NAVİGASYONDA REKABET
GPS navigasyonu çok yaygın ancak bu durum Rus, Çin ve İngiliz hükümetlerini alternatif uydu pozisyonlama sistemlerine yatırım yapmalarını durdurmadı. Piyasadaki rekabet ne durumda?
İnsanoğlunun teknolojik gelişmelerle ilgili hafızası zayıftır. 1957’de IBM’in başkanı Thomas Watson “Birkaç bilgisayarlık bir dünya pazarı” öngörüsünde bulundu ve 20 yıl sonra Digital Equipment Corporation’ın kurucusu Ken Olson “Hiç kimsenin evinde bir bilgisayar bulundurmasına gerek yok.” dedi. Microsoft’un kurucusu Bill Gates bile potansiyel ilgiyi öngöremedi.
Uydu pozisyonlama sistemleri de -özellikle GPS- ilk başta aynı kaderin kurbanı oldu. 1960’larda Transit adı verilen yaklaşık saat başı navigasyonel mevki verebilen bir sistem ABD Donanması’nın kontrolü altında kullanılmaya başlandı ve 1970’lerde GPS, ABD Savunma Bakanlığı tarafından kuruldu. Transit, çoğunlukla askeri amaçlar için kullanılıyordu ve GPS’de aynı amaca hizmet edecekti ancak bir olay doğru mevki belirlemenin siviller için de ne kadar önemli olduğunu gösterdi.
1983’ün 1 Eylül’ünde 007 sayılı New York-Seul seferini yapan Kore Havayolları’na ait uçak hava sahalarına girdiğinde iki Sovyet Su-15 jeti tarafından vuruldu. Amerikalılar bu saldırının bir kaza olduğunu savunsalar da Ruslar olayın bir kasti provokasyon ve casusluk olduğunda ısrar ettiler. Olayla ilgili yapılan bir inceleme, otopilotun yanlış ayarlanmış olabileceği ve rutin uçuş kontrollerinin yapılmamış olduğu izlenimini öne çıkardı. Kesin olan ise eğer uçağın doğru mevki gösterme sistemi olsaydı 269 insanın kurtarılabileceğiydi.