| |
|
Uzun vadeli düşünmemiz gerek
Bu ayki yelken programının en önemli bölümünde diğerlerinin aksine yarış, adrenalin, kazanma kaybetme yok. Bir hafta süreyle son dört yıldır adet edindiğimiz üzere Göcek’ten kiraladığımız tekneyle Kaş- Kalkan tarafına doğru gideceğiz. Teknemiz 46 ft. bir katamaran. Geçen yıl da bir katamaran kiralamış ve çok memnun kalmıştık. Akdeniz’in o tarafını hiç görmediğim için çok heyecanlıyım bu geziyle ilgili.
Bu tip geziler çocuklarla beraber zaman geçirmek için çok yararlı, hem teknede onlarla yapılacak birçok şey var hem de bu yıl gittikleri iki haftalık optimist kursundan sonra yelkencilikte ne kadar ilerlediklerini bana gösterebilmek için sabırsızlanıyorlar.
Ağustos ayında yedi yaşındaki kızlarımı Bodrum ERA yelken kulübünde iki hafta süreli optimist kursuna gönderdim, orada müthiş güzel bir atmosfer yaratmışlar. Çocukların çok sevdikleri ve saygı duydukları eğitmen ve antrenörler, çok içten kulüp personeli, güzel bir plaj, daha da güzeli sevgi vardı. Herkes işini büyük bir disiplin ve sevgiyle yapıyordu. Tabii ki bu çocuklara da yansıyor, bu güzel kulübün tüm mensuplarını hem kutluyor hem de teşekkür ediyorum.
Match Race Cup bittikten sonra yat yarışları, çok yoğun olmamakla beraber yeniden başladı. Uno teknesiyle Provezza 5 kafa kafaya bu yılki TAYK trofesini almak için mücadele ediyor. Son yarışa kadar bu zevkli kapışmanın devam edeceğini sanıyorum. IRC 1 sınıfında trofe mücadelesinde keşke daha fazla tekne olabilse. Trofe kazanan tekne bir yıl sonraki yarışlarda onore edilse, örneğin bütün yıl taşıyacağı bir sticker tekneye ve yelkenine yapıştırılsa, istralyaya asacağı bir bayrak verilse sanırım trofeyi kazanmak daha çok tekne sahibinin hedefleri arasına girer. Hatta aynı Fransa bisiklet turundaki gibi, o an trofeye liderlik eden tekne de bu tip bir yöntemle onore edilebilir diye düşünüyorum.
Ağustos ayı sonunda yelken dünyamız IMOCA 60 teknelerinin yarışıyla renklendi. Bu dalda dünyanın en iyi yelkencileri kentimize geldi. İstanbul’un adını verdiği yarışta maalesef bir Türk ekibi yoktu. Belki de bu durum, yarışın hak ettiği ilgiyi görememesinin nedenlerinden en önde geleni. Benim düşüncem; eğer bu tip bir yelkencilik desteklenecekse, bunun uzun vadeli bir plan olarak ele alınması. Örneğin dört yıl sonra yapılacak okyanus aşırı bir yarışta bir Türk’ün ya da Türk ekibinin yer almasının, dünya denizlerinde bayrak göstermesinin hedeflenmesi gibi. Bu amaca uygun olarak sponsorlar bulunur, belki başlangıçta bir tekne kiralanır, daha sonra da Türk tersanelerinde yapılmış bir IMOCA 60 ya da benzeri bir tekne yarışlara girer. Hem tekne yapım sanayimizi hem de yelkenciliğimizi tüm dünyaya tanıtmış oluruz.
Bizdeki durum ise bana biraz komik gibi geliyor, ülkemizde hiç yapılmayan bir sporu düşünün; örneğin kano, dünyadaki bu dalın en iyileri ülkemize gelip yarışıyorlar, bizden paraları da alıp çekip gidiyorlar. Bize olan faydası ise sadece birkaç yerel gazetede kısa yazılar. Zaten kısıtlı olan kaynaklarımızı plansızca har vurup harman savuruyoruz.
Eylül ayının en önemli yarışı Donanma Kupası / Gölcük Yarışı. Diğer yarışların aksine bu yarışa ilgi her yıl daha da çok artıyor. Hem yelkencilerin DKK’ya olan saygı ve sevgileri hem de yarışın değişmeyen rotası katılımın artmasındaki en önemli neden. Yarış yorumlarımı gelecek aya bırakıyorum...
Güneşli ve bol rüzgarlı günler dilerim.
|
|