| |
|
Güvenli seyirler ve keyifli yarışlar
Provezza’nın skipper’ı Haluk Babacan’dan yarış izlenimleri. Yat yarışlarında alınması gereken güvenlik önlemleri, Match Race Cup’ta neler oluyor ve heyecanla beklenen “aşşa yarışı”...
Haziran ayında yapılan Marmara adası yarışında güvenlik açısından bir ilk yaşandı, tüm tekneler start öncesi hakem komitesinin önünden üzerlerinde can yelekleri ve life raft’larını sergileyerek geçip start alabilmek için onay aldılar. Geç kalınmış ama çok doğru bir uygulama, genelde bizde bu tip önlemler bir kaza olduktan sonra alınır, ama TAYK ciddi bir ön görüşlülük yaparak bu önlemleri aldı, kendilerini yürekten kutluyorum. İlerleyen zamanlarda bu önlemlerin artarak devam edeceğini umuyorum: Yurtdışındaki yarışlarda olduğu gibi işaret fişeklerinden başlayıp yedek pillerin bile sayılarak kontrol edildiği, tekne ekiplerinin de severek destek olduğu yarış öncesi güvenlik kontrolleri...
Bu yarıştaki diğer bir tartışma da tekne takip sistemlerinin karadaki “taktisyenler” tarafından yarışan tekneleri yönlendirebiliyor olmalarıydı. Bunun dışarıdan yardım olup olmadığı devamlı konuşulmasına rağmen kulüp idarecileri bu uygulamanın “yarışın tribünü” olduğunu iddia ederek uygulamanın bundan sonra da devam edeceğini belirttiler. Benim açımdan yarışları daha sonra simülasyon şeklinde izleyip yaptığımız rotaları birebir diğer teknelerle karşılaştırabilmek çok ilgi çekici oldu. Yarışçılar arasındaki gözlemim verilerin birkaç saat sonra verilmesi, yarışan teknelere taktiksel serbestlik tanınması yönünde oldu.
Yarış uzun yıllardır olmadığı kadar rüzgarlı bir havada yapıldı, biz 20 küsur saat boyunca Provezza 5, Orient Express 5 ve Mat 12 ile hem pupada hem de orsada taktik ve hız mücadelesi verdik. Büyük Çekmece önlerinde bize umut veren bir fark elde etmiş olmamıza rağmen, İstanbul’a yaklaştıkça azalan hava arka tarafın farkı çok kapatmasına neden oldu. Doğru zamanda doğru yerlerde olamamanın faturasını ağır ödedik. Kötü derece yapmamıza rağmen yarış sonrası dataları ve logları incelediğimizde ekibin tekneyi devamlı en üst hızlarda kullandığını gördük. Yarışın çok keyifli geçmesi, ekibin üst düzey ve özverili çabası beni çok mutlu etti. Bu tip gece-gündüzlü yarışların sayılarının ve rotalarının uzayarak artmasını diliyorum, bu şekilde belki biraz olsun gerçek denizci olma konusunda ilerleme kaydedebiliriz.
MATCH RACE
Bodrum Match Race Cup’a rüzgarsız bir başlangıç yaptık. Güçlü ekipler, kıran kırana geçen round robin serisini pazar günü zar zor tamamlayarak seriyi, yarı final ve final yarışları tamamlanamadan bitirdiler. Hepimizden bir galibiyeti fazla olan Şükrü Sanus ekibi yarışları kazandı. Match Race Cup’ın yenileri olan Selim Kakış ekibi ikinci, Arif Gürdenli ekibi ise üçüncü oldular. Her ne kadar seri tamamlanamasa da Şükrü Sanus aramızda en istikrarlı yarışları çıkartan ekip oldu. Serinin ikinci ayağı 27-28 Haziran’da İnceburun’da yapıldı; biz ayağa katılmadık. Son ayağa katılıp geçen yıl kazandığımız trofeyi korumaya çalışacağız.
Bu yılki yarışlarda Dufour 30 tipi tekneler kullanılıyor, bu teknelerin gezi amaçlı olması, kokpit düzenleri ve tasarımları match race’lerde ekiplere zor anlar yaşattı. Hafif havalarda teknenin dümen dinlememesi ise, biri çarmıh kopmasına bile yol açan kazaları getirdi. Ülkemizde yelkeni yönetenler ve bunların uygulayıcıları kulüpler, zaman geçirmeden bir araya gelip ülkemizde kullanılacak bir match race teknesine karar vermeliler. Diğer bir konu ise match race’in ‘olmazsa olmaz’ı umpire’lar, acilen eğitim kursları açılıp umpire’lar yetiştirilmeli, planlar yapmalı ve bunları eşgüdümlü olarak uygulamalıyız.
AŞŞA YARIŞI
Önümüzdeki ayın en önemli yarışı ise ünlü “aşşa yarışı”, sanırım hepimiz bugünün gelmesini bir yıl boyunca bekliyoruz. Rotada değişiklikler olmasına rağmen geçen yılların sıkıntıları bu yılda sürecek. Bir sürü gereksiz etap, sayısı artarak devam ediyor ama Çanakkale Boğazı’nı geçerken gemilerle yaşanan “yakın temasları” engelleyecek bir düzenleme yok. Benim düşlediğim yarış ise şöyle:
- İstanbul start, Bodrum ya da Çeşme finiş,
- Çanakkale girişinde saatin durdurulup, çıkışta tekrar başlatıldığı ve boğazın motorla geçildiği,
- En iyi zaman ödülü ile birlikte, değerli bir “ilk bitiren yat” kupasının da verildiği,
- Rrotanın en az 3 ya da 5 yıl değiştirilmeyeceğinin garanti edildiği bir yarış.
Ancak bu şekilde dünyadaki örnekleri gibi “klasikleşmiş” bir açıkdeniz yarışına sahip olabiliriz. |
|