Polar Star Antarktika’da yolcu gemisini buzdan kurtardı

Polar Star Antarktika’da yolcu gemisini buzdan kurtardı

Antarktika’nın Ross Denizi açıklarında seyreden ultra lüks yolcu gemisi Scenic Eclipse II, McMurdo Boğazı yakınlarında yoğun buz kütleleri arasında sıkışarak mahsur kaldı. Modern teknolojinin zirvesi olarak kabul edilen gemi, dünyanın en güçlü nükleer olmayan buz kıranı USCGC Polar Star tarafından kurtarıldı. Polar Star’ın, tam da 50. yaş gününde bu kritik görevi üstlenmesi, ekstrem turizmin güvenliğini yeniden tartışmaya açtı.

“Dünyanın ilk Discovery Yacht’ı” olarak tanımlanan ve en ileri buz sınıfı teknolojileriyle donatılan Scenic Eclipse II, Antarktika’nın en uzak noktalarından Ross Denizi’nde, buzlar arasında sıkıştı.
Gemi, McMurdo Boğazı’nın yaklaşık 8 deniz mili açığında manevra kabiliyetini yitirince, kaptan yardım talep etti. Yardım çağrısı üzerine, bölgede “Operation Deep Freeze” kapsamında görev yapan ABD Sahil Güvenlik buz kıranı USCGC Polar Star hızla bölgeye sevk edildi. Operasyonun en dikkat çekici yanı ise zamanlamasıydı; Polar Star, tam da hizmete girişinin 50. yıl dönümünü kutladığı 17 Ocak günü kurtarma görevine başladı.

13.500 tonluk ağırlığı ve 122 metrelik devasa gövdesiyle Polar Star, dairesel manevralarla yolcu gemisinin etrafındaki buz basıncını kırarak Scenic Eclipse II’nin güvenli sulara dönmesini sağladı. Yaklaşık 4 deniz mili boyunca lüks yata eşlik eden buz kıran, tecrübenin teknolojiyle olan imtihanında başrolü üstlendi.

Dünyanın en güçlü nükleer olmayan buz kıranı

Polar Star

Sahil Güvenlik verilerine göre, 1976 yılında göreve başlayan Polar Star, hâlâ dünyanın en güçlü nükleer olmayan buz kıranı olma unvanını koruyor. 75,000’lik devasa motor kapasitesiyle en zorlu koşullarda bile durdurulamaz bir güç üretiyor.

Scenic Eclipse II her ne kadar, buzlu sularda hayatta kalmak ve ilerlemek için güçlendirilmiş
Buz Sınıfı (Ice-Class) bir gemi olsa da, Polar Star, buzun içinde diğer gemiler için yol açmak amacıyla tasarlanmış bir “Buz Kıran” (Icebreaker).

Polar Star, backing and ramming” (vur-kaç) tekniğiyle 6,4 metre (21 fit) kalınlığındaki katı buzu kırabiliyor. 1,8 metre kalınlığındaki buzun içinde 3 knot hızla durmaksızın ilerleme kabiliyetine sahip

Yapay zeka ile hazırlanmıştır.

Terminoloji savaşı: Kurtarma mı, destek mi?

Bu başarılı operasyon, denizcilik dünyasında ilginç bir terminoloji tartışmasını da beraberinde getirdi. ABD Sahil Güvenliği raporlarında “kurtarma” (rescue) ve “serbest bırakma” (freeing) ifadelerini kullanırken; Scenic Group, geminin hiçbir zaman gerçek bir tehlike altında olmadığını, yapılan müdahalenin sadece “seyir süresini kısaltmaya yönelik profesyonel bir yardım” olduğunu savundu.

Şirket yetkilileri, yolcuların bu anları bir “Antarktika macerası” olarak şampanyalarıyla izlediğini belirterek durumu yumuşatmaya çalışsa da, denizcilik otoriteleri aynı görüşte değil.

Yaşanan bu vaka, ekstrem turizm ile kutup güvenliği arasındaki kapasite farkına dair yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Sektör temsilcileri, ultra lüks seyahatlerin Antarktika gibi uzak ve tehlikeli rotalara olan ilgisinin, mevcut arama-kurtarma altyapısının sınırlarını zorladığına dikkat çekiyor. Yarım asırlık bir buz kıranın müdahalesine ihtiyaç duyulması, teknolojik olarak ne kadar gelişmiş olursa olsun, yolcu gemilerinin kutup şartlarında hâlâ dış desteğe bağımlı olduğunu kanıtlıyor yorumları yapıldı.

Uzmanlar, artan turistik trafiğin bölgedeki sınırlı kurtarma kapasitesini zorladığını ve bu durumun hem yolcu güvenliğini hem de hassas ekosistemi riske atabileceğini vurguluyor. Artan turistik trafiğe karşılık, bölgedeki lojistik güvenlik ağının ve ağır buz kıran filosunun modernize edilmesi gerekliliğini küresel denizcilik ajandasının üst sıralarına taşındı.

Uzmanlar, lüks kruvaziyer trafiğinin artmasının, dünyanın en hassas ekosistemlerinden birinde olası bir çevre felaketi riskini (yakıt sızıntısı vb.) artırdığı konusunda da uyarıyor.