Yelkenciliğin kaderini değiştiren 50 tekne

Yelkenciliğin kaderini değiştiren 50 tekne - Mariquita

Yelkenciliğin kaderini değiştiren 50 tekne – Mariquita

Tarihçilere, dünya çevresinde yapılan yarışların kazananlarına ve efsanevi yelkencilere sporun kaderini değiştiren teknelerin hangileri olduğunu sorduk.

Mariquita

1911, William Fife III
Mariquita; Britannia, J Class ve sonrasında gelen 12 metre sınıfının da dahil olduğu “Büyük Sınıf” devlerle yaşayan tek bağımız. 125ft’lik randa arma, yeni 19 Metre sınıfının bir parçası olarak, match race’lerde kullanılmak için tasarlanmış. Yalnızca dört adet inşa edilmiş. Mariquita hafif havada iyi performans göstermiş ve diğerlerinin aksine günümüze kadar gelebilmiş. Uzun yıllar ev olarak kullanılan tekne 1991’de balçığın içinde bulunup, restore edilerek 2003’te denize atılmış ve bugün hâlâ yarışıyor.

Yelkenciliğin kaderini değiştiren 50 tekne - ABN Amro One

Yelkenciliğin kaderini değiştiren 50 tekne – ABN Amro One

ABN Amro One

2005, Juan Kouyoumdjian
Volvo Ocean Race’i kazanan kaptanlardan ikisi, Juan Kouyoumdjian’ın 5,6m genişliğe sahip, keskin çeneli ABN Amro One’ını aday gösterdiler. Tekne VOR 2005-06 yarışının galibi. Kaptanı Mike Sanderson: “Ben tarafsız olamam ama ABN Amro One çok özeldi ve gerçekten iyi bir offshore yarış teknesinin nasıl olması gerektiği konusunda insanların fikirlerini değiştirdi.”

Sanderson, “Bu tekne Volvo 70’lerin ilk jenerasyonu olduğundan insanların kuralı nasıl yorumlayacağını görmek ilginç olacaktı,” diyor. Diğer faktör ise ekibin çoğunluğunun Open 60’la yarışmış olmasıydı. “Teknenin konspetine farklı bir yaklaşımla geliştirdik: Balon bumbası yok, furling No.4 jib’ler, çift dümen palası, lazyjack’ler, balonda snufferlar. Bunların solo yelken yaparken kullanılan malzemeler olmaktan çıkıp, dünyanın çevresinde yarışırken takımımızı daha süratli kılacak donanımlar olabileceğini düşündük.”

Son Volvo Ocean Race’in kazananı Ian Walker: “Bu tekne jenerasyonu öncekilerin 24 saatlik rekorlarını yerle bir ederek günlük 600 mil seyri mümkün kıldı.”

“ABN Amro inşa açısından oldukça radikal bir tekneydi ancak en önemlisi her şeyden önce stabiliteye öncelik verilmesiydi ki ıslak yüzey alanı bunun bir göstergesi. Farr’larda ıslak yüzey alanı daha alçaktı ve balon bumbayla bile start alınabiliyordu!

Asimetrikler daha yüksek açılara girmeyi mümkün kılıyor ve sıklıkla düzeltme momentine ihtiyaç duyuyorlardı. ABN Amro One’da ayrıca çift dümen palası ve daha fazla ayna batması olması tekneyi hafif havada yavaşlatsa da, kuvvetli havada süratlendiriyordu. Tekne ilk liman içi yarışta sonuncu geldiğinde bazı kuşkular oluşmuştu ve yarışın büyük bir kısmı hafif havada gerçekleşiyordu, fakat apazda öylesine süratliydi ki bu herhangi bir dezavantaj yaratmadı.”

Siyah tekne dokuz offshore yarıştan altısını kazandı. Sanderson: “İnşa edilen tüm Volvo 70’lerde – hatta ardından gelen tüm offshore teknelerde bizim taktığımız ismiyle ‘Black Betty’den bir parça görebiliyorsunuz.”

Yazının devamı Ocak 2017 sayımızda..

Dergimize Abonelik Merkezi web sitesinden hızlı ve kolayca abone olabilirsiniz.

Yorumunuzu yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir