İMKANSIZ ROTA
Gamalı Haç’ın kollarının bütün dünyayı ateşe attığı yıllar… Okyanuslar bile tekinsizdir. Her ulustan savaş gemileri, denizaltılar aç kurtlar gibi av peşinde koşmaktadır dilsiz sularda¹. Ölüm her dalganın ardında…
Yazı: Yılmaz A. Bayazıtoğlu
1 Temmuz 1942 günü Montevideo’dan Güney Atlantik’e açılan teknenin seyir fenerleri bu yüzden kapalıdır. Teknede telsiz de yoktur. Nedeni Arjantinli denizci Vito Dumas’nın casus sanılmaktan korkmasıdır. Tarihte ilk kez bir denizci, hem de tek başına, Batı’dan Doğu’ya doğru ‘İmkânsız Rota’ olarak bilinen rotada sefere çıkmıştır. Peki ne tür bir tutkudur böyle bir zamanda, 42 yaşında onu ‘Kükreyen Kırklar’ olarak bilinen lanetli sularda tango yapmak için denizin kollarına atan? Damarlarında akan Breton kanı mı?.. Yoksa İtalya üzerinden Arjantin’e göç eden ailesinin içine düştüğü yoksulluk mu, önündeki günlerin azalması mı, bir iç hesaplaşma mı, kaçış mı?.. Muhtemelen hepsi. Makinesiz, telsizsiz, parasız, yedek yağmurluksuz, sintine pompasız… Yalnızca bir tornavidayla…
Sığırtmaçlıktan yelkenciliğe
“Uzun süre atalarımın arasında bir korsan, bir esir tüccarı aradım ama bulamadım” diyor Vito Dumas. Büyük büyük dedesi, Fransız Devrimi sırasında İtalya’ya kaçan bir Breton piskoposmuş. Acaba çocukluğunda, babasıyla gittiği Buenos Aires Limanı’ndaki yelkenlilerden etkilenmiş olabilir mi? Ya da La Boca’da gemilerinden başka dünyaları olmayan denizcilerden, gemi çapaları döken ustalardan?.. Veya entelektüel gıdasını almak için gittiği kütüphanedeki kitaplardan… Belki hepsi ama deniz tutkusunu bunlara bağlamakta zorlandığını itiraf ediyor Vito.
1900 yılında Buenos Aires’te doğan Dumas’nın çocukluğu babasının sığır çiftliğinde sığırtmaçlık yaparak geçer. 14 yaşındayken babasının işleri bozulur. O da okul kitaplarını kaldırır, uzun pantolonunu giyer. Arkadaşlarının alayla karışık acıma dolu bakışları altında paspas yapmaya, ayak işlerinde koşturmaya başlar. Ama yüksünmez yaptığı işlerden, mutfakta kaynayan kazanda tuzu olduğu için… Maddi durumunu biraz toparlayınca gündüzleri çalışır, geceleri Güzel Sanatlar Akademisi’ne gider, resim yapmaya, heykel yontmaya başlar. Boş zamanlarında da Plata Nehri’nde yüzer, arınır günlük dertlerinden. Zamanla o kadar iyi bir yüzücü olur ki 23’ündeyken Uruguay kıyılarında nehre atlar, Arjantin’de karaya çıkar. Hem de 25,5 saat yüzerek… Dumas’nın sonraki yıllarda yaptığı boks, atletizm, güreş çeliğe su verir. Sporculuğun yararını ilerleyen yıllarda çıktığı uzun deniz yolculuklarında görecektir.
Devamını Motor Boat & Yachting eylül sayısında okuyabilirsiniz.
|