Anasayfa  |   Üyelik  |   Takvimli Masaüstü  |  Editörden  |  İletişim  |  Künye  |  Arşiv  Ağustos 2010  
 
Burcu Esmersoy’la Tekne Sohbeti

"Hızlı olmak istiyorum ve bunu başarıyorum."

Stig Westergaard, yelkenin dört büyüğünde yarıştı. Dünya şampiyonasında üç kez birincilik elde etti. En büyük 15 yelken yarışçısından biri olarak kabul edildi. Westergaard, geçtiğimiz günlerde yapılan Deniz Kuvvetleri Kupası’na katılmak üzere Türkiye’deydi.

Fotoğraflar: Dİnçer DİNÇ

Hayatımızı tercihler belirler sözünün canlı yansıması Stig Westergaard olsa gerek. Danimarkalı yelken yarışçısı, tam bir yol ayrımına geldiğinde işadamı olabilecekken tercihini yelken yarışçılığından yana kullanıyor. Birçok kişiye alınması güç bir karar gibi görünse de o, “Aslında çok da zor değildi, ya denizde ya da bilgisayar karşısında olacaktım” diyerek gülümsüyor. Bu kararın ardından Avrupa ve dünya şampiyonlukları geliyor, yelkenin dört büyüğü denilen Volvo Ocean Race, America’s Cup, olimpiyatlar ve TP yarışlarına katılıyor.

Dünyanın farklı denizlerinde yelken açan Westergaard, geçtiğimiz günlerde Deniz Kuvvetleri Kupası’nda yarışmak üzere Türkiye’deydi. Sirena Marine, European Yacht Of The Year
2010-2011’de ilk 5’te yer alan Azuree 40 teknesini, Stig Westergaard’a teslim etti. Westergaard, yarışa katılan ekibi oluşturdu ve skipper olarak yarıştı. Azuree Takımı’nda, ülkemizi dünya çapında başarıyla temsil eden Selim Kakış da yer aldı. Biz de bu fırsatı kaçırmayarak, ünlü yarışçıyla biraraya geldik.

Aslında sizin deniz ve yelken sevginizin nasıl başladığını biliyoruz ama bir kez de okuyucularımız için anlatır mısınız?
Ben Danimarkalıyım, normal olan buydu sanırım. Hatırladığım, tüm tatillerimizi ailecek yelkenli tekneyle yaptığımız. Tabii ki aileden gelen bir ilgi var denize. Neredeyse tüm ailem yelken yapar. Ben de babamın teknesiyle sayısız kere denizlere açıldım. Öylesine güzel bir duygu ki sevmemek imkansız. Neredeyse 6-7 yaşındayken tek başıma yelkenli kullanmaya başladım. Küçük bir optimistim vardı ve onunla her yere gitmeye çalışırdım. Şimdi bile hatırladığımda mutlu oluyorum.

Hiç başka bir sporla ilgilenmeyi düşündünüz mü?
Tabii ama başarılı olamadım. (gülüyor) Futbola merak saldım ama berbat bir oyuncuydum. Antrenör beni hiç oyuna almak istemezdi zaten. Aldığında da pek fazla etkim olmazdı ama ben iyi oynuyorum sanıyordum. Bir gün ters bir pozisyonda kafayla kendi kaleme gol atınca, bu benim futbol kariyerimin de sonu oldu.

Ekonomi okumuşsunuz ama o dala yönelmediniz neden?
Çünkü işimi severek yapmayı tercih ediyorum ya da şöyle söyleyeyim yaptığım işi çok seviyorum ve bu benim hayat düsturum diyebilirim. Bunu herkese de tavsiye ederim. Ne yapmak istiyorsanız onu yapın, yapmaktan zevk aldığınız bir işe sahip olun. Üniversitede okurken ya sadece ders çalışıp okulun en başarılı çocuğu olacaktım ya da hem derslerimi çalışacak hem de biraz iyi vakit geçirecektim. Zor bir tercih değildi ve ben ikinci yolu seçtim. İyi ki de böyle yapmışım, bu tercihimden dolayı hiçbir zaman pişman olmadım. 10 yıl önce de sadece teknede ve denizde olmak istediğime karar verdim. Ya masanın arkasında oturacak bütün gün bilgisayara bakacaktım ya da denizlerde dolaşacaktım. Pek zor bir tercih değil değil mi?

 

Devamını Motor Boat & Yachting ağustos sayısında okuyabilirsiniz.

 
 
 
  Tekne Sohbeti
Toy 36: Haftasonu Eğlenceniz
Eilean: Fife Ailesinin En Ünlüsü
Göcek Nasıl Kurtulur?
Start Hattı
GPS Teknolojisi
İstiridyedeki İnci
Charter Rehberi
Balık / Kılıç Balığı
 

Editörden

Selcen Tanınmış


 



Denizi korumak kanunla, yasakla, cezayla olmaz diyorlar. Katılıyorum. Bilinçli denizciler yetişince buralar zaten pırıl pırıl kalacak. Ama Göcek’in zamanı yok. İzmir körfezi, Haliç, İstanbul’un kaybolan plajları, koyları gibi... Gerçi buraları tekneler yok etmedi...
..

 
  E-bülten  
  Adınız    
  Soyadınız    
  Email adresiniz    
         
         
 
 
 
     
 
 
 
Doğuş İletişim