Ege yaşamına yeni bir yorum: Urla 77

Ege yaşamına yeni bir yorum: Urla 77

Denizcilerin, yelkencilerin ve doğayla iç içe bir yaşam arayanların son yıllardaki gözde adreslerinden biri haline gelen Urla’da hayata geçirilen Urla 77 projesi, tek katlı mimarisi, sürdürülebilir yaklaşımı ve dört mevsim yaşam kurgusuyla dikkat çekiyor.

Urla son yıllarda yalnızca İzmir’in değil, Türkiye’nin en dikkat çekici yaşam destinasyonlarından biri haline geldi. Bağ rotaları, gastronomi kültürü, sanat etkinlikleri, doğal dokusu ve düşük yoğunluklu yaşam anlayışıyla öne çıkan bölge, özellikle pandemi sonrası dönemde şehirden tamamen kopmadan daha sakin bir hayat arayanların radarına girdi. Bu dönüşümün son örneklerinden biri de Nurol GYO ve Prokar ortaklığında geliştirilen Urla 77 projesi oldu.

Tersane İstanbul, Aliée Hotel’de düzenlenen basın buluşmasında proje hakkında detaylı bilgiler paylaşan Nurol GYO Yönetim Kurulu Üyesi Tarık Ongun, son yıllarda değişen yaşam alışkanlıklarının konut tercihlerini de dönüştürdüğüne dikkat çekti. Ongun’a göre artık kullanıcılar yalnızca bir konut değil; doğayla bağ kurabilecekleri, mahremiyet sunan, yılın dört mevsimi yaşayabilecekleri ve yaşam kalitesini artıran yeni nesil yaşam alanları arıyor. Bu yaklaşım doğrultusunda geliştirilen Urla 77, şehir yaşamından tamamen kopmadan daha sakin ve dengeli bir hayat kurmak isteyenlere hitap ediyor.

Urla 77’de sürdürülebilirlik, mimariden peyzaja kadar projenin her aşamasında kendini gösteriyor.

Ege’de Yeni Bir Yaşam Yorumu

İzmir’in hızla değer kazanan ilçesi Urla’da geliştirilen Urla 77, yalnızca bir konut projesi olmanın ötesinde, değişen yaşam alışkanlıklarına yanıt vermeyi hedefleyen yeni nesil bir yaşam modeli olarak dikkat çekiyor. Nurol GYO ve Prokar işbirliğiyle kurulan NP Ortaklığı tarafından hayata geçirilen proje, toplam 77 bin metrekarelik bir alan üzerinde yükseliyor ve tamamı tek katlı, bahçeli ve müstakil olarak tasarlanan 77 villadan oluşuyor.

Bugün insanlar yalnızca bir ev satın almak istemiyor; doğayla ilişki kurabilecekleri, mahremiyet sunan, nefes alabilecekleri ve yılın tamamında yaşayabilecekleri yaşam alanları arıyor. Urla 77’nin çıkış noktası da tam olarak bu değişen beklentilere dayanıyor. Proje, şehir yaşamının sunduğu olanaklardan tamamen vazgeçmeden, doğanın ritmine daha yakın bir hayat kurmak isteyenlere hitap ediyor.

Urla 77’nin en dikkat çekici özelliklerinden biri, tüm villaların tek katlı olarak tasarlanmış olması. Son yıllarda özellikle Avrupa ve Amerika’da yeniden popülerlik kazanan bu yaşam anlayışı; erişilebilirlik, konfor ve doğayla daha güçlü ilişki kurabilme avantajlarıyla öne çıkıyor.

Projede 2, 3, 4 ve 5 odalı villa seçenekleri bulunuyor. 167 metrekare ile 388 metrekare arasında değişen yaşam alanları sunan villalar, geniş bahçeler ve teraslarla destekleniyor. Daha büyük villa tiplerinde ise özel yüzme havuzu ve bağımsız ikinci yaşam alanları yer alıyor. Bu alanlar misafir evi, hobi odası, sanat atölyesi ya da ev-ofis olarak kullanılabilecek şekilde tasarlanmış.

Doğal taş, ahşap ve toprak tonlarının öne çıktığı Urla 77, doğayla bütünleşen bir yaşam deneyimi sunuyor.

Doğayla Uyumlu Bir Yaşam Kurgusu

Projenin mimari dili, Urla’nın taş evlerinden ve Ege’nin yalın yaşam kültüründen ilham alıyor. İç mekanlarda doğal taş, ahşap ve toprak tonlarının hakim olduğu sade bir tasarım yaklaşımı benimsenirken; geniş açıklıklar sayesinde iç ve dış mekan arasındaki sınırlar mümkün olduğunca azaltılıyor. Amaç, ev sahiplerinin günün büyük bölümünü doğayla iç içe geçirebilmesi.

Şömine, yerden ısıtma ve VRF iklimlendirme sistemleri gibi detaylar da dört mevsim yaşam konforunu destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.

Urla 77’de sürdürülebilirlik, proje tasarımının temel bileşenlerinden biri olarak ele alınmış. Güneş enerjisi panelleri, yağmur suyu toplama sistemleri ve elektrikli araç şarj üniteleri gibi çevre dostu uygulamalar projede standart olarak sunuluyor. Peyzaj tasarımında ise bölgenin iklimine uyum sağlayan yerel bitki türleri tercih edilerek su tüketiminin azaltılması hedefleniyor.

Urla’nın doğal atmosferi kadar sosyal yaşam olanakları da projede önemli bir yer tutuyor. Açık yüzme havuzu, çocuk havuzu, fitness merkezi, pilates salonu, sauna, buhar odası, tenis ve padel kortları, basketbol sahası, çocuk oyun alanları ve kafe gibi sosyal donatılar, farklı yaş gruplarının ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde planlanmış.

Deniz Kültürünün Merkezinde

Urla’nın en önemli avantajlarından biri kuşkusuz denizle kurduğu güçlü bağ. Çeşme Yarımadası’nın giriş kapısı konumundaki Urla; marinaları, koyları, yelken ve deniz kültürüyle Ege’nin en özel yaşam merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Urla 77 de bu yaşam kültürünün merkezinde konumlanıyor. Proje, Urla merkeze yakınlığı, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na kolay erişimi ve Alaçatı ile Çeşme’ye kısa mesafesi sayesinde hem sürekli yaşam hem de ikinci konut kullanıcıları için önemli avantajlar sunuyor. Gastronomi rotaları, bağ yolları, sanat etkinlikleri ve yarımadanın doğal zenginlikleri de projenin çevresel değerini artıran unsurlar arasında yer alıyor.

📱 Dergimizi dijital olarak okumak isteyenler için farklı platformlarda da erişim mevcut.
PressReader ve Magzter üzerinden okuyabilir veya iOS uygulamamızdan abone olabilirsiniz.
📖 Hâlâ elinize dergi alıp sayfaları çevirmek sizin için ayrı bir keyifse, dergimizi Shopier üzerinden satın alabilir ya da abonelik başlatabilirsiniz.