ZULMÜN BABASI
Ngarobal-nhi wanhu nguba wawv-thirr ngaadanhu:
Ziyaretçilerin yardıma ihtiyacı var herhalde.
Yazı ve fotoğraflar: Yılmaz A. Bayazıtoğlu
Şimdiye kadar rastladıkları yüzen en büyük kanatlı nesneyi gördüklerinde bu kelimeler dökülür Guugu Yimithirr kabilesine mensup iki yerlinin dudaklarından. Üstelik içinde oradan oraya koşuşturanlar da beyazdır… İlk kez gördükleri bu beyazlar yoksa ölen ataları mıdır?.. Korkarlar, uzaktan izlemeye karar verirler.
Mossan, bilinen adıyla Cooktown açıkları... Avustralya’nın kuzeydoğu kıyısı… 11 Haziran 1770. Son bir gayretle yüzmeye çalışan nesne bıçak kadar keskin, çelik kadar sert, güzel ama acımasız mercan resiflerine oturup karinası yara alan Endeavour’dur. Kaptanı da James Cook…
XVIII. yüzyıla kadar hiçbir Beyaz Adam’ın ayak basmadığı yerlerde ne işi vardır İngilizlerin? Çünkü Amerika yerlilerinin Tanrı’nın Eti dedikleri altını Lizbon, Madrid ve Amsterdam’ın asil kadınlarının dolgun gerdanlarında gördükçe kıskançlık içlerini kemirmektedir. Kulları, Birleşik Krallık hazinesinin doymayan gözünü doyurmak için gidilmeyen yerlere gitmeli, herkesten önce keşfetmeli, posasını çıkarmalıdır yerlilerin, toprakların, dünyanın… Yani Imperium Mundi1 olmalıdır İngiltere. Bu uğurda kraliçe, köle ticareti yapan korsan Francis Drake’le geçmişte ortak olmaktan bile çekinmemiş, hatta ona Sir unvanı vermiştir.
Ne kadar cahil olursa olsun her İngiliz’in dünya, güneş ve yıldızların İngiltere’nin etrafında döndüğünü düşündüğü o yıllarda sömürgeciliğin uğuldayan ayak seslerinin duyulmadığı bir tek Güney Pasifik kalmıştır. Orada M.Ö. V. Yüzyıldan beri Terra Australis Incognita yani Bilinmeyen Güney Kıtası’nın bulunduğu söylenmektedir. Kuzey yarıküredeki büyük kara parçalarının ağırlığını güneyde dengelemeye yarayan dev kara parçası… İngilizler ne pahasına olursa olsun rakipleri Fransızlardan önce keşfetmelidirler orayı.
Devamını Motor Boat & Yachting mayıs sayısında okuyabilirsiniz.
|