Teknede LED zamanı
Thomas Edison ampulü keşfederek gecenin zaruri karanlığına bir son verdi. Fakat, Avrupa Birliği Parlementosu, Edison’un “etkin olmayan halojen lambasının” kullanımını yasaklamaya hazırlanıyor. Yerini, teknolojisinde büyük gelişme katedilen LED’ler alıyor. Peki nedir bu LED; nasıl çalışır; nerelerde kullanılır ve pahalı mıdır?
LED’lerin çalışma prensibi nedir?
LED (Light-emmiting diodes), ışık yayan diyotlar anlamına geliyor. Bir kabın içinde özel karışıma sahip fosforlu bir malzeme bulunuyor. Temel nokta; elektriğin bu malzemeyle etkileşime geçmesi ve ışık yayması. Bu nedenle, LED aydınlatmalarda, kimyasal maddeden çıkan dağınık ışığın belli bir noktada toparlanmasını sağlayan, reflector bölümü çok önemli.
LED aydınlatmalardaki kalite ölçüleri nelerdir?
Reflektör, ışığın ısısı ve ışığın rengi. İlk çıkan LED’lerde, gözü rahatsız eden, doğallıktan uzak, beyaz bir renk dağılımı vardı. Teknolojinin ilerlemesiyle LED lambaların verdiği renkte, soğuk ışıktan sıcak ışığa bir geçiş var; amaç, halojenin verdiğe ışığa ulaşmak. LED firmalarındaki kalite farkı da, genel olarak, bu aralıkla ilgili. Sıcak ışığa (halojene), en yakın renk üretimi yapan, en kalitelidir diyebiliriz. Bu da daha önce bahsettiğimiz kimyasal madde karışımıyla ilgili. Fiyat da ona göre artıyor. Doğru karışım ve doğru reflektörün kullanımı ile halojene yakın bir ışık sıcaklığına – doğallığına ulaşılıyor.
LED’in avantajı nedir?
Tartışmalı bir başlangıcın ardından, LED'ler gelişti ve piyasada sağlam bir yer edindi. Tek bir LED, rakiplerinin hepsinden çok daha küçüktür -yaklaşık bir kurşun kalemin tepesindeki silgi kadar- ancak ışın yayımı nispeten geniştir. LED'ler ayrıca akkor ampullere göre yüzde 90 enerji tasarrufu sağlar. Diğer ampullere kıyasla daha az ısınır ve oynayan parçalarının olmaması sarsılmalara karşı direnç sağlar. Kullanım ömrü de çok etkileyici; hiç kesintisiz 40 bin saat veya yaklaşık 10 yıl.
LED'lerin enerji sarfiyatlarındaki düşüklüğünün başlıca sebepleri arasında omik bir yük olması ve ısı kayıplarının az olması gösterilebilir. Ayrıca ömürleri oldukça uzun olan bu diyotlar, diğer ampuller gibi flaman taşımadıklarından dolayı hemen her koşulda sorunsuz kullanılabilirler. (MBY Kasım sayısındaki “Sualtı Aydınlatma Sistemleri” haberinde LED, halojen ve xenon ampullerin karşılaştırmasını okuyabilirsiniz. MBY)
Halojenlerin dezavantajı nedir?
Halojenlerin en büyük dezavantajı, ömrünün kısa olması ve elektrik sarfiyatının yüksek olması. Teknede elektrik, akü kapasitesine bağlı olduğundan, makul ölçülerde enerji sarfiyatı gerekiyor. Ayrıca halojen ampuller, ısınan telin aydınlatma sağlaması prensibiyle çalıştığından, bulunduğu ortama ısı yayar. Yazın kavurucu sıcağında, doğal ısı yetmezmiş gibi bir de aydınlatmaların ısıyı yükseltmesi oldukça can sıkıcı. Bu da, ekstradan bir soğutma kapasitesine ihtiyaç doğuruyor. Yani hem lambalar enerji tüketiyor, hem de lambaların yaydığı ısıyı soğutmak için klimalar ekstra olarak güç sarfediyor. Bir diğer dezavantajı da, uzun vadede ortaya çıkan maliyet. Çünkü halojen ampüller çok sık bozuluyor.
Devamını Motor Boat & Yachting Şubat sayısında okuyabilirsiniz...