| |
|
2009 Yılı Yelken Sezonu Değerlendirmesi
Yat yarışı trofelerini IRC 1’de kendileriyle bu sezon birkaç kez yarışma fırsatı bulduğum UNO ekibi kazandı. Tüm ekibi, başta Hasip ve Levent olmak üzere yürekten kutluyorum.
Aralık ayı ortası itibariyle yelken yarış sezonu sona erdi. Yat yarışı trofelerini IRC 1’de kendileriyle bu sezon birkaç kez yarışma fırsatı bulduğum UNO ekibi kazandı. Tüm ekibi, başta Hasip ve Levent olmak üzere yürekten kutluyorum. Alkışlanacak bir mücadele verdiler, sonuç olarak da düzenlenen tüm trofeleri kazandılar .
TAYK trofesinde kış kupasının son yarışına kadar heyecan devam etti, Provezza 5 ile UNO son ana kadar kim kazandı hesapları yaptılar. Provezza 5’te biz son yarışa, UNO’yu aramıza bir tekne koyarak geçmemiz gerektiğini bilerek başladık. Yarışın 2/3’lük bölümü geçildiğinde amacımıza çok yaklaşmış olsak bile, havanın durup tekrar poyraz yönünden tazelemesi ve o anda bizim de parkurun rüzgara en uzak şamandırası yakınlarında olmamız, UNO’yla oluşan zaman farkımızı eritti. Provezza 5 yarışı birinci bitirse bile UNO, Provezza 6’yı geçerek yarışta ikinciliği, bunun sonucu olarak da TAYK trofesini kazandı.
Anglosakson kültürünün en beğendiğim meziyetlerinden biri, yenilgilere, başarısızlıklara bizler gibi üzülüp, ama bizim aksimize hiç unutmamaları. Onlar olayların analizini yaparken, biz kısa süre içinde yaşananları unutuyoruz. Kazandıkları kadar kaybettikleri mücadeleleri de göz önünde bulundurup edindikleri deneyimlerden dersler ve sistemler çıkartıyorlar. Burada anahtar sözcük “analiz”; neden oldu, niye oldu? Başarılı tüm gruplar ve takımlar iyi analiz yapabilenler arasından çıkıyor ve başarıları uzun ömürlü oluyor.
Provezza ekibi olarak 2009 yılını genelde başarılı geçirdik, Farr 40 teknesiyle, kazanılması en zor yarışlardan olan Güney Yarışı’nın her iki bölümünü de kazandık, bahar ve kış trofelerini birincilikle bitirdik. Provezza takımının ekip elemanlarının sürekli yer değiştirmesi, trofe gibi uzun soluklu bir mücadelede puan toplamayı zorlaştırdı. 25 yarışcı ve iki tekneyle yarışan bir ekibin lojistiğinin ve idaresinin ne kadar güç olduğu da bir gerçek. Önümüzdeki sezon, Oğuzhan Too teknesi de bir yılı karada geçirdikten sonra, İstanbul Sailing Academy ekibiyle yarışlara geri dönüyor. Yarışların heyecanını bir kat daha arttıracak bu atılımın başka tekne sahipleri tarafından da izlenmesini umut ediyorum. Bir iki tekne daha aramıza katıldığında, kendi lokal Farr 40 filomuzu kurabilirsek, yurtdışı yarışlarında da daha başarılı sonuçlar elde etmenin önünün açılabileceği düşüncesindeyim.
Kış kupasının ikinci yarışında yaşananlar, yelkencileri uzun süre meşgul etti, mail gruplarında internet sitelerinde uzun uzun konu tartışıldı. Olay o kadar büyüdü ki TAYK yönetim kurulunda bile gündeme geldi. Yarışın sonlarına doğru havanın bittiği ve filonun yarışı tamamlayamayacağını düşünen yarış komitesi, zaman sınırını beklemeden yarışı abandone etti. Tartışmalar, düzeltme istekleri birbirini izledi, temyiz başvuruları ise siz bu satırları okurken sonlanmış olacak.
Oğuzhan Too teknesinde yarışırken her yıl sonu o sezonda yaşananları analiz eder, gözlemlediğimiz sıkıntıları ve çözüm yollarını kendi penceremizden anlatmaya çalışırdık. Analizlerimize o zaman yelken camiasının hiçbir kesiminden icraat olarak destek gelmemesi üzerine yapılan yanlışların düzelmeyeceğine inanan Sedat Gülçağlayan yelkeni bıraktı. Bu yıl yarışların idaresinde yapılan laçka yönetim ve alınan hatalı kararlar işi çığrından çıkarttı. İki yanlışın bir doğru etmediği biline biline, geçici çözümler ve herkesi mutlu edelim mantığıyla sorunlar bir yere gelip tıkanmış durumda. Bizler en kolay yol olarak işi kişiselleştirdik, o gitsin bu gelsin lafları ortada dolaşmaya başladı. Halbuki sorunumuz kişiler değil, sistemsizlik.
TAYK yat yarışçılığının lokomotifi, onların aldıkları kararlar ve uygulamaları Türkiye’deki tüm kulüplere örnek oluyor. Bu açıdan yönetim kurulunda, geç de olsa yarışçılardan gelen talepleri değerlendirmelerini çok doğru buluyorum. Benim kendilerine önerim ise, rönesans benzeri bir yenilenme planlıyorlarsa buna yarış talimatını değiştirmekle başlamaları. Yukarıda belirttiğim sistemsizliği ancak böyle çözebiliriz. Yarış talimatları ve ilanlarında yarış kurullarına tanınan sonsuz manevra alanı basit düzenlemelerle kısıtlanıp keyfi ve yarışçıları çileden çıkartan uygulamalara bir son verilebilir. Yarış sürelerinin telsiz yayınıyla değiştirilmesi bu konunun en taze örneği, iki tane yarış var önümüzde hemen akla gelen, biri tartışmaları başlatan kış kupasının ikinci yarışı, diğeri ise yarış süresinin uzatıldığı Güney Yarışı’nın ilk etabı. Genel yarış talimatına koyulacak küçücük bir satırla, yarış sürelerinin start işaretinden sonra değiştirilemeyeceği belirtilseydi, bir aydır süren tüm bu tartışmaların hiçbiri olmazdı. Belki de TAYK yönetimi, bu tip düzenlemeleri yapmakta yardımcı olması ve elimizdeki hakemleri yetiştirmesi için yabancı bir yarış kurulu başkanıyla çalışmalı.
Yılın son aylarında beni çok mutlu eden iki olay oldu, TAYK ve İYK bir ilke imza atarak 11 adet Beneteau 25 tekne aldılar ve bu teknelerle match ve fleet race’lerin başlayacağını bildirdiler. Aralık ayı başında ise yabancı eğitmenler tarafından İstanbul’da Match Race Kliniği düzenlendi. Bir diğer güzel haber de yapımı Samsun’da tamamlanan Farr 25’in suya inmesi oldu. İleri teknoloji ürünü bu yarış makinesinin dünyada hızla yayılan bir filosu olacağına yürekten inanıyor, Şükrü, Cemil ve Erol Ağabey’i bu cesur atılımlarından dolayı kutluyorum. Tüm yelken ailesine kolayına rüzgarlar ve adil yarışlar diliyorum. 2010 yılı herkese sağlık ve mutluluk getirsin. MBY |
|