Yaşlı teknenin mütevazı sanatçısı
İlhan Koman, uzun yıllar İsveç’te elden geçirdiği eski bir yük gemisinde yaşamıştı. İstanbul, Paris, Stockholm… Nerede olursa olsun hep aynı biçimde tanındı: Mütevazı, yaratıcı ve özgün.
Yazı: Yüce Yöney
Motor Boat & Yachting okuyucuları bu sayfalarda kimbilir kaç teknenin hikayesiyle karşılaştılar bugüne kadar. Azametli olanlar, işlevselliğiyle öne çıkanlar, yüksek dalgalarla alay edenler, denizin dibini boylayanlar… Kiminin şanlı tarihi tasarımıyla belirlenmişti baştan, kiminin kaptanı yön verdi geleceğine, kiminin hazin oldu sonu… Meraklılarına bir işaret çaksanız, bir solukta böyle birkaç tekne ismi sayıverir hepsi. Ancak muhtemelen o isimlerden hiçbiri Hulda olmayacaktır. Atlantik’i aşarken badireler atlatmış, yarışlar kazanmış, efsane mertebesine erişmiş, filmlerde boy göstermiş ya da jet sosyeteye hizmet etmiş bir teknenin adı değil bu. Kaderi dünyanın önemli sanatçılarından biriyle tanıştığında değişen eski bir kargo gemisi o. Bizim ülkemizde, bir dönemin Yeşilçam filmlerinin senaryolarına atfen, “Türk filmi gibi” diye andığımız bir kadere sahip, İsveç yapımı eski bir tekne.
Sözünü ettiğimiz Yeşilçam döneminde filmi yapılsa, mutlaka “Bir zamanlar kıyılarda yük taşıyan bakımsız bir gemi vardı ya” diye başlayan bir repliği barındıracak olan hikayesi 1905 yılında başlıyor Hulda’nın. Sıradan, seri imalat bir yük gemisi olarak… Kaderindeki o yüzseksen derecelik dönüş ise tam 60 sene sonra gerçekleşiyor, 1965’te, yeni sahibi İlhan Koman’ın elleri değdiğinde.
Otomobili icat eden nasıl kullandı?
O sene İsveç’e gelen İlhan Koman için bir tekneden ibaret olmadı hiçbir zaman Hulda. Öncelikle bir ev ve bir atölyeydi. Hatta oğlu Ahmet Koman’ın bir söyleşisinde dile getirdiği gibi “en büyük eserlerinden biriydi.” Açık Radyo’ya verdiği o söyleşide, babasının sağlığında zamanının yarısını Hulda’yı tamir etmekle geçirdiğini anlatıyordu Ahmet Koman. Bu büyük sanatçının gözünde Hulda, içinde ailesiyle yaşadığı bir ev, eserlerine hayat verdiği bir atölyeydi.
Hulda’yı aldıktan sonra bazı değişiklikler yaptı üzerinde İlhan Koman. Kaptan köşkünü büyüttü mesela. O sıralar bir yük gemisinin özelliklerini taşıyan Hulda yeni bir kimlik kazandı zamanla. Ne de olsa tekneye hayat veren kişi, sihirli bir yaratıcılığa sahip bir sanatçı ve biliminsanıydı. 1967’de onu ziyarete gittiğini söyleyen eski arkadaşlarından Sadi Öziş, karşılaştığının bir tekneden çok bir apartman dairesi olduğunu söylüyor. “Elektrik var, telefon var, kalorifer var, yok yok, su var, her şey var, bütün bağlantılar dışarıdan yapılmış.”
İlhan Koman’ı tanıyanlar için bir nesneye başka bir kimlik vermesi, bir nesneden başka bir nesne yaratması ya da onu kurcalamaktan çekinmemesi şaşırtıcı değil. İlk eşi ve ilk çocuğu Ahmet Koman’ın annesi Meldâ Kapana anılarında Paris’te yaşadıkları 1950’li yılları anlatırken ehliyeti olmayan, dahası otomobil kullanmayı bilmeyen İlhan Koman’ın aldıkları 1927 model Citroen’i kullanmakta hiç tereddüt etmediğini yazıyor. Koman’a buna nasıl cesaret ettiği sorulduğunda verdiği yanıt ise onun kişiliğine dair önemli bir ipucu veriyor. “Bu nesneyi icat eden adam ilk kez nasıl kullanmış!” Melda Hanım onun arabayı tamir ederken en ince ayrıntısına kadar elden geçirdiğini hatırlıyor.
Sanatın başkentinde parasız ama sanatla dolu geçen yıllarda genç İlhan gençliğin heyecanının götürdüğü her şeyle ilgilenmiş, arkadaşlarıyla at yarışı da oynamış, geceler boyu atölyede de çalışmış, birçok farklı alanda kendini geliştirmişti. Nasıl ileriki yıllarda sanatını ve bilime duyduğu ilgiyi, merakı bir potada eritmeyi başardıysa o dönemde de böyle yaşamıştı. Aynı yıllarda doktora yapan, geleceğin sayılı iktisat hocalarından Sencer Divitçioğlu’yla saatlerce ekonomi tartışacak kadar farklı alanlarda geniş bir birikimi vardı Koman’ın. Zaten biraz bu nedenle, biraz da sanatının gücüyle giderek sivrilmeye başlamıştı. Aralarında Andre Breton’un da olduğu önemli sanatçılarla dostluk kurmuş, devrin öne çıkan heykeltıraşlarının derslerine davet edilecek kadar eserleriyle farkedilir hale gelmişti.
Devamını Motor Boat & Yachting Nisan sayısında okuyabilirsiniz...