Anasayfa  |   Üyelik  |   Takvimli Masaüstü  |  Editörden  |  İletişim  |  Künye  |  Arşiv  Kasım 2008  
 

SELAHATTİN DUMAN
“Bu memlekette balığa rahat, huzur yok!”

Yılın bir kısmını Bodrum’daki yazlığında, denizle burun buruna geçiren Selahlattin Duman’ı evinde bulduğumuzda aklımızdan birlikte balığa çıkmak geçiyordu. İlk kayığı Öz Titanik çoktan sulara gömüldüğü için aklımızda Şişme Quenn Elizabeth vardı. Maalesef o da kısa bir süre önce kayalıklara çıktığından biraz sağlıksızmış... Eh öyleyse yeni aldığı sürat teknesi Karaca’yla çıkarız diye düşünüyorduk ki, onda da motor arızası çıktı. Bize de iskelede oturup balıkların dedikodusunu yapmak düştü...

Bildiğim kadarıyla artık yaz boyunca Bodrum’dasınız. Bu iki şehirli yaşam ne kadar zamandır devam ediyor?
Evliyken Yalıkavak’da evimiz vardı. O, altı yedi sene boyunca hep geldi, ben bir defa geldim. 96’dan sonra da hep gelmeye başladım. O zaman hiç aklıma gelmezdi Bodrum’un böyle olacağı. 12 senede bu fiyatlara ulaştı, değerler allak bullak oldu. Bilmem bundan sonra ne olacak...

Kayıkla mı çıkıyordunuz balığa yoksa kıyı balıkçısı mıydınız?
Daha çok olta balıkçılığı... Arada ağabeylerimizle kayıkla da çıkardık. Rahmetli Hıfzı Bey denize ekmek serperdi, sonra çuval atıp çipura yakalardı. Ben 20 senedir çipura görmedim. Sarıyer’de, kurtuluş savaşına katılmış balıkçı Hüseyin Efendi’nin 114 sene evvel yazdığı anılar var. O notlarda İstanbul Boğazı’nın bir koyunu anlatıyor, diyor ki; “Burası eskiden balık yatağıydı, şimdi balık yok. Bizimkilerin huyu böyledir, gittikleri yeri kurutmadan bırakmazlar.” Düşün 100 küsur sene evvelin İstanbul’unda şikayet eden bir balıkçı. Biz 20-30 sene evvel ne kadar çok balığa sahip olduğumuzu anlatarak büyüyen bir kuşağız. Ama 100 sene evvel de aynı sorun vardı.

O kadar süre gayrimüslimlerle yaşamış bir toplum hiç mi etkilenmez?
Etkilenmiyor... Köylülük dediğimiz sosyal kategori, kolayın tekrarıdır. Rahmetli Hıfzı Amca söylerdi, tam deniz insanıydı o, “biz bu yaşa kadar tatil deyince marul tarlalarına gittik, deniz burnumuzun dibinde, kimsenin ilgilendiği yok.” Bakın ben size 96 senesinin Türkbükü’nü söylüyorum, orada bir tek Ship A-Hoy var. Birkaç piknikçi masası, başka bir şey yok... Yedi-sekiz senedir patladı deniz turizmi Türkiye’de.  İş refahla, zenginlikle ilgili ama denizi bu kadar hoyratça kullandıktan sonra ne kadar hayrını göreceğiz onu bilmiyorum.
Bakın bu site yapılırken burada yapılan inşaat sırasında şuralara ağ atarlarmış, 100 kilo çekerler götürürlermiş, şimdi balık bulamıyorsun. Bütün koylarda öyle. Ben dalıyorum, üç-beş ısparoz, yassı dik burun balıklar, üç-beş kefal, sekiz senedir iki defa akyaya rastladım...

İstanbul’da da balık tutuyor musunuz?
Eskiden istavrit falan tutuyorduk. Boğaz’da balık her zaman vardır. Geçiş yoludur, balık tükenmez. Ama Boğaz’da önemli yataklar vardı. Bildiğim, gördüğümden değil, okuduğumdan söylüyorum. Mesela Kandilli taraflarında, Vaniköy’e giden yerlerde, çok önemli balık yumurta yatakları varmış eskiden... Sonra ne yaptılar? Denize salıyorlar elektrik telini, veriyorlar şoku hayvanları öldürüyorlar. Hayvana rahat, huzur veren yok. İstanbul’da olta balıkçılığına da sınır koymak lazım. İstavrit avlıyor, hamsi boyunda, daha yavru. İnsan yamyamdır. Her şeyi tüketir, her şeyi yok eder. Balığa rahat, huzur verilmiyor.

İsimler nereden geliyor, Öz Titanik, Şişme Quenn Elizabeth?

Titanik’i yanlış koyduğumuz belli. Bu da suyun altına gitti. İkinci tekne için Quenn Elizabeth adını düşünüyordum, ama şişme bot olunca, Şişme Queen Elizabeth dedik, öyle kaldı. Bunları pahalı değildi yüzden aldım, benim asıl merakım ahşap kayık. Piyade arıyorum bir tane.

Hiç büyük bir tekne hevesiniz yok mu?

Yok. Büyük tekne aldığın zaman içinde yaşayacaksın, gezmek için olmaz o. Açık denizlere gideceksin, dolaşacaksın, o işin zevki öyle. Ben bir yerden bir yere gidiyorsam, zaten feribotlar var, uçaklar var, giderim. Denizle burun buruna yaşayan bir adamım, teknede niye yaşayayım. Tekneyi ya seyahat amaçlı kullanırım ya da avlanmak için...


Devamı Kasım 2008 Motor Boat & Yachting dergisinde...
 
 
  Boat Test
Araştırma
Yelkenli Test
Start Hattı
Teknede Sohbet
Akıl Hocası
Dosya
Dünyanın Ucuna Yolculuk
Şimdi Ne Olacak Kaptan?
 

Editörden

Selcen Tanınmış


 
Selametle...
Osman Atasoy, Uzaklar II teknesiyle Horn Burnu’na yapacağı seyahati için 11 Ekim’de Marmaris’ten yola çıktı.
Takip edenler biliyordur, seyahatini dergimize de yazacak. İki sayı önce, hazırlıklarını anlattığı ilk yazısıyla katıldı aramıza. Bu sayıda ise yola çıkışını ve teknede son dakikaya kadar yapılacak işlerin hala devam ettiğini anlattı.
 
  E-bülten  
  Adınız    
  Soyadınız    
  Email adresiniz    
         
         
 
 
 
     
 
 
 
Doğuş İletişim