Anasayfa  |   Üyelik  |   Takvimli Masaüstü  |  Editörden  |  İletişim  |  Künye  |  Arşiv  Nisan 2010  
 
 
 

  Barış Demir  
   

 

Lodos

Ne esti mübarek yine. Herhalde 20 yıldır esmediği kadar esti şu son iki yılda. Toprağa bereket, bilinçsize acı, barometrik bünyelere sıkıntı getirdi beraberinde.

Lodos eli boş gelmez. Herkese göre bir şeyleri vardır peşinde. Migrenliye büyük acılar, aşığa romans, balıkçıya tatil, işe giderken deniz geçene ıstırap getirir. Toprağa, nebata; vitamin, mineral getirir Afrika’dan. Çamur yağmış akşam dersiniz ya, sabah arabanızı görünce... Sarı-kızıl çöl ifrazatı getirir. Berekettir, bu yüzden rahmet yağıyor denir. Getirdikleri öyle acayiptir ki lodosa duyarsız kalınmaz, tepki verilir; sevilir ya da nefret edilir. Türkiye’nin çeşitli yerlerine de tıpkı kişilere olduğu gibi farklı muamele eder. Bursa’ya bol soba gazı vakası; Marmaris’e, Bodrum’a koca dalgalar; İstanbul’a trafik, Ankara’ya deniz kokusu getirir. Lodosta soba yakılmaz ey Bursalılar. Öyle ya da böyle değil hiçbir türlü yakılmaz.
Kafa yapar lodos fena halde kaç gün sürerse artık, esrik insanlar dolanır ortalıkta. Diğer keyif vericilerle kıyaslanınca en hesaplı seçenek olarak ortaya çıkar. Baş ağrısı da akşamdan kalmanınkine benzer seyreder. Lodos hormonlarla, uyku düzeniyle, iştahla oynar, nefes darlığı ve gaz yapar. Cinayetler, intiharlar artar. Bu konuda memleketimizde yapılmış derin bir araştırma yok ancak lodosun Almanyalısı “föhn” için yapılan bir araştırma bu sonuçları doğrular nitelikteymiş.
Denizde lodosa yakalananlara sabır getirir büyük ihtimal, yoksa uğraşılmaz lodosla. Lodosa açık bir limanda teknesi bağlı olanı uyku tutmaz: Demir tazele, koltuk al, makineyi çalıştır, ileri ver. Eğitim devam eder. Lodos eğer sizde büyük sıkıntılar veren sağlık sorunlarına yol açmıyorsa seyre değer bir vakadır. Hele arada güneş görünen bir havada kocaman camları olan kapalı bir mekanda ferah feza seyrediyorsanız dalgaların gösterisini, şahanedir. Kışın sert eser lodos. Bizim suların çoğu gözde koyu, limanı lodosa açıktır. Yazın pek rastlanmaz kendisine, paşa paşa gezilir.

Lodos Balığı
Mecazi anlamda şaşkın, kararsız, tutarsız, ne yaptığını bilmez gibi anlamlara geliyorsa da gerçek anlamıyla lodos balığının canlısı bile bayat olur. Lodosta balık tutulmaz bir kere, öyle değil mi? Dalgadan, rüzgardan perişan olmuş balığı yakalamak da yakışıksız. Eti gevşek olur lodos balığının, ne tavaya gelir ne ızgaraya... Dedim ya canlısı bile bayattır.

Lodosçular
Lodosçu da kalmadı. Nerede o eski lodoslar değil burada söylenmesi gereken. Nerede o eski kayıklar demek daha doğru. Lodos hâlâ eskisi gibi esiyor, kimi yıl çok kimi yıl az üflüyor ve yine eli boş gelmiyor. Bu kez deniz, lodos marifetiyle ona ait olmayanları iade ediyor. Ama lodosçu dediğimiz zevatın ortaya çıkmasına neden olan ahşap kayıklar azalınca, yakacak derdiyle başlayan lodosçuluğun da sonu geldi. Diğer lodos ganimetleri yakacağın bonuslarıydı. Ne bonus ama: Çoluk çocuğa oyuncaktan Bizans sikkelerine, takıdan meyveye... Kıyıların erişilmez olması, kazıklı yollar, sahil yolları da lodosçuluk mesleğinin icra edildiği mekanların yok olmasına neden oldu.
Lodosçuluğu fırsatçılık anlamında kullananlar da var. Aşk-ı Memnu dizisinde Behlül (MBY okurudur kendisi -bizim derginin de rolü var sanki dizide, sık sık görünüyor) lodosçu demiş birine. Fırtınalı ilişkiden çıkmış bünyeden istifade eder bu biçim lodosçu. Beleşçilik seviyesinde fırsatçılık söz konusu olursa, futbolda kolay golleri kovalayanlara da lodosçu denir. Fırtınadan arta kalanları toplamak ve bundan çıkar elde etmek hoş karşılanmayabilir ama ekmek parası derdindeki lodosçuları tenzih etmek gerekir.

Lodosun etkileri saymakla bitmez ama öyle bir şey var ki ona mal etmek olacak iş değil: Lodostan iskele batmaz. İskele bakımsızlıktan batar, nitekim öyle de olmuştur. Ama sorumluların hayatı kolaydır bizim memlekette. “Efendim lodos çok şiddetliydi dayanamadı Karaköy İskelesi.” Altında uzun süredir pompalar suyu tahliye etmeye çalışırdı o iskelenin, bakıma ihtiyacım var diye bağırıyordu yani. Üst katta ise yerel trafik denetleme istasyonu ve evrak bulunuyordu. 20 yaşındaydı ve inşa edenler yaklaşık battığı tarihi işaret etmişlerdi. Galvanik korozyonu engelleyecek malzemeyi biliyorlardı. İskeleye bakım gerekiyordu, hepsi bu. Ne yazık ki suç lodosa kaldı, bu kadar marazi bir rüzgar ben etmedim dese de kimse inanmazdı. Lodos esti iskele battı diyen arkadaşa ise herkes inandı, hatta yılın yöneticisi seçildi.


 
         
     




         
 
 
  Tekne Sohbeti
Tekne Sohbeti
Oceanic 37: Hızlı ve Havalı
Moonen'den Modern Klasik
Gözde Destinasyon Malta
TAYK-İYK Filo Yarışları
Güçlü Bağlar
Denizci ve Usta Yazar Joseph Conrad
Charter Rehberi
Güney Amerika’ya Doğru
 

Editörden

Selcen Tanınmış


 



Yüzünü denize dönen bir halk olmadığımızdan sıkça dem vurulur. Yalan da değildir. Denize nazır bir restoranda, sahildeki çimenlerde sırtını denize verip karayı seyredenlerin sayısı küçümsenemeyecek kadar fazladır...

 
  E-bülten  
  Adınız    
  Soyadınız    
  Email adresiniz    
         
         
 
 
 
     
 
 
 
Doğuş İletişim