KANARYA ADALARI'NA DOĞRU
Uzaklar II de mürettebatı gibi heyecanlı. Bir an önce açık denize çıkmak için sabırsızlanıyor. Biraz sonra okyanustayız. 500 mil boyunca hiç durmadan gideceğiz. Bu, karanın sıkıntılarından uzakta geçecek beş gün anlamına da geliyor.
Osman Atasoy
Okyanusa çıkınca ikimiz de derin bir nefes aldık. Bouregreg Nehri'nin çamur rengi sularındaki kısacık yolculuğumuz sadece bizi değil tekneyi de germiş olmalı ki, okyanusun lacivert sularına kavuşunca Uzaklar II'nin de derin bir 'ohh' çektiğini duyar gibi olduk. Teknenin açık denize çevrili pruvasına bakınca, Rabat'taki zoraki kalışımızın yarattığı gerilimin üzerimden kalktığını, çocukluğumdan kalma bir sevinç ve hafiflik duygusunun içimi kapladığını hissettim. Önümüzde artık mutluluk vadeden uçsuz bucaksız bir açıklık var. Rabat'tan aklımda kalan son görüntüler, sevgili arkadaşlarımızın gülümseyen yüzleri. Nehrin kahverengi sularında ilerlerken Mehmet Aksın ve Yeşim Büber ile Mehmet'in oğlu Sacha, Rabat Kalesi'ne çıkmış, burçlar arasından el sallayarak Uzaklar'ı uğurluyorlardı. Bakalım tekrar ne zaman bir araya geleceğiz.
Pusula rotamız 264°. 80 mil kadar bu rotayla açık denize doğru gideceğiz. Böylece kıyıya yakın sularda avlanan balıkçıların ve gemilerin yolundan çıkmış oluyoruz. Ayrıca eğer güneybatıdan bastıran bir fırtınaya yakalanırsak, Afrika sahillerine yakın düşmemiş olacağız. Hava ve deniz koşulları şimdilik tam arzu ettiğimiz gibi. Rüzgâr kuzeyden 4 kuvvetinde esiyor. Ana yelken ve cenova ile 7-7.5 knot sürat yapıyoruz. Kuzeybatıdan gelen üç metre yüksekliğindeki ölü denizler tekneyi biraz yalpaya düşürüyor, ama rahatsız edici bir sallantı yok.
|