Güzel sürprizler ve soru işaretleri
Geçen yıl bu zamanlar Key West haftasından yeni dönmüştük ve müthiş bir düş bizler için sona ermişti. Oğuzhan too ekip üyeleri değişik teknelerde yeni ekiplerle yarışmaya devam ediyor, tekne ise Sailing Academy’ye satıldı. Eğer duyduğumuz söylentiler gerçekleşirse önümüzdeki yıl Farr 40 filosu dört tekneden oluşacak. Bu, belki de bizim sonunu getiremediğimiz uluslarası ekip olabilme rüyasının başka ekipler tarafından tamamlanmasını sağlayacak.
Yeni yılın diğer bir sürprizi ise Beneteau 25’lerle yapılacak olan filo ve match race’ler. Yarışlar sezonun düşük yoğunluklu tarihlerinde düzenlenecek. Ülkemizin tüm ünlü ekipleri yarışlarda boy gösterecek. Bu yarışları düzenlerken one design kurallarını taviz vermeden uygulamalıyız. Bunlardan en önemlisi ekibin ağırlığı, eğer bu ve buna benzer kurallar düzgün uygulanırsa, yarış kalitesi yüksek bir one design filosuna kavuşuruz. Aksi takdirde ilk başlarda büyük hevesle bu yarışlara katılanlar kısa süre içerisinde ortadan kaybolurlar, kulüpler de tekne mezarlığına döner.
TAYK bu yıl yeni düzenlemelere gidiyor, Güney Yarışı’nda Bozcaada etabının kaldırılması devrim niteliğinde. Yarış idaresinde de gereken düzenlemeleri yapıp, yurt dışındaki benzerleri gibi gerçek bir yarış kulübü olacağına inancımı daha da kuvvetli olarak sürdürüyorum.
Yarış düzeninde yeni değişikliklere giden diğer bir kulüp ise BAYK. Sınıflandırmadaki inshore ve offshore ayrımını kaldırmışlar, çok da iyi olmuş. Küçük ve büyük teknelerin aynı rotayı yapması ise yarış sürelerini belirgin şekilde uzatmış, buna bağlı olarak şamandıra yarışlarının sayısı azalmış. Bence düzenlemeleri yaparken yarış sayısını azaltmak değil çoğaltmak amaçlanmalı. Daha kısa rotalar, adrenalinin en üst düzeyde olduğu çok sayıda startlar, gerçek yarışçıların en zevk aldığı mücadeleler. Uzun süren ve dayanıklılığın ön planda olduğu coğrafi rotalı yarışlar programda bolca var, filo ikiye bölünüp yaklaşık 1-1,5 saat süren ikişer yarış yapılsa organizasyona katkısı çok fazla olur diye düşünmekteyim.
Ocak ayında yapılan Bodrum Kış Kupası’nın ilk ayağına geçen yılda olduğu gibi Şenkar Öztüzün’nün X-Machine teknesiyle girdim. Güneydoğu-Doğu yönlerinden esen 15-18 knot’luk hava ilk günkü coğrafi rota yarışında keyifli anlar yaşattı. Yarışın başlarında filonun ön tarafında gitmemize rağmen taktiksel seçimlerimizin hatalı çıkması sonucu geri düşsek de yarışın son bir-iki milindeki doğru rotayla tekrar önlere geçtik ve böylece bitirdik. İkinci gün ise daha istikrarlı bir yarış çıkardık, aynı şiddette ve yönden esen rüzgarda kendimizden büyük tekneleri de geçerek Cara de Rosa’nın ardından finiş hattını ikinci tekne olarak geçtik. Raiting sertifikaları henüz tamamlanmadığı için yarışın ödül töreni ikinci ayakla birlikte yapılacak.
Aralık ayı sonunda Yelken Federasyonu yılın başarılı yelkencilerine ödüller verdi. Ödül alanları incelediğimizde birkaç istisna hariç tümü 16-17 yaşın altında. Finn sınıfı ortadan kalktı, 470 sınıfı 20-25 tekneyle yapılan Türkiye şampiyonalarını mumla arıyor, Laser standartın bile ulusal şampiyonasına 5-6 tekne giriyor. Bunun yanında kışın ortasında Bodrum’daki kış kupasına 50’ye yakın tekne yani 500 kişi katılıyor. Yaşlar da çoğunlukla 30 üzeri. Bu verileri kabaca incelediğimizde, ülkemizde 17-30 yaş arası yelkencilere sanki bir şeyler oluyor ve ortadan kayboluyorlar. Bu tablo, sporu idare edenler tarafından dikkatlice incelenip analiz edilmeli, bu durum düzeltilmediği taktirde olimpik sporcu düzeyine getiremeden elimizdeki değerleri birer birer kaybediyoruz.
Şubat ayı yeni sezon hazırlıklarının yoğunlaşarak süreceği bir dönem olacak, ben omzumdaki tendon yırtılması* nedeniyle ve havaların da çok soğuk olacağını düşünerek Beneteau filo yarışına katılmayacağım. Bodrum’daki kış kupasının ikinci ayağı ise bu ay katılacağım tek yarış.
Tüm yarışçılara keyifli ve adil yarışlar diliyorum.
Sağlık Notu:
Kasım ayının sonundan beri omzumdaki ağrılarla boğuşuyorum. Yaptığım basit bir egzersiz sırasında sol omzumda şiddetli bir ağrı başladı ve bir türlü geçmek bilmedi. Teşhis tendonda snap yırtığı, çare fizik tedavi. Üç haftadır Sportomed Fizik tedavi merkezine gidiyorum, ağrılarım yok denecek kadar azaldı. Omzumun yanında eski Finn günlerinden kalma diz problemlerimi de halletmeye çalışıyorlar. Terapistler çok sempatik, her seans bana biraz da ders oluyor, her seferinde keşke sizi 25 yıl önce tanısaydım diyorum. Zamanında bilinçsizce yaptığım antrenmanlar kas yapımda birçok dengesizliklere yok açmış. Tüm yelkencilere, spor yapanlara Sportomed’i tavsiye ediyorum. Fizyoterapist eşliğinde egzersiz yapmak insana çok şeyler öğretiyor. |