Dr. Meltem Ulu’nun iki yıllık araştırmaya dayanan kitabı Bodrum Bir Masaldı, kaptan İsmet Cengiz’in yaşamı üzerinden yarımadanın süngercilikten modern yatçılığa uzanan denizcilik dönüşümünü belgeliyor.
Ege’nin kıyı yerleşimleri arasında Bodrum, denizle kurduğu doğrudan ilişki ve yetiştirdiği denizcilerle özgün bir yere sahiptir. Günümüzde daha çok yatçılık ve turizm merkez kimliğiyle öne çıkan yarımada, bu dönüşümü birkaç kuşak içerisinde tamamlayan derin bir deniz bahriyene ve zanaat geçmişine ev sahipliği yapar. Dr. Meltem Ulu tarafından kaleme alınan ve Ayrıkotu Yayınevi etiketiyle okurla buluşan Bodrum Bir Masaldı başlıklı çalışma, bu tarihsel süreci tek bir denizcinin hatıratı üzerinden değil, kentin kolektif denizcilik hafızasını kayıt altına alan kapsamlı bir araştırma olarak sunuyor.
Yaklaşık iki yıl süren sözlü tarih ve arşiv çalışmalarının ürünü olan kitap, merkezine “Deli İsmet” lakabıyla tanınan deneyimli denizci İsmet Cengiz’i alıyor. Spinalonga’dan Bodrum’a uzanan bir aile göçüyle başlayan anlatı; süngercilik dönemi, ahşap tekne yapım zanaatı, Mavi Yolculuk rotalarının oluşumu ve kentin sosyo-ekonomik yapısındaki köklü değişimleri aşama aşama inceliyor.
Spinalonga’dan Bodrum kıyılarına uzanan bir yerleşim hikâyesi
Kitabın ilk bölümü, Cengiz ailesinin Doğu Akdeniz’deki göç hatlarını ve Bodrum’a yerleşim süreçlerini ele alıyor. Girit açıklarındaki Spinalonga Adası’ndan bölgeye taşınan aile hafızası, Bodrum’un 20. yüzyılın başındaki kıyı yaşamına dair somut veriler sunuyor. Dönemin zorlu iklim ve coğrafi şartlarında denize bağlanan bölge halkı için denizcilik, bir meslekten öte temel bir yaşam idame biçimi olarak öne çıkıyor.
İsmet Cengiz’in çocukluk ve gençlik yıllarına odaklanan bu kesit, aynı zamanda Bodrum’un kapalı ekonomiden deniz odaklı üretime geçiş aşamalarını da belgeliyor. Süngercilikle başlayan ilk temaslar, bölge denizcilerinin Ege ve Doğu Akdeniz sularındaki seyir tecrübelerini şekillendiren temel unsur olarak dikkat çekiyor.

Süngercilikten ahşap tekne imalatına
Bodrum Bir Masaldı, yarımada denizciliğinin en kritik evrelerinden biri olan süngercilik dönemine geniş bir yer ayırıyor. Ekipman yetersizlikleri, dalış teknikleri ve uzun süreli açık deniz seferlerinin getirdiği teknik zorluklar, İsmet Cengiz’in bizzat tecrübe ettiği tanıklıklar üzerinden aktarılıyor. Süngercilik, sadece bir avcılık faaliyeti olarak değil; tekne tasarımı, kıyı lojistiği ve denizci dayanışmasının geliştiği ana omurga olarak değerlendiriliyor.
Süngercilikle kazanılan deniz tecrübesi, zamanla bölgedeki ahşap tekne yapım zanaatının da temelini oluşturdu. Bodrum guletlerinin ve tirhandillerinin form kazanmasında, sünger avcılarının deniz koşullarına dair edindiği pratik bilgilerin doğrudan etkisi mevcuttur. Çalışmada, geleneksel marangozluk yöntemlerinden modern imalat tekniklerine geçiş süreci, tersane ve imalathane kültürünün gelişimiyle birlikte detaylandırılıyor.
Mavi Yolculuk’un doğuşu
Süngercilik ve ahşap tekne imalatının yanı sıra kitabın ağırlık merkezlerinden birini de Mavi Yolculuk kavramının ortaya çıkışı oluşturuyor. Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı, Azra Erhat ve ekibinin başlattığı ilk deniz rotaları, bölgedeki yerel kaptanların ve sünger teknelerinin rehberliğinde şekillendi. “Deli İsmet” Cengiz’in bu süreçteki tanıklıkları, Mavi Yolculuk’un ticari bir turizm faaliyetine dönüşmeden önceki özgün halini gözler önüne seriyor.
Kitap, turizmin gelişmesiyle birlikte Bodrum’un sosyal yapısında meydana gelen dönüşümü de tarafsız bir editoryal yaklaşımla ele alıyor. Kıyı mimarisinden günlük yaşam alışkanlıklarına, liman içi hiyerarşiden ticari ilişkilere kadar pek çok alan, denizin getirdiği yeni ekonomik modelle yeniden şekilleniyor. Bodrum Bir Masaldı, bu değişimi sadece olumlu yönleriyle değil, kaybolan geleneksel değerler ve unutulan denizcilik pratikleri üzerinden de sorguluyor.
Kişisel biyografinin ötesinde bir deniz tarihi kaydı
Dr. Meltem Ulu’nun titiz bir akademik ve editoryal süzgeçten geçirdiği çalışma, biyografik bir anlatı sınırlarını aşarak yerel tarih araştırmaları için kaynak niteliği taşıyor. Kitapta yer alan anlatılar, Bodrum’un bugün sahip olduğu yatçılık altyapısının hangi tarihsel birikim üzerine inşa edildiğini net bir şekilde gösteriyor.
Ayrıkotu Yayınevi tarafından basılan eser, hem Bodrum’un yakın geçmişine ilgi duyan okurlar hem de Ege denizcilik tarihi üzerine çalışan araştırmacılar için kıymetli bir dokümantasyon sunuyor. İsmet Cengiz’in anıları nezdinde kayda geçirilen bu hafıza, yarımadanın denizle kurduğu tarihsel bağı koruma adına önemli bir boşluğu dolduruyor.
PressReader ve Magzter üzerinden okuyabilir veya iOS uygulamamızdan abone olabilirsiniz.
📖 Hâlâ elinize dergi alıp sayfaları çevirmek sizin için ayrı bir keyifse, dergimizi Shopier üzerinden satın alabilir ya da abonelik başlatabilirsiniz.





