Göcek’in zamanı yok!
Denizi korumak kanunla, yasakla, cezayla olmaz diyorlar. Katılıyorum. Bilinçli denizciler yetişince buralar zaten pırıl pırıl kalacak. Ama Göcek’in zamanı yok. İzmir körfezi, Haliç, İstanbul’un kaybolan plajları, koyları gibi... Gerçi buraları tekneler yok etmedi...
Göcek’te ise durum farklı.
Çam ormanları, korunaklı koylarıyla özel bir bölge olan Göcek’e yazın gelen tekne sayısı malum. Orada bir yara var ve acilen bir şeyler yapılmalı. Adım atanların karşısına geçip “o öyle olmaz” demek bizi bir yere götürmüyor.
Göcek’te bir yıldır mavi kart uygulaması tartışılıyor. Özel Çevre Koruma Kurumu ve Deniz Temiz Turmepa’nın çıkardığı koruma esaslarına detaylı olarak 2009 Ağustos sayımızda yer vermiştik.
Hemen hemen bütün denizciler ayağa kalkmıştı. Her kafadan ayrı bir ses çıkıyordu. Evet, sorunlar vardı. Altyapısı hazırlanmış olsa, her tür denizciden fikirler alınsa kolay ve yararlı olabilecek bir uygulama, bu eksiklikler yüzünden hayata geçirilemedi. Mavi karta para almak da “kötü niyetli” bir yaklaşım olarak nitelendirildi.
Ama ne oldu? Taraflar tartışırken Göcek kirlenmeye devam etti. Bugün Göcek’in durumundan memnun olan kimse yok. Yaz aylarında artan tekne sayısıyla birlikte suyun kalitesinin iyice bozulduğu aşikar. Herkes bir şeyler yapılması gerektiği konusunda hemfikir ancak kendi konumunu koruyup ötekileri mağdur edecek çözümler üretiyor.
Turmepa geçen sene itiraz edilen uygulamaları bu yıl biraz yumuşattı şimdi işler biraz daha yoluna girmiş görünüyor. (Sayfa 58)
Tartışmayalım demiyorum. Tartışalım ama bir yandan da önlemler almaya devam edelim. “Sistem istediğimiz düzeye gelsin, ondan sonra harekete geçelim” dersek korumamız gereken bir Göcek kalmayabilir...
Not: “Göcek nasıl kurtulur”a dair fikirlerinizi, önerilerinizi bizimle paylaşmak isterseniz adresimiz mbymektup@ntv.com.tr
İyi okumalar, |