Rio yolcularına tebrikler – Haluk Babacan

En az olimpiyat madalyası almak kadar değerli hale gelen olimpiyat kotalarında başarılı olan sporcularımızı kutluyoruz ama potansiyelimiz bunun üstündeydi.

Yarış Yorum - Haluk Babacan
Finn sınıfında Alican Kaynar, çok zorlu rakiplere karşı iyi bir yarış çıkararak sınıfın geleneğini bozmadı ve Olimpiyat kotasını kazandı. Daralan ve talibi gittikçe artan olimpiyat kotalarını almak neredeyse olimpiyat madalyası kadar değerli oldu. Bazı sınıflarda boş kalan yerlere davetle yarışçı çağrılırken yelken sporunun yaygınlaşması ve bölünen ülkelerden dolayı yarışçı sayısının artması kota almayı çok zorlaştırdı.

Yelken ailesinin en son tartışması ise olimpiyatlarda temsil edecek sporcu sayısı oldu. Bazı kaynaklar dört sporcu derken, diğerleri üç sınıfta katılım olacak diye bildirdi. Her zamanki gibi, biz yine sevinmeyi beceremedik. Kazanılan her kota bir önceki olimpiyat oyunları kotalarına göre daha zor alınıyor. 2020 Tokyo Oyunları için çıta daha da yukarı çıkacak. O günler için şimdiden plan yapmazsak üç kotanın alındığı Rio Oyunları’nı hasretle anarız.

Uzun zaman sonra katılım sayımız inişe geçti. Laser ve Windsurf sınflarında kota alınamadı. Büyük mücadelelerle kazanılan kotalara sevinirken diğer taraftan alınamayan kotalara üzülüyor ve endişeleniyoruz. Başarılı olan, olamayan, olimpiyat kotası için savaşan tüm olimpik ulusal takım sporcularımızı kutluyor, harcadıkları emekler için kendilerine sonsuz teşekkür ediyorum.
Şimdi kota mücadelesi geride kaldı. Birden çok olimpiyat oyunu deneyimine sahip, yelken ailemizin değerli isimlerinin Rio şanslarını değerlendirmek gerekiyor. Çağla, yıllar içerisinde yükselen performansı, Meksika’daki yarışlarda aldığı sekizincilikle beraber sınıfının önde gelen isimlerinden. Mental yönden kendisini iyi hazırlar, yarışlarda sakin kalmayı başarırsa madalya yarışına kalır. Hatta üç sınıf içerisinde en iyi dereceyi ondan bekliyorum.

Alican Kaynar, ülkemizin en gelenekli olimpik sınıfında yarışıyor. Finn’de başarı sürpriz değil. Arif Gürdenli’nin kazandığı 11’incilik, Enver Adakan’ın Sidney’de elde ettiği 8’incilik geleneklerinin ne kadar güçlü olduğunun bir göstergesi. Alican, Londra Oyunları’nda genç yaşta elde ettiği deneyimi, planlı ve yoğun bir çalışmayla Rio’ya taşıdı. Kendine güvenini korur, potansiyelini gösterebilirse madalya yarışı yapabilir. Umarım yanılmam.

470 sınıfının ülkemizdeki duayenleri sevgili Çınar kardeşlere en büyük teşekkürü borçluyuz. Üç olimpiyattır 470 gibi teknik bir sınıfta bıkmadan mücadele verdiler. Gayretleri ve azimlerine şapka çıkartıyorum. Bu kadar değerli sporcuların yanına ne üzücüdür ki bir ekip daha koyamadık. Yıllardır suni teneffüsle yaşayan 470 sınıfı nasıl yeni ekipler çıkartacak çok merak ediyorum. Yarışlarda onlardan beklentim ise Londra Oyunları’ndaki yarışlarda yaptıkları gibi müthiş bir “pin end” start. Telefonda yarışı anlatan spikerin start anındaki heyecanını bugün bile anımsıyorum. Yarışlarda ne yapacaklarını kestirmek zor, madalya yarışı zor gibi gözüküyor ama bir iki iyi yarış yapıp iyi skorlar alabilirler umarım.

Olimpiyat oyunlarında yarışabilecek diğer sınıflarımızdan Laser ve Windsurf ise büyük üzüntü oldu. Alttan gelenleri bir türlü elit seviyeye çıkartma sistemini kuramadık. Bir sürü yetenekli yarışçı varken olimpik düzeyde istenen başarı bir türlü yakalanamadı. Ülkemizin koşulları göz önüne alındığında laser ve windsurf en başarılı sınıflar olabilirlerdi ancak ne yazık ki bunun tam tersi bir görüntü sergiliyoruz.

Sonuç olarak bir kez daha tüm kota alanları kutluyor, başarılarının Rio’da da sürmesini diliyorum. Onlarla beraber dört yıllık olimpiyat yolculuğuna çıkmış, bu iş için çaba göstermiş tüm olimpik sporcuları da cesaretleri ve emeklerinden dolayı tebrik ediyor, mücadeleyi bırakmadan sürdürmelerini tavsiye ediyorum. Alttan gelenlerin onların deneyimlerine ihtiyaçları var.

Adil ve kolayına rüzgârlar dilerim. MBY

Dergimize Abonelik Merkezi web sitesinden hızlı ve kolayca abone olabilirsiniz.

Yorumunuzu yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir