Ölene kadar denizde yaşayacağım “Tanju Ergil”

Tanju Ergil

Sekiz yıl önce evde yaşamaktan vazgeçerek tekneyi bir yaşam biçimi haline getiren Tanju Ergil ’e göre denizde yaşamanın en güzel yanı sunduğu özgürlük. O, yaz kış yaşadığı “tekne-evi” sayesinde dünyanın neresine isterse gidebiliyor. Hem de hiç bavul taşımadan…

Yazı: Şule Kaya Fotoğraflar: Bahar Onan

Teknesi Froggy’ye ölesiye aşık bir adam Tanju Ergil. Ondan bahsederken gözleri öyle bir ışıldıyor ki, cümlelerinden, hayatının öznesi haline gelen “teknem” kelimesini çıkarttığınızda dünyalar güzeli bir kadından bahsettiğini sanıyorsunuz. Denize olan sevgisi, dünyanın sayılı üniversitelerinden birisi olan Stanford’da felsefe profesörü olarak yıllarca ders verdikten sonra Türkiye’ye dönüp teknede basit bir yaşamı seçmesine neden olmuş. Ama o teknesiyle birlikteyken dünyanın en mutlu insanı. Çünkü ona göre İstanbul’da teknesinden daha güzel bir ev, güvertesinden daha güzel bir restoran yok. Arkadaşlarının, teknede yaşamın artık onu zorladığı konusunda baskısına rağmen o ölene kadar teknesinde yaşamakta kararlı. Fırtınalı bir pazar günü Kalamış Marina’daki teknesinde buluştuğumuz Tanju Ergil, biz daha sormadan teknesine adını verdiği (Froggy-Kurbağacık) kurbağanın Uzakdoğu’da yenilenme, yeni bir hayata başlama sembolü olduğunu anlatıyor. Biz de hemen ilk sorumuzu soruyoruz…

Siz de teknede yaşamaya başladığınızda yeni bir hayata adım attığınız için mi bu ismi koydunuz?
Evet. Teknede yaşamak evde yaşamak gibi değil. Psikolojik olarak da, yaşam tarzı olarak da bambaşka bir şey. Bir kere muazzam bir özgürlük var. Ben şimdi istesem İtalya’ya bile gidebilirim, yanımda da sizi götürebilirim. Evim olan tekne her yere gidebilir. Beni karaya bağlayan tek şey o gördüğünüz tahta pasarella.

Tanju Ergil Teknesi

Froggy bir süngerci teknesi. Bodrum’da tersanesi olan Erol Ağan (Çolak Erol) tarafından yapılmış.

Froggy’den biraz bahseder misiniz?
Froggy bir süngerci teknesi. Bodrum’da tersanesi olan Erol Ağan tarafından yapılmış. Çok güzel bir tekne. Dalgayı çok iyi tutar. Ben bu tekneyle dalgadan kolay kolay korkmam. Ben yanlış yapsam bile teknem hatamı düzeltir. İngilizler teknelere “iyi niyetli” ya da “kötü niyetli” derler. Froggy tam anlamıyla iyi niyetli bir tekne. İyi niyetli bir tekne, kaptan hata yapsa bile adam eder kendisini. Bu tekne haftasonu dolaşalım diye değil, uzun yolculuklar içindir.

Evde yaşamaktan nasıl vazgeçtiniz?
Zaten çocukluğumda teknem vardı. Büyüyüp de çalışma hayatına atıldığımda tekneden biraz uzaklaşmak zorunda kaldım. Ama teknede yaşamaya başlamak hep aklımdaydı. Sekiz yıl önce kararımı verdim ve bu tekneyi aldım.

Teknede yaşamanın avantajları ne?
Bir kere sürekli temiz hava var. Ayrıca sürekli hareket halindesiniz. Bu da vücudunuzun çeşitli kaslarını çalıştırmayı sağlıyor. Ben sağlığımı teknede yaşamaya borçluyum. Ayrıca sürekli olarak etrafı dinlemeyi öğreniyorsunuz. Çünkü teknede sürekli olarak ses vardır. Halattan gelen sesler, direkten gelen sesler, rüzgardan, dalgadan gelen sesler… Ben teknenin tüm seslerini tanırım. Bir de tabii en güzeli, nereye giderseniz gidin evinizi de yanınızda götürebiliyorsunuz. Kendi evinizle İtalya’dasınız, Fransa’dasınız. Üstelik kitaplarınız, bilgisayarınız diğer eşyalarınız sizinle birlikte.

Tekne neler öğretiyor, neler kazandırıyor insana?
Bir kere en önemlisi elinizde olmayan bir kuvvetin sizi isterse batırabileceğini, isterse de götürebileceğini fark ediyorsunuz ve bu kuvvete hürmet etmeyi öğreniyorsunuz. Denizin keyfini aşıp da tamamen kendi keyfinize göre bir şey yapamıyorsunuz. Zaman zaman 6 metre dalgalarla boğuşuyorsunuz ve hiçbir seçeneğiniz yok. O durumda dalganın size faydalı olmasını sağlamaya çalışıyorsunuz. Yani yaşamayacağınız bir şeye kalkışmamayı öğreniyorsunuz.

“Tekneyle hayatı paylaşıyorsun”

“Ben normalde hep spor giyinen bir insanım. Konferanslarımı da spor kıyafetlerle veririm. Ancak bir gün bir sebepten ötürü okula takım elbiseyle gitmiştim. Herkes beni öyle görünce çok şaşırdı. “Ne oluyor hocam?” dediler. Ben de “Sonunda hayatımın geri kalan kısmını birlikte geçirebileceğim, her yere birlikte gidebileceğim hayat arkadaşımı buldum, o yüzden böyle giyindim” dedim. Onlar da kim olduğunu sordular. Ben de teknemin ismini söyledim. Gerçekten de öyle; insan teknesine öyle yakın hissediyor kendisini. Bir araba gibi değil. Çünkü arabanın içinde yatıp kalkmıyorsun, yemek yemiyorsun. Ama tekneyle çok şey yaşıyorsun, maceralar atlatıyorsun, birlikte vakit geçiriyorsun, bir anlamda hayatı paylaşıyorsun. Sevgi bir gelişmedir daima. Eğer siz sevdiğiniz insanla gelişmiyorsanız, değişmiyorsanız, o da sizinle birlikte bir değişim ya da gelişim göstermiyorsa ortada sevgi yoktur. Tekne de onu yapıyor size. Hem sizi geliştiriyor, hem de kendisi gelişiyor.

Tanju Ergil Teknede

Teknede yaşamak için yalnızlığı sevmek gerekiyor. Tanju Ergil’in en iyi dostları, kitapları…

Günlük hayatınız nasıl geçiyor teknede, evdeki gibi mi?
Hiç fark etmiyor, aynı evdeki gibi yaşıyorum. Sabahları 5’te kalkarım en geç. Kalktıktan sonra derslerime hazırlanıyorum. Tekneye bir bakarım yapılması, toparlanması gereken bir şeyler var mı diye. Sonra da okulumun yolunu tutarım.

Kışın ısınmak zor oluyor mu?
Hayır, hiç sorun olmuyor. Sobayla ısınıyorum. Aslında teknemin ısınma tertibatı vardı ama kullanmadığım için söktürdüm. Ahşap bir tekne olduğu için sadece bir elektrikli soba bile teknemin içini sıcacık yapıyor. Ben teknemin içinde üşüdüğümü bilmiyorum.

Marinada sizin gibi sürekli teknede yaşayan komşularınız var mı?
Sanırım marinada yaşayan sadece benim.

Çoğunlukla yalnız mısınız?
Evet. Zaten teknede yaşıyorsan yalnızlıktan hoşlanman lazım. Arkadaşlarınla oturmak, vakit geçirmek istiyorsan arkadaşlarını çağırırsın tekneye. Ama ben yalnızlığı çok seviyorum. Kitaplarım benim en iyi arkadaşlarım, Sheakspeare var, Bertrand Russel var benimle birlikte. Kitap okurken onlarla konuşuyormuşum gibi hissederim. Konuşmak istemediğim zaman kitabı kapatmam yeterli oluyor. Ama yalnız yaşayamayanlar için zor tabii teknede yaşam.

Peki, hiç zorluğu yok mu?
Tabii var. Bir kere teknede sürekli olarak bir yerler akar, sızar. Mesela kışın yatarken yüzünüze damlayan suyla uyanabilirsiniz. Ayrıca tekne, kıskanç ve kaprislidir. Sürekli ilgi ve bakım ister. Biraz ilgilenmediğinizde, iki gün bıraktığınızda canınıza okuyabilir. O yüzden sürekli ilgilenmeniz, bakmanız gereklidir. Ayrıca sürekli sallanmak, istediğin her şeyi bulamamak insanlara zor gelebilir. Ama ben bu zorlukları da seviyorum. İstediğiniz ve sevdiğiniz birşey için daima zahmete katlanmalısınız. Ben bunları zorluk olarak görmüyorum. Bilakis zevkli buluyorum. Düşünsenize karlı havalarda gece yarısı güverteye çıkıp, battaniyeye sarınıp yıldızları izlemenin tadını başka nerede yaşayabilirsiniz?

Masraf açısından bakıldığında teknede yaşamak daha mı pahalı?
Teknenin masrafı; bakımı ve marina kirası. Özellikle benimkisi gibi ahşap bir teknenin daha çok bakıma ihtiyacı oluyor. Ama tüm bunları topladığında yılda 7-8 bin dolara geliyor. Bu parayı 12 aya böldüğünde ise evde yaşamaktan ucuza geliyor. Ayrıca eğlenceye daha az para ödüyorsun. Balık yemek için deniz kıyısı bir restorana gitmeye gerek yok çünkü zaten denizin üstündesin. Güverteye çıktın mı İstanbul’un en güzel terası evinin üstünde.

Teknede yaşamak için denizi sevmek yeterli mi?
Bir kere öncelikle denizi sevmenin ne demek olduğunu anlamak lazım. Deniz iki türlü sevilir; bir oturup seyredersin akşama kadar. Bir de üzerinde tekneyle dolaşırsın. İkisi aynı şey değil. Denizi seven bazı kişiler tekneye binmek dahi istemeyebilir. Ama tekneyle, denizin üstünde oyalanmayı bilmek başka bir şey.

Tanju Ergil Teknesi Froggy

Tanju Ergil teknesi Froggy’de kendi düzenini kurmuş.

Peki ya yaşamak…
O da adamına bağlı. Mesela ben hayatım boyunca kendi kendime yaşayabilen bir insandım Amerika’da üniversitede ders verirken haftanın üç günü dağda kamp yapardım. Teknede yaşamak da biraz kamp hayatı gibi oluyor. Yalnız teknede biraz daha lüks yaşıyorsun. Kampta bu kadar lüksü bir arada bulamazsın. Ama bazı insanlar teknede yaşamı sevmeyi anlayamayabiliyorlar. Mesela buradaki yaşam alanımın çok küçük olduğunu söylüyorlar. Burası küçük değil ki!

Tekne alıp da içinde yaşamak isteyenlere ne önerirsiniz?
Teknenin içine mi girmek istiyorsun yoksa kenarda oturup dalgaları mı seyretmek istiyorsun önce buna karar vermelisin. Bana kalırsa teknede yaşamak isteyen kişiler öncelikle arkadaşlarının teknesiyle uzun bir seyahate çıksınlar ve tekne yaşamını öğrensinler. O zaman sevip sevmeyeceklerini anlayabilirler.

Günün birinde yine eve dönmeyi düşünür müsünüz?
Valla benim hiç öyle bir niyetim yok. Arkadaşlarım artık bir evde yaşamam gerektiğini söylüyorlar ve sürekli benimle uğraşıyorlar ama ben ölene kadar teknede yaşamak istiyorum. Zaten bir evim de yok. Bırakırlarsa niyetim ölene kadar burada yaşamak. MBY

Dergimize Abonelik Merkezi web sitesinden hızlı ve kolayca abone olabilirsiniz.

Yorumunuzu yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir