Klasik seyir yöntemleriyle
romantik yolculuk
Elektronik seyir aletleri kullanmayan Özkan Gülkaynak seyahatinin ikinci yılında. Avustralya’da yolculuğuna katıldığımız Özkan’la hem gezdik hem söyleştik.
Yılmaz A. Bayazıtoğlu
Özkan Gülkaynak hayallerine, çocukluğunun mavi hayallerine yelken açalı iki yıl oldu. 1 Temmuz 2006’da teknesi Kayıtsız III’le İzmir’den denize açılan Özkan, yolculuğun neredeyse üçte ikisini tamamladı. Rüzgar bazen göz açtırmadı, bazen yolunu gözletti. Kâh uyuyamadı yoruldu kâh terledi, bunaldı. Ama ümidini hiç kaybetmedi. Karşılaşacağı zorluklara hazırlamıştı bedenini, ruhunu. Kayıtsız’ı da...
Belki ticaret rüzgârları çoğunlukla arkasındaydı ama daha önemlisi ailesinin, yakın dostlarının arkasında olmasıydı onun için. Güç aldı onlardan. Teknesini yakın dostlarına hep açtı. Onlar da başka denizlerin rüzgârlarını hissetsinler, yıldızlarını, fenerlerini görsünler, tanısınlar istedi. O dostlarından birisi de benim. Özkan’la bu üçüncü beraberliğimiz.
Elektronik seyir aletleri kullanmayan Özkan’la Avustralya’dayız bu günlerde. Doğu sahillerinde kuzeye çıkıyoruz. Hem Mercan Denizi’ndeki Great Barrier Reef’i geziyoruz hem söyleşiyoruz;
Astronomi seyri yapmayı tercih ediyorsun. Neden elektronik cihazları kullanmıyorsun?
Öncelikle bu benim için romantik bir girişim. Çok uzaklardaki gök cisimlerinin yüksekliklerini ölçerek yapılan hesaplarla konumunu bulabilmek çok güzel bir duygu.
Elektronik seyir cihazlarının yararsız olduğunu asla düşünmüyorum. Ama işin alfabesini öğrenmeden bunları kullanmaya başlamak insanları yarım denizci olmaktan öteye götürmeyecektir. Elektronik seyir cihazları açıldığında bunların aslında seyir yardımcısı olduğu, klasik seyir yöntemlerinden vazgeçilmemesi gerektiğini yazan bir uyarı çıkar.