YÜZEN AKVARYUM
Sealine'ın tasarımcıları bu yılın hit'i SC35'le büyük sükse yaptı. Tüm önyargılarınızı bir kenara bırakmaya hazır olun.
Sealine tüm tersanelerin birbirini izlemesinden sıkılmış ve bunu değiştirme konusunda kararlı. SC Sportscruiser, dik burnu, plakayı andıran bordası ve çikolata rengi hardtop'uyla tasarımda kumar oynamış. Bütün bunlar hüsranla da sonuçlanabilirdi. Görünümle ilgili ilk şok atlatıldıktan sonra müşteriler bu cesur görüntüyle birlikte kullanım kolaylığı sunan yerleşimi ve derli toplu gövdeyi takdir etmeye başladı. SC35 kısa zamanda tersanenin en hızlı satılan teknesi olmayı başardı.
Sealine tasarımcıları şu sıralar gene işbaşında ancak bu defa konuları bir flybridge tekne, hem de büyük bir tekne. Ekonomik durgunluğun yaşandığı dönemlerde yeni bir tekne sunmak yeterince ürkütücü. F46 gibi radikal bir tekne söz konusu olduğunda ya dahiyane bir fikir ya da ticari intihardan bahsediyorsunuz demektir. Londra'daki Tasarım Müzesi'nde düzenlenen müşteri sunumunda, teknenin maketini görünce ikinci olasılığın daha akla yatkın olabileceği endişesini yaşadık. Ancak Sealine'ın Kidderminster fabrikasında gerçeğinin inşasını gördüğümüzde, siyasetçileri bile gölgede bırakacak bir hızla U dönüşü yaptık.
F46 klasik anlamda güzel bir tekne olmayabilir, ama kesinlikle çarpıcı. Dahası, son 10 yıldır gördüğümüz yeni flybridge tekneler içinde en yenilikçi ve heyecan verici yerleşim planına sahip. Teknenin aslını görmeden vazgeçmek aleyhinize olabilir.
Bu teknenin tamamı, aydınlık, konfor ve genişliğin altı çizilerek, sahibinin kendisini evinde hissetmesi amaçlanarak tasarlanmış. Sealine'ın tasarım direktörü Carsten Astheimer "Alan, genişlik, yerleşim ve ışık konusunda neler istediğimizin bilincindeydik. Tekneyi bu ana değerlere odaklanarak tasarladık. Gereksiz stil ayrıntılarından kaçındık, yapılan her şeyin bir işlevi var" diyor.
Eğer bunun boş bir vaat olduğunu düşünüyorsanız ilk fırsatta tekneyi görmek için organize olmanızı öneririz. Eylül ayındaki Southampton Boatshow yolu düşecekler için bir fırsat sunuyor. Bitmemiş haliyle bile, bugüne kadar gezdiğimiz diğer teknelerin hiçbirine benzemiyor. Garip görünüşlü arka dikmeler teknenin en uç sınırlarına kadar uzanarak havuzluğu çerçeveleyen ve ekstra koruma ve güvenlik sunan flybridge uzantısına destek sağlıyor (sınıfının en büyük flybridge'i). Havuzluktan salona geçiş kapıları sürgülü değil, tam katlanarak bölmeye yaslanıyor ve iki bölüm arasında tamamen engelsiz geçiş sağlıyor. Ufacık bir kenar ve kanal salona su girmesini engelliyor. Salon ve havuzluk bütünleşerek geniş, sosyal bir alan haline geliyor.
Salondaki camlarla çevrelenen duvarlar sayesinde içerideyken bile dışarıdaymış gibi hissediyorsunuz. 'Çevrelenen' sözünü gelişigüzel kullanmıyoruz. Ön pencere alışılmış hafif eğimli bir cam parçadan oluşmuyor; dört devasa parçadan meydana gelen oldukça kavisli cam (bu da mevcut teknolojinin izin verdiği en büyük boyutlarda) salonun ön kısmının tamamını çevreleyerek incecik bir çerçevenin tuttuğu yarıdairesel bir cam görüntüsü sunuyor. Bu, manzarayı flatscreen bir televizyon yerine Imax sinema perdesinden izlemek kadar çarpıcı bir fark yaratıyor. Manzara burada da bitmiyor, ön cam kesintisiz olarak salon camlarıyla birleşerek hiç bölünmeden havuzluk kapılarına kadar ulaşıyor. Tüm tekneyi camdan inşa etmeden ancak bu kadar aydınlık ve saydam bir görüntü elde edilebilirdi. Sealine bununla da yetinmeyerek daha fazla günışığı için salona ve havuzluğa tavan pencereleri de ekleyerek üstteki flybridge'den daha fazla ışık gelmesini sağlamış.
Bu etkileyici numara bile F46'nın asıl kozunun yanında gölgede kalıyor: Salon ve dümen pozisyonunu aşağıdaki yaşam alanlarından ayıran bölmeler yok. Bunun yerine dümenci aşağıdaki mutfak ve yemek bölümüne bakan balkondaki konsolda oturuyor. Bunun sonucunda tüm ana yaşam alanları birbirine bağlanarak açık plan bir alan yaratıyor. Basamaklı alan; yemek yapan, tekneyi kullanan, yemek yiyen, hatta havuzlukta güneşlenen herkesin aksiyonun bir parçası olmasına olanak sağlıyor. Bu açık plan yerleşimin tek dezavatajı üçüncü kamaranın olmaması. Sealine alttaki yemek bölümü yerine ayrı bir kamara seçeneği sunacak. Ancak bu bölüm zaten çift kişilik yatağa dönüştürülebildiğinden tekne sahipleri altı kişiyi geçmeyen gruplarla denize açılmayı düşünmüyorsa tercih etmeyecektir.
İki ana kamara SC47'yle aynı, neticede F46'da aynı gövde kullanılmış. Bu da vasatta tüm ene oturan master kamara ve başta yer alan, içinde banyosu bulunan, ayrı duşa sahip günlük tuvalete de geçişi olan misafir kamarası demek oluyor.
Devamını ve diğer testleri eylül sayısında okuyabilirsiniz...