Honda’nın e:HEV teknolojisiyle donatılan Jazz Crosstar; düşük yakıt tüketimi, akıllı iç mekân çözümleri ve konforlu sürüşüyle sınıfının en mantıklı seçeneklerinden biri olmayı sürdürüyor.
Honda Jazz Crosstar e:HEV, günümüz otomobil dünyasında giderek kaybolan “mantıklı otomobil” kavramını hâlâ yaşatabilen nadir modellerden biri. SUV’lerin domine ettiği pazarda kompakt boyutlarını korurken sunduğu geniş yaşam alanı, düşük yakıt tüketimi ve pratik kullanım özellikleriyle şehir hayatında farklı bir yerde konumlanıyor. Ancak Jazz Crosstar’ı ilginç kılan yalnızca ekonomik bir hibrit olması değil; aynı zamanda uzun yol kullanımında da şaşırtıcı derecede olgun bir karakter sergilemesi.
İstanbul-İzmir arasındaki uzun yol sürüşümüzde ilk dikkat çeken detay, otomobilin sunduğu görüş açıları oldu. İnce A sütunları, geniş ön cam ve yüksek oturma pozisyonu sayesinde araç şehir içinde küçük bir hatchback, sürüş hissi olarak ise kompakt bir crossover karakteri sunuyor. Özellikle son yıllarda yoğunlaşan İzmir trafiğinde manevra kabiliyeti ciddi avantaj yaratırken, uzun yolda da sürücüyü yormayan ferah bir sürüş atmosferi oluşturuyor.
Crosstar versiyonu standart Jazz’a göre daha maceracı bir tasarım dili taşıyor. Siyah plastik gövde eklentileri, tavan rayları ve yükseltilmiş süspansiyon yapısı onu klasik hatchback çizgisinden uzaklaştırıyor.
Kaputun altında Honda’nın e:HEV adı verilen tam hibrit sistemi görev yapıyor. 1.5 litrelik atmosferik benzinli motorla iki elektrik motorunun birlikte çalıştığı sistem, klasik hibritlerden farklı bir karaktere sahip. Şehir içinde elektrik motorunun baskın çalışmasıyla otomobil çoğunlukla sessiz ilerliyor.
Yakıt tüketimi ise Jazz Crosstar’ın en güçlü kozlarından biri. İstanbul şehir içi kullanımında 3.5-4.5 litre/100 km bandında dolaşabilen tüketim değerleri, sakin kullanımlarda daha da aşağı inebiliyor. Özellikle hibrit sistemin şehir içindeki verimliliği düşünüldüğünde, Jazz Crosstar bugün pazardaki en ekonomik otomobillerden biri olarak öne çıkıyor.
Sürüş karakteri tamamen konfor odaklı. Süspansiyon sistemi bozuk şehir asfaltında başarılı bir şekilde görevini yerine getirirken, yüksek süratlerde de beklenenden daha dengeli hissettiriyor. Elbette sportif bir hatchback kadar keskin tepkiler beklememek gerekiyor. Özellikle sert virajlarda yüksek gövde yapısının etkisi hissediliyor.
İç mekânda ise Jazz’ın yıllardır koruduğu en büyük avantaj hâlâ “Magic Seats” sistemi. Arka koltuk minderlerinin yukarı kaldırılabilmesi sayesinde scooter, bisiklet ya da büyük çantalar için segmentinin çok ötesinde bir kullanım alanı yaratılıyor. Dışarıdan bakıldığında küçük görünen otomobilin içeride sunduğu yaşam alanı hâlâ etkileyici.
Multimedya sistemi ve dijital gösterge paneli modern görünse de bazı rakiplerine göre daha sade bir kullanım sunuyor. Fiziksel klima kumandalarının korunmuş olması ise sürüş sırasında ciddi ergonomi avantajı yaratıyor. Malzeme kalitesi tarafında da Honda işlevselliği ön planda tutmuş.
PressReader ve Magzter üzerinden okuyabilir veya iOS uygulamamızdan abone olabilirsiniz.
📖 Hâlâ elinize dergi alıp sayfaları çevirmek sizin için ayrı bir keyifse, dergimizi Shopier üzerinden satın alabilir ya da abonelik başlatabilirsiniz.




