| |
|
Pozitif Ayrımcılık
Hayata denizden bakmakla karadan bakmak arasında dağlar var. Denizi ve denizciliği ilgilendiren hayati kararları alanların nereden baktıkları bu nedenle çok önemli.
Deniz karaya benzemez, özeldir. Bütün uygar ülkelerde yasalar deniz lehine ayrımcılıklarla dolu. Hele Türkiyemiz gibi topraklarının yüzde 40’ına yakın deniz sahasına sahip bir ülkede bu ayrımcılığın daha da üst düzey olmasını bekliyoruz.
Oysa yıllardır yaşananlar tam tersi bir görüntü veriyordu. Ticari ve askeri denizcilik bizim konumuz değil ama amatör denizcilik, yatçılık, deniz turizmi konularında çok acılar çekildi. Yüksek vergiler, yakın geçmişe kadar yürürlükte olan garabet uygulamalarla, milyonlarını denize çıkarması gereken ülke, zaten az sayıda olan deniz/tekne meraklısını da ürkütmüş, üzmüş ve kaçırmıştı. Denizlerimizde amatör denizcilik etkinlikleri bir avuç zenginin manasız hobisi muamelesi gördü. Kaçmayanlar çözüm üretti ve yabancı (kolay) bayrak çekerek bu anlamsız uygulamalardan kurtulup denizi yaşamaya devam etti. Çözümün eksik yanı ise kendi kimlikleriyle teknelerinin kimlikleri arasındaki uyumsuzluk yani denizcilik faaliyetlerini yabancı bayrakla yapmak zorunda kalmalarıydı. Son dönemde kolay bayrak çeken teknelerin TC vatandaşı olan sahiplerine yönelik kendi bayrağımıza geçelim çağrıları ve buna uygun olarak çıkarılan yasalar basının da konuya ilgi göstermesine neden oldu. Çeşitli mecralarda çıkan yazılardaki “nasıl vergi kaçırıyorlar?” ya da “bu yolla kimler tekne sahibi oldu?” türünden itham edici yazılarsa kantarın topuzunu kaçırdı doğrusu. Vergi kaçırmakla vergiden kaçınmak arasında sadece küçük bir harf farkı değil hem yasal hem de ahlaki çok ciddi fark var. Bu tip yazıları kaleme alanlar bu farkın farkında mı değiller yoksa niyetleri mi başka bilinmez.
MTV’nin bu yılın ortalarında kaldırılmasını son derece doğru bir adım olarak sevinçle karşıladık. Ardından gelen, KDV’ni indiren ve ÖTV’ni sıfırlayan, ama ne yazık ki zaman limiti koyan ve sonraki dönemde gelecek vergi oranlarıyla ilgili belirsizlikler içeren uygulama hedefine ulaşmada başarısız görünse de yine sevindirici bir durumdur. Tekne sahiplerinin büyük çoğunluğu kendi bayrağına geçmek için istekli ancak bir o kadar da tedirgin. Bu nedenle 4 bin teknenin bayrak değiştirmesi beklenirken bu sayı boat show’un ortasına geldiğimiz günlerde henüz yüzlü sayılara bile ulaşmamıştı. Olsun, yapılacak birkaç düzenlemeyle bu işin üstesinden gelineceğini düşünüyorum. Çünkü müsteşarlığın bu konuyla ilgili izleyeceği yolda yatçılığa zarar vermemeyi göz önünde bulundurduğunu biliyoruz.
Uygulamanın hedefine ulaşmada başarısız olmasının en büyük nedeni sektörün ve teknecilerin sürece dahil edilmemesi. Boat show süresince görüştüğümüz, pazarın büyük yüzdesine sahip, tekne satıcılarının hiçbirine fikir sorulmamış olması böyle düşündürüyor. Ne yazık ki gerçek anlamda bir örgütlenmeleri olmaması satıcıların sürece dahil olmalarını da güçleştiriyor. Devlet kişi değil kuruluş istiyor karşısında. ADF’nin internet sitesinde yer alan, uygulamada tespit ettiği eksikler de federasyonun da müdahil olmadığının göstergesi. Hal böyle olunca eksikliklerin olması olağan ama niyetin iyi olduğunu kabul etmek gerekir.
Tekne sahipleriyle yüzyüze görüşmeler yapmayı düşünen müsteşarlık yetkilileri satıcılarla görüşsün. Çünkü hem tekne sahipleri hem de yeni tekne alacaklar bu konuyu hep satıcılara soruyor. Gelecek vergi oranlarını belirlerken de sektöre danışmakta yarar var. Ne kadarın ödenip ne kadardan sonra kolay bayrağa kaçılacağı da sır değil çünkü. Hatta rakam da verelim yüzde 8-10 arası bir KDV bu işi çözer diyor büyük çoğunluk. Bu kadarından da kaçınacak olanlar ise sert bir tepkiyle karşılaşacaklarından emin olsunlar.
Eksiklerine ve kolay bayraktan Türk bayrağına geçişte başarısız olmasına rağmen uygulama sektörü canlandırdı. Ekonomik krizin en sert darbeyi vurduğu 40ft altı tekne piyasası az da olsa hareketlendi. Bir de buna Türk bayraklı teknelerin satışında banka kredisi kullanma olanakları eklenip, uygulamanın süresi uzar eksikler ve belirsizlikler giderilirse ufukta güzel günler görülüyor.
Son olarak tekne sahiplerine Türk bayrağına geçmelerini öneriyorum. İleride neler olur endişeniz varsa merak etmeyin çözüm var; ihracat kapısı kapanmıyor, tekneyi tekrar kolay bayrak veren bir memlekete kaydettirebilirsiniz. Masraflar ise başka bir yazının konusu.
|
|