Anasayfa  |   Üyelik  |   Takvimli Masaüstü  |  Editörden  |  İletişim  |  Künye  |  Arşiv  Kasım 2008  
 

DEPREM DENİZDEN GELİNCE…
Denizciler 30 yıl içinde Marmara’da olması beklenen depreme hazırlıklı mı; ya belediyeler, marinalar?.. Deniz ulaşımı hayat kurtarır mı? Peki, afet halinde teknenize el koyulabileceğini biliyor musunuz?..

Türkiye, malum, gündemi sürekli değişen bir ülke. Ancak iki konu var ki her dönemde, her fırsatta gündemdeki yerini alıyor. Biri Avrupa Birliği’ne girme konusu, diğeri deprem korkusu! Birincinin tarihi bilinmiyor, ikincinin vadesi aşağı yukarı belli. Birincinin zaten bu sayfalarda yeri yok ama bahanemiz tarihin belirsizliği olsun da hemen asıl konumuza geçelim. 30 yıl içinde Marmara’yı vuracağı öngörülen büyük depremin denizdeki yansıması…
Aslında sorumuz basit: Depreme denizde yakalanırsak ne yapmalıyız? Ancak yanıtı netleştirmeden önce konunun merkezinde bir dalgalanma olduğunu belirtelim. Mesele, Marmara’da tsunami olur mu, olmaz mı, tartışması.
Araştırmamız esnasında başvurduğumuz İTÜ Yer Fiziği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Haluk Eyidoğan, depremin ürettiği, yıkıcı nitelikteki S-dalgaları ve Love dalgalarının suda oluşmadığını, suda yalnızca basınç dalgalarının yayıldığını söylüyor. Bizim onaylar edayla başımızı sallamamız üzerine durumu anlıyor ve sadeleştirerek anlatıyor. “Eğer deprem deniz tabanında ve sığ olmuşsa, yani deniz tabanı hızla kırılmış veya deforme olmuşsa su hızla yer değiştirerek ilerler ve kıyılarda yükselerek hızla içerilere girer. Bu da tsunami olayıdır.”
Hemen kalem kağıda sarılıp not alıyoruz: “Tsunami, sakin bir denizde kısa bir sürede oluşan büyük dalgalardır.” Araştırma iyi gidiyor, ama şimdilik kimseye söylemesek daha iyi.

Kısa sürede anlıyoruz ki, Marmara’da tsunami oluşma ihtimaline dair iki farklı görüş var. İlki Marmara’nın küçük bir iç deniz olması sebebiyle tsunaminin olmayacağı yönünde, diğeri ise altı şiddetinden büyük bir depremin olması halinde tsunaminin mümkün olduğunu iddia ediyor. Taraf tutmak istemediğimiz için topu denize atıyoruz.

....

Deprem zamanı deniz ulaşımı
Olası Marmara depreminden en büyük hasarı, yaklaşık 15 milyon nüfusa sahip İstanbul’un alacağı bir gerçek. Kuvvetle muhtemel ki kentte otoyollar çeşitli nedenlerle kapanacak, kullanılamayacak. Bu durumda deniz ulaşımının ne kadar önemli bir konuma geleceği ortada. Yetkililer ilgili mi, ilgililer bilinçli mi diye araştırdık…

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin akademisyenler ve uzmanlarla birlikte hazırladığı İstanbul Deprem Master Planı’nda bu konuya değinilmiş. Afet bölgesindeki vatandaşları, denizyolu ile güvenli bölgelere ulaştırmaya yönelik hazırlıkların tamamlandığı, iskele, terminal ve gemilerin bakımlarının yapıldığı, vapurlara afet durumunda kullanılmak üzere sağlık malzemelerinin yerleştirildiği söylendi.

Deniz ulaşımı ile ilgili olarak, İstanbul’daki özel gemilerin, teknelerin ve marinaların tümü İstanbul Valiliği’nin emrinde. İstanbul Valiliği deprem için çalışmalarını tamamladığını söylüyor. Görüştüğümüz vali yardımcısı bir noktayı vurguluyor. Valilik afet durumunda (seferberlik halinde), eğer kamu ulaşım araçları (İDO’nun araçları...) kurtarma, araştırma ve ulaşım için yeterli olmazsa, özel şahıslara ait hava veya deniz araçlarına el koyma hakkına sahip. Bunun için vali başkanlığında toplanan İl Kurtarma ve Yardım Komitesi’nden karar çıkması ve marina müdürlerine durumun bildirilmesi gerekiyor. İmzalanan protokolle, afet sonrası iade etmek ve sahibine kullanım bedeli ödenmek üzere tekne zapt altına alınabiliyor.


Devamı Kasım 2008 Motor Boat & Yachting dergisinde...
 
 
  Boat Test
Araştırma
Yelkenli Test
Start Hattı
Teknede Sohbet
Akıl Hocası
Dosya
Dünyanın Ucuna Yolculuk
Şimdi Ne Olacak Kaptan?
 

Editörden

Selcen Tanınmış


 
Selametle...
Osman Atasoy, Uzaklar II teknesiyle Horn Burnu’na yapacağı seyahati için 11 Ekim’de Marmaris’ten yola çıktı.
Takip edenler biliyordur, seyahatini dergimize de yazacak. İki sayı önce, hazırlıklarını anlattığı ilk yazısıyla katıldı aramıza. Bu sayıda ise yola çıkışını ve teknede son dakikaya kadar yapılacak işlerin hala devam ettiğini anlattı.
 
  E-bülten  
  Adınız    
  Soyadınız    
  Email adresiniz    
         
         
 
 
 
     
 
 
 
Doğuş İletişim