| |
|
Vergi yahut Silistre
Sahibi TC vatandaşı olan teknelerin yabancı bayraktan Türk bayrağına geçmelerini özendiren ve kolaylaştıran yasayla vergi barışı süreci beklentilerin altında kaldı. Dergimiz baskıya girerken geçişler devam ediyordu ancak umulan sayıya ulaşmak mümkün görünmüyordu.
Daha en başında beklentiyi açıklarken kullandığımız sayılar bile tutarlı değildi. İstatistik konusunda çok geç kalmış bir ülke olduğumuz gerçeği, söz konusu deniz araçları olduğunda, verilerin sağlıksızlığıyla birleşince iş, içinden çıkılması zor bir hale geliyor. Teknelerin TC kimliğine kavuşması planı, gerçekleşmesi durumunda, sayısız yararının yanı sıra tekne filomuzu görmemizi, geleceğe yönelik düzgün planlar yapabilmemizi de sağlayacak.
Bayrak değiştirmenin başladığı günlerde kimine göre kolay bayrakta sahibi Türk olan 10 bin tekne bulunuyordu. Genellikle üzerinde konuşulan sayıysa 3 ya da 4 bin tekneydi ve tahmin yüzde 70’nin bayrak değiştireceğiydi. Yani beklenti 2 bin civarındaydı oysa ay sonuna doğru başvuru sayısı 644’tü. Bazı limanların yaklaşık geçen-başvuran tekne sayıları; İstanbul 225, Bodrum 120, Çeşme 100, Marmaris 90.
Maliyenin geçiş yapan teknelerden yüzde 20 (yüzde 10 ve 15 de söyleniyordu) veraset intikal vergisi alacağı haberiyse güven sorunu yaşayan tekne sahiplerini hepten vaz geçirdi. Neyse ki bir-iki gün süren bu bunalım seri toplantılarla karara bağlandı ve böyle bir verginin alınmayacağı açıklandı. Hatta Maliye Bakanlığı’nın, ‘Varlık Barışı Mevzuatı gereği Türk bayrağına geçenlerin mağdur duruma düşürülmemesi gerektiğini’ düşündüğü söylendi.
Bir şekilde Türk bayrağına geçiş yapanlara her türlü kolaylığın gösterildiğini görüyoruz. Bundan sonrasında yabancı bayraklı teknelere ‘makul’ zorluklar çıkması ya da Türk bayrağına geçiş kolaylıklarının süresinin uzatılması beklenebilir. Son dakikaya bırakmayı sevenler ya da son anda ikna olup geçmeye karar verenler de sayıca az değil. Ayrıca sonradan yapılan bir değişiklikle ‘geçiş yapan tekneler bir yıl süreyle satılamaz’ koşulu da ortadan kaldırıldı. Satış yine bir TC vatandaşına yapılıyorsa ödenecek vergi oranları 1 Temmuz’da yürülüğe girenle aynı olacak. Bu da bayrak değiştirmeyi özendirebilir çünkü Türk bayraklı teknelerin satışının daha kolay olacağı öngörülüyor. Müsteşarlık cephesi uzatma söz konusu değil dese de tekneciler tarafında beklenti bu yönde.
İşlemler nasıl yapıldı?
Tekne boyuna göre alınan harç ve tekne bedelinin yüzde biri tutarında KDV dışındaki ödemeler konusunda spekülasyon çok. Marmaris’ten Ekber Levent 12 metrelik My Mistress adlı teknesini Ali Yanar (Group Agency) aracılığıyla Türk Bayrağına geçirdi. Bu örnekten yola çıkıp işlemler kaça mal oluyor bakalım;
1. Kayıtlı olunan limandan silinme ve evrakları getirtme: 150 TL.
Delawere limanı için 50 Dolar liman ücreti var, resmi para. 50 dolar da acenta komisyonu, kargo vs için alınıyor, toplam 100 dolar. Bu normal tarife, bir de ekspres tarife var evrak daha hızlı geliyor ancak 150 dolar tutuyor.
2. Tercüme ve noter masrafları: 350 TL.
Şirketten şahsa satış, sahiplik, bayrak düşüm gibi belgelerin çeviri ve onay işlemleri için ödenen para çevirmen ücretleri değişebildiğinden daha da artabiliyor.
3. Gümrük masrafları: Bu maddede işler biraz karışık. İzmir’deki toplantıda gümrük müşavirlerinden komisyon için bir fiyat tespiti istenmiş. Gümrükçüler serbest piyasa gereği böyle bir fiyat vermemiş ve herkesi müşaviriyle anlaşmaya davet etmiş. Bu nedenle komisyonun sabit bir fiyatı yok. Bu örnekte 880 TL ödenmiş. Ama gümrük işlemleri sırasında başka sabit harcamalar var; tekne ithaline izin belgesi için 150 TL ödeniyor. Bu, teknenin bedeli onaylanmışsa geçerli. Sigorta poliçesindeki değer genellikle onay görüyor. Ama fatura ya da sigortası yoksa ya da sigorta eksperinin bedeli düşük bulduğu durumlar için DTO’dan bir yetkili değer tespiti yapıyor bu durumda alınan ücret 677 TL. Kolcu ücreti denilen uzmanın kat ettiği mesafeye göre değişen ücretse Marmaris’te sabitlenmiş 200 TL. Kolcu ücreti yüzde 1 KDV’yle birlikte mal müdürlüğüne ödeniyor. Yine bu aşamada gümrük muayene memurları teknede TRT bandrolüne tabi cihazları da denetliyor. Burada söz konusu yarış yelkenlisi olduğundan bu tip cihazları yok ama örnek vermek gerekirse bir CD çalar için 93 TL bandrol bedeli ödeniyor. Asıl önemli konuysa navigasyon araçlarının millileştirilmesi. Bunun için demirbaş listesi hazırlanıyor ve telsiz, navigasyon cihazlarına ruhsat alınıyor, muhatap Kıyı Emniyet. Transitlog’un kapatılması da bu sırada gerçekleşen bir başka zorunluluk.
12 metrelik yelkenli My Mistress için tüm vergiler dahil toplam masraf 5 bin TL. Yarısından çoğu yüzde 1’lik KDV ve diğer harçlar olduğuna göre gayet mantıklı bir hesap.
Bu arada tüm işlemlerini kendi takip ederek aracısız geçiş yapanlar da var. Sadece gümrük işlemlerinde yardım alarak sorunsuz halletmişler işlerini. Bir de yabancı uyruklu bir teknenin Türk bayrağına geçtiği söyleniyor, bunu da yeni charter düzenlemeleriyle ilişkilendirebiliriz.
Görünmeyen masrafları, yemek, yol gibi giderleri ve firmanın kârını da eklersek ortaya çıkan hesapla geçiş sürecinin başladığı günlerde talep edilen komisyonlar arasında dağ olduğunu görüyoruz. Tamam serbest piyasa da böyle göz göre göre hırpalanmaz ki insan.
|
|