Anasayfa  |   Üyelik  |   Takvimli Masaüstü  |  Editörden  |  İletişim  |  Künye  |  Arşiv  Şubat 2009  
 

Marmara on the Rock!
Beyoğlu’nun gözde mekanlarından Mojo’nun ortağı, müzisyeni, işletmecisi, eskinin çok çalışan tekstilcisi, Duman adlı gruptan Batuhan’ın babası, Blue Blues Band gibi efsane grupların ve şimdi de Karpuz’un gitaristi-solisti, 1983 Ramazan Mengi-Ayvansaray yapımı aynakıç ahşap motoryat Batu’nun ilk ve son sahibi Batu Mutlugil ile tekne, deniz ve Rock’nRoll...

Çıplak fotoğrafın da çıkmış nette nasıl olacak?
Karizma nedir ya? Yok çizdirmişsin yok sağlam, nasıl bir şeydir? Gitti karizma türünden laflar ediliyor da..

Tam olarak nedir bilmiyorum ama hassas bir şey olduğunu söyleyebilirim. Yani kolay çizilen, itina isteyen bir durumdur. Nasıl oldu da çekildi o resimler?
Bir dergi için fotoğraf çekelim dediler. Önce mizansenler yaratıldı; elini uzat, sinirli bak, sert davran. Zaten sıcak, daraldım... Tam kaçacağım bir fan ayarlandı, serinledi ortam. Sakinledim ben de, ikram da var rakı falan... Serinlik gelince üstü fora ettik, fotoğrafçı arkadaş kendim için çekeceğim diye kandırdı, öyle Herkül gibi çıktık işte. Gerçi iyi oldu, göremediğimiz bölümde ne var diyene “işte bu var” diyorum.

Çok da felaket olmamış ama alışılmış “Batu Baba” tavrına halel mi geldi diye endişe yaratmış olabilir tabii. Siyah kumaş pantalondan kota geçince de çok içerlemişti insanlar değil mi? Deniz dergisiyiz biz, denizden başlayalım... Birçok röportajda ya da kendinden bahsederken deniz hep ön planda, nasıl oluyor?
Erenköy sahilinden, çocukluktan başlayan bir tutku bu, annem en önemli etken. Baharda başlardık denize gitmeye biz annemle, millet daha montla gezerken Deli Mehmet’in Plajı’nda yüzerdik. Sonra yine aynı sahilde oranın meşhur balıkçılarıyla balık günleri geldi. Dimitri ve özellikle de Rus asıllı Arkadi’yle çıkardık balığa. O zamanlardan beri tekne hayali de vardı tabii. 8o’lerde tekstil işine girince olan oldu. İlk atölye Fener’deydi. Ayvansaray yakın, orada  Ramazan Mengi tekneler yapıyor. Önce Mengi tersanesi önünde bir tartışmaya müdahil olup bir Superstar dizel makine sahibi oldum.

Nasıl yani, tekne almadan makine mi aldın?
Aynen öyle oldu. Makineci ve Ramazan Mengi kavga ediyordu, makinenin sahibi de bir doktor. “Doktordan makine, iyidir” diye araya girip hesabı ödedim. Beşyüzlü bir para verdim ama beşyüz neydi hatırlamıyorum. Aklımda tekne yaptırmak var zaten, baktım onlar da paraya sıkışık, girdik bir pazarlığa... 11.50 metre bir tekne için anlaştık. İki derdim vardı tekneyle ilgili; birincisi içinde iki büklüm yürümeyeceğim, ikincisi rock felsefesine halel gelmeyecek; Not war, make love! Aslında üçüncü bir talebim de varmış ki teknenin boyunu kısaltmak durumunda kaldık; omurga yekpare olacak. Ağacın boyu kısa gelince 9,40 metreye düştü tekne. Üst binayı iki kez yıkıp, yüksekliği dediğim gibi oldurarak 1984 yılında teslim aldım Batu’yu. Fenerbahçe’ye geldik ve asli amaç olan balıkçılık faaliyetlerine tam gaz girdik.

Devamını Motor Boat & Yachting Şubat sayısında okuyabilirsiniz...


 
 
 
 
Editörden

Selcen Tanınmış


 
Merhaba,
Avrasya Boat Show hazırlıkları son sürat devam ediyor. Firmalar bir kaç aydır harıl harıl fuara hazırlanıyor, tekne ve deniz tutkunları heyecanla yeni modelleri incelemeyi bekliyor, kimileri de hayallerini süsleyen tekneye sahip olmak için gün sayıyor...
 
  E-bülten  
  Adınız    
  Soyadınız    
  Email adresiniz    
         
         
 
 
 
     
 
 
 
Doğuş İletişim