Honda’nın küresel üretim standartlarını İzmir Aliağa’daki tesislerine taşıyan ilk scooter modeli Honda PCX125, teknolojik güncellemeleri ve optimize edilen motor yapısıyla Türkiye’de ön siparişe açıldı.
Motosiklet pazarında on yılı aşkın süredir liderliğini koruyan Honda Türkiye, üretim stratejisinde önemli bir dönüm noktasına imza atıyor. Markanın İzmir Aliağa’daki fabrikasında, global kalite protokollerine uygun şekilde hattan inen ilk model olan PCX125, Haziran ayı itibarıyla teslim edilmek üzere 9 Mayıs’ta ön sipariş sürecine başladı. 189 bin TL’lik satış fiyatıyla konumlandırılan model, yerli üretim etiketiyle hem bireysel kullanıcılar hem de ticari segment için rasyonel bir mobilite çözümü sunmayı hedefliyor. 2010 yılından bu yana Avrupa ve Türkiye pazarında referans kabul edilen PCX serisi, bu yeni adımla birlikte lojistik süreçlerde de avantaj elde etmeyi planlıyor.

eSP+ motor teknolojisi
Honda PCX125 modelinin merkezinde, markanın verimlilik odaklı geliştirdiği Smart Power Plus (eSP+) motor yapısı yer alıyor. 125 cc hacmindeki, su soğutmalı, SOHC ve dört supaplı bu ünite, şehir içi trafiğinin değişken temposuna uyum sağlayacak şekilde kalibre edilmiş durumda. Teknik veriler incelendiğinde; motorun 8.750 d/d’de 9,2 kW güç ve 6.500 d/d’de 11,7 Nm tork ürettiği görülüyor. Bu değerler, özellikle dur-kalk trafiğinde ihtiyaç duyulan torku alt devirlerden itibaren sürücüye sunabiliyor.
Yakıt ekonomisi, PCX serisinin tarihsel başarısının temel taşlarından biridir. Yeni nesil eSP+ motor, düşük sürtünme teknolojileri ve Stop&Start sistemiyle birleştiğinde WMTC standartlarına göre 100 kilometrede 2,1 litrelik bir tüketim değeri vadediyor. 8,1 litrelik yakıt deposu kapasitesi göz önüne alındığında, ideal koşullarda tek bir depoyla 385 kilometreye varan bir menzil katedilebiliyor. Bu rakamlar, modelin sadece kısa mesafeli ulaşımda değil, yoğun günlük kullanımda da operasyonel maliyetleri düşük tuttuğunu kanıtlıyor.

Sürüş güvenliği ve şasi optimizasyonu
Honda PCX125 şasisi, şehir içi kullanımın gerektirdiği yüksek manevra kabiliyeti ve stabilite dengesi gözetilerek çift katlı çelik iskelet yapısıyla tasarlanmıştır. Bu yapısal rijitlik, özellikle ani yön değişimlerinde motosikletin dengesini korumasına yardımcı oluyor. Süspansiyon sisteminde ise ön bölümde teleskopik çatallar, arka bölümde ise konfor odaklı rezervuarlı çift salıncak kolu kullanılıyor. Bu kombinasyon, şehir yollarındaki zemin bozukluklarının sürücü ve yolcu üzerindeki olumsuz etkilerini minimuma indirmeyi amaçlıyor.
Güvenlik donanımları tarafında Honda Seçilebilir Tork Kontrolü (HSTC), ıslak veya kaygan zeminlerde arka tekerleğin tutunma kaybını kontrol altında tutarak sürüş güvenliğini destekliyor. Frenleme sisteminde ise ön tekerlekte ABS destekli çift disk, arka tekerlekte ise disk fren yapısı tercih edilmiş. Bu sistem, panik frenleme anlarında tekerleklerin kilitlenmesini önleyerek stabil bir duruş mesafesi sağlıyor.

Dijital kokpit
Yeni PCX125’in kokpit alanı, sürücünün bilgiye erişimini kolaylaştıran modern unsurlar içeriyor. 5 inç büyüklüğündeki tam renkli TFT ekran, yüksek kontrastlı yapısıyla parlak ışık altında dahi teknik verilerin net bir şekilde okunmasını sağlıyor. Panel üzerinden hız, yakıt durumu ve ortalama tüketim gibi kritik verilere anlık olarak erişilebiliyor.
Teknolojik entegrasyonun en önemli parçası olan Honda RoadSync sistemi, akıllı telefonlarla tam uyumlu bir kullanıcı deneyimi sunuyor. iOS ve Android platformlarını destekleyen bu arayüz, Bluetooth üzerinden kask kulaklığına bağlanarak sürücünün dikkatini dağıtmadan navigasyon veya iletişim fonksiyonlarını yönetmesine olanak tanıyor. Sol gidon üzerinde bulunan, arkadan aydınlatmalı dört yönlü kumanda anahtarı ise gece sürüşlerinde dahi kullanım ergonomisini artırıyor.

Ergonomi ve fonksiyonel tasarım
PCX125’in dış tasarımı, akışkan çizgiler ve blok renk kullanımıyla rafine bir görünüme sahip. Kırmızı, beyaz, mavi ve gri renk seçenekleriyle sunulan gövde, sadece estetik kaygılarla değil, aerodinamik verimlilik ve rüzgar koruması hedeflenerek şekillendirilmiş. Sürücü için optimize edilen sele yüksekliği, zeminle olan teması kolaylaştırırken; arka tutunma barları yolcu için güvenli bir tutuş alanı yaratıyor.
Fonksiyonellik tarafında sele altındaki 30,4 litrelik depolama alanı, kask ve benzeri ekipmanların muhafazası için geniş bir hacim sunuyor. Bu geniş saklama kapasitesi, özellikle ticari kullanımda veya günlük market alışverişlerinde kullanıcıya önemli bir pratiklik sağlıyor.
İzmir Aliağa fabrikasında başlayan bu üretim süreci, Honda’nın yerel pazardaki yedek parça ve servis ağı gücüyle birleştiğinde, PCX125’in segmentindeki konumunu daha da sağlamlaştıracağını gösteriyor. Haziran başında yollarda olacak bu yerli üretim model, mühendislik kalitesini yerel avantajlarla birleştiren bir seçenek olarak öne çıkıyor.
PressReader ve Magzter üzerinden okuyabilir veya iOS uygulamamızdan abone olabilirsiniz.
📖 Hâlâ elinize dergi alıp sayfaları çevirmek sizin için ayrı bir keyifse, dergimizi Shopier üzerinden satın alabilir ya da abonelik başlatabilirsiniz.




