Anasayfa  |   Üyelik  |   Takvimli Masaüstü  |  Editörden  |  İletişim  |  Künye  |  Arşiv  Temmuz 2009  
 

Ağzınız açık kalacak

Fairline’ın yeni Squadron’u detaylara gösterilen titizlik ve pratik çözümleriyle dikkat çekiyor. Peki kendinden daha avangard rakiplerini geride bırakabilir mi

Hepimiz zor günler geçiriyoruz. Aklınıza hemen likidite krizleri, ekonomik bunalım ve sallantıdaki sistem mi geldi? Aslında bizim aklımızdan geçen, bugünlerde yeni seri üretim motoryatların diğerleri arasından sıyrılmasının ne denli zor olduğuydu, en iyilerinin bile! Her geçen sezon yeni gelişmelerle herkesin teknesi gittikçe büyüyor ve daha iyi oluyor. Ancak henüz, artık kötü bir araç almanın neredeyse imkansız olduğu, sadece beğenilerimize daha uygun bir araç bulmak için seçim yapmak zorunda kaldığımız otomotiv endüstrisinin ulaştığı noktaya gelemedik. Ama yaklaşıyoruz. Çoğu tersanenin diğerleri arasından sıyrılmak için başvurduğu özel satış incelikleri var. Fairline'ınki bir sır değil: hiçbir masraftan kaçınmayarak uygulanan detaylara gösterilen fanatik özen. Yeni Squadron 65'lerinde ise bu bile tasarımcıları yeterince tatmin etmemiş. Onlar da iki sürpriz hazırlamışlar, ağzınızı açık bırakacak derecede büyük iki sürpriz: başaltındaki muhteşem VIP kamara ve kıçtaki aydınlık mürettebat kamarası.

Sürpriiiiizzzz!
65 ft'lik yeni bir tekne alıyorsanız yapacağınız ilk iş aşağıya inerek, günümüzde bu boyuttaki flybridge teknelerin çoğunda olduğu üzere, vasata yerleştirilmiş ve tüm ene oturan master kamaraya göz atmak olacaktır. 65’in vasatındaki kamarada hayal kırıklığına uğramayacağınızı garanti ederiz, ancak aradığınız master kamaraysa, yanlış yerdesiniz. Çünkü 65’in başaltındaki kamara nefes kesici ve teknenin sahibi olsaydık master kamara olarak kullanacağımız yer kesinlikle burası olurdu. Buranın çekiciliği, kamaranın bir ucundan diğerine kesintisiz uzanan geniş tavan pencerelerinden geliyor. Bu özellik kamarayı tamamen değiştiriyor – aydınlık ve ferah sıfatları buranın ne kadar harika hissettirdiğini tarif etmeye yetmiyor, güneşin bulutların arkasında saklandığı bir günde bile. Tabii ki geniş camlar sadece Fairline’ın alamet-i farikası değil, ancak camların bu denli verimli kullanıldığını gördüğümüz ilk tekne bu.
Kamaranın tek büyüleyici özelliği bol miktardaki doğal ışık değil. Kamara alışılmışın ötesinde bir genişliğe sahip, içerisindeki iki kişi asla birbirinin ayağının altında dolaşmıyor. Diğer ana kamara gibi bunda da banyo üç bölüme ayrılmış. Tuvalet bölümü bir kapının arkasında gizlenmiş ve ayrı bir duş kabini var. Ancak duş kabininin geniş cam kapısı, hemen yanındaki lavabo bölümünü geniş gösteriyor, Fairline bu bölümü kamaranın içine geçilecek şekilde açık bırakmış, dolayısıyla kapı olmadığından ferahlık hissi burada da devam ediyor. Daha iyi bir yerleşim planı düşünemiyoruz.
Bu tekneyle uzun seyirlere çıkmak gayet keyifli olur. Sayısız dolabın, çekmecelerin ve rafların yanısıra 65'in başaltı kamarasında üç adet de gardrop var. İkisi askılık olarak ayrılmış, diğerinin içindeyse raflar var. Tüm ene oturan vasattaki gösterişli kamarada da durum aynı. Üç kamaranın hepsindeki ferahlık hissine rağmen (bunda Fairline'ın zemini aydınlatarak daha geniş gösteren, yatak altlarındaki ışıklandırmasının da etkisi var) kamaralardaki kullanışlı dolap sayısı hayli fazla. Tavanı tanımlamak için 'yüksek' sıfatını kullanabiliriz, başaltı ve banyolarda 2.11 metre, arkadaki çift yataklı kamaranın en alçak yerindeyse sadece 20 santim daha kısa.          
İki ana kamaradan hangisini master olarak seçeceğiniz tekneyi nasıl kullanacağınıza bağlı. Nefes kesici koylarda uzun zaman geçiriyorsanız ortadaki kamaranın yan camlarından manzarayı izlemek sizi cezbedebilir. Çoğu geceyi marinalarda, diğer teknelerin yanında bağlı geçiriyorsanız sabahları tavan camlarından kamaranıza dolan günışığı, yanınızdaki teknelerin bordalarını seyretmekten daha cazip gelecektir.
İkinci sürpriz de ilki kadar beklenmedik: Fairline mürettebat kamarasında da pencere kullanımını abartmış! Mürettebat kamaralarının çoğunda hissedilen klostrofobik, ikinci sınıf vatandaş yaklaşımı gitmiş, öyle ki aydınlık ve havadar kamara dördüncü kamara olarak bile kullanılabilir. Tamam, bu kamara belki diğer üç kamara kadar gösterişli döşenmemiş, ancak işçiliği diğerleriyle aynı kalitede. İkinci bir lazaret olarak kullanılsa bile ekstra günışığı burayı son derece kullanışlı kılacaktır. Bu muhteşem yenilik için de geniş cam panellerden yararlanılmış. Bunu gördükten sonra insan karanlık ve basık mürettebat kamaralarına bir daha nasıl döneceğini düşünüyor.

Testin devamını Motor Boat & Yachting Temmuz sayısında...

Ayrıca bu ay Ferretti 470’in testini,
Yeni Tekneler sayfalarında; Rodman Muse 50, Zodiac n-ZO, Itama50, Grand Soleil 46, Baltic 45, Hallberg-Rassy 310’u,
Custom Yachting’de; Riva 92 Duchessa, Sunseeker 38 M, Dominator 29, Numarine 78 Hard Top, Rcustom 105 detaylarını okuyabilirsiniz.


 

 
 
  Araştırma
Boat Test
Teknede Sohbet
Yeşil Denizci
Özel
Şimdi Ne Olacak Kaptan?
Start Hattı
Dünyanın Ucuna Yolculuk
Gezi
 
 
 
Editörden

Selcen Tanınmış


 
Palamarları çözün
Yaz hareketli. Deniz çağırıyor. Marinadaki tekneler sahiplerinin vakitsizliğinden şikayetçi. Hüzünlü gözlerle açıkdenizlere bakıyorlar. Zaman geçiyor. Haziran, temmuz...
 
  E-bülten  
  Adınız    
  Soyadınız    
  Email adresiniz    
         
         
 
 
 
     
 
 
 
Doğuş İletişim