“Hayatlarımız neta olsun diye yelkenler fora” mottosuyla yola çıkan Art on the Boat, Setur Kalamış Marina ev sahipliğinde deniz tutkunlarını, sanatseverleri ve kültür dünyasını aynı güvertede bir araya getirdi.
İstanbul’un köklü denizcilik merkezlerinden Setur Kalamış Marina, deniz kültürünü sanat, gastronomi ve müzikle harmanlayan çok disiplinli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Bu yıl da denizseverlerden yoğun ilgi gören Art on the Boat festivali, denizin özgür ruhunu marinanın dinamik atmosferine taşıdı. Gün boyunca marinada demirli bulunan teknelerde ve özel etkinlik alanlarında süren programlar, denizcilikle sanatı aynı rotada birleştirdi. Katılımcılarına ilham verici içerikler sunan Art on the Boat, İstanbul’un marinacılık kültürüne de sanatsal bir boyut kazandırdı.

Art on the Boat ile tekneler sanat atölyesine dönüştü
Festivalin en dikkat çekici ayaklarından birini, marinada bu özel etkinlik için ayrılan tekneler oluşturdu. Art on the Boat kapsamında birer üretim ve sergileme alanı olarak kurgulanan Art Boat bölümlerinde, Pınar Tuba Biçmen, Selin Fenerci ve Fırat Neziroğlu yer aldı.
“Çatışmadan Kavuşmaya” teması çerçevesinde şekillenen çalışmalarda sanatçılar, hem eserlerini sergiledi hem de deniz üzerinde üretim yapmanın getirdiği farklı deneyimleri katılımcılarla paylaştı. Ziyaretçiler, alışılagelmiş galeri ortamının dışına çıkarak teknelerin iskele ve kamaralarında sanatın farklı formlarına tanıklık etme fırsatı buldu. Tekne alanlarının sanatsal birer platforma dönüştürülmesi, festivalin denizci kimliğini en iyi yansıtan unsurlar arasındaydı.
Duyular ve seniz: koku hafızası
Kalamış’ın deniz esintisine eşlik eden bir diğer etkinlik ise koku üzerine yapılan özel çalışmaydı. Buluşmada Cabir Çobanoğlu, duyuların insan hafızası ve mekân ilişkisi üzerindeki etkilerini ele alan bir söyleşi gerçekleştirdi. Çobanoğlu’nun festivalin denizci ruhundan ve Kalamış’ın tarihi dokusundan esinlenerek tasarladığı özel koku, etkinlik alanındaki ziyaretçilere farklı bir duyusal deneyim sundu. Marinaya yayılan bu özel esans, ziyaretçilerin festival hafızasında iz bırakan detaylardan biri oldu.

Art on the Boat podyumunda gastronomi ve kültür sohbetleri
Kültür organizasyonu, deniz yaşamının ayrılmaz bir parçası olan iyi yaşam ve gastronomi başlıklarına da geniş yer ayırdı. Gastronomi yazarı Cenk Girginol, kahve kültürü ile müziğin ritmini birleştiren keyifli anlatımıyla denizseverlerle buluştu. Kahve çekirdeklerinin deniz aşırı yolculuğu ve doğru demleme tekniklerinin müziğin ritmiyle olan uyumuna değinen Girginol, katılımcılara yeni perspektifler sundu.
Edebiyat ve kültür ayağında ise yazar Zeynep Pia Bugay, son dönemin dikkat çeken çalışmalarından olan “Şişko” kitabı üzerine derinlikli bir söyleşi gerçekleştirdi. Kitabın ortaya çıkış sürecini ve anlatı dilini marinayı dolduran dinleyicilerle paylaşan Bugay, Art on the Boat etkinlik programının entelektüel derinliğine önemli bir katkı sağladı.

Masterchef Mehmet Yalçınkaya Kalamış sahnesindeydi
Kültür ve lezzet paylaşımlarının denizle buluştuğu Art on the Boat festivalinin en çok ilgi gören konuklarından biri de ekranların ve gastronomi dünyasının tanınan ismi Masterchef Mehmet Yalçınkaya oldu. Yalçınkaya; deniz ürünleri kültürü, yerel lezzetlerin korunması, sürdürülebilir balıkçılık ve mutfaktaki paylaşım ruhu üzerine odaklanan bir söyleşiyle etkinlikte yer aldı. Deniz insanlarının mutfak alışkanlıkları ve deniz kültürünün Türk gastronomisindeki yeri, Kalamış’ta ziyaretçilerin ilgiyle takip ettiği ana başlıklar arasındaydı.

Kapanışı Suat Suna konseriyle yapıldı
Gündüz saatlerinde teknelerde, kamiralarda ve panellerde devam eden yaratıcı atölyeler ile ilham veren sohbetler, akşam saatlerine doğru yerini müziğin ritmine bıraktı. Deniz üzerinde başlayan bu disiplinler arası yolculuğun kapanışını Türk pop müziğinin deneyimli isimlerinden Suat Suna yaptı. Kalamış Marina’nın eşsiz deniz manzarasında sahne alan Suna, geniş repertuarıyla marinayı dolduran misafirlere unutulmaz ve keyifli bir akşam yaşattı.

Deniz ve sanatın ortak rotası
Setur Kalamış Marina ev sahipliğinde; Mutlu Makarna, İştirak Şehircilik ve Vialand sponsorluğunda hayata geçirilen Art on the Boat, bu yıl da deniz ve şehir kültürünü başarıyla harmanlamayı başardı. Farklı disiplinlerden isimleri aynı güvertede toplayan organizasyon, İstanbul’un marinacılık kültürünün sadece teknelerin bağlandığı birer liman değil, aynı zamanda yaşayan birer sosyal, kültürel ve sanatsal yaşam alanı olduğunu bir kez daha kanıtladı. Sanat ve yaşamı denizin benzersiz atmosferinde buluşturan Art on the Boat festivali, önümüzdeki dönemlerde de denizci kimliğiyle sanatı birleştiren yeni rotalara yelken açmayı hedefliyor.
PressReader ve Magzter üzerinden okuyabilir veya iOS uygulamamızdan abone olabilirsiniz.
📖 Hâlâ elinize dergi alıp sayfaları çevirmek sizin için ayrı bir keyifse, dergimizi Shopier üzerinden satın alabilir ya da abonelik başlatabilirsiniz.




