedim. Yukarıdakiler sadece tekne sahiplerini ilgilendiren özellikler.

İşin en komik kısmına Avrasya Tekne Fuarı’nda şahit oldum. Vatandaş tekne alacak.
Geliyor, beğeniyor...
Parasını ödeyecek, iş imzaya kalıyor ama haklı olarak bir soru soruyor...
“Tekneyi alırım. Milyon Euro’yu öderim ama bağlayacak yer vermezseniz, çeker giderim”

Ekonomide bildiğim bir şey varsa o da arz-talep meselesi...
Arz bolsa yani marinalar boşsa; (ki değil) müşteri memnuniyeti öne çıkıyor. Yani müşteri velinimet oluyor.

Talep bolsa yani marinalar doluysa; (ki öyle) hiç şaşmaz hizmet kalitesi düşer, “istersen kardeşim” modeli başlar.

İşte esas torpil budur.
Ama dayı amca torpili filan da değil...

Yakında gelecek bir müjde ile yazıyı noktalayalım.
Ege’de Didim, İstanbul’da Pendik Marinalar devreye girecek.

Bana göre; Pendik’e Haziran’da tekne bağlanır ve resmen Ekim’de açılır...
Didim’de ise; sene sonuna doğru tekneler kışlar ve resmen 2009’da açılır...

Unutmadan söyleyelim...
Bu torpil acayip bir şeydir.

Tekne sahiplerinin bulduğu her torpil, aslında marinaların altına yerleşen mayın gibidir.

Ama marinaların tavrı da; kendi limanını torpillemekten öteye gitmiyor.


 
         
     




         
 
 
  Boat Test
Seyir Defteri
J Class Filosu
Dünyayı Dolaşmanın 5 Yolu
Ormandan Güverteye
Dev Dalgalar
Tekne Bakım
Teknede Hayat
Tersane
 
  E-bülten  
  Adınız    
  Soyadınız    
  Email adresiniz    
         
         
 
 
 
     
 
 
 
Doğuş İletişim