Denize yaklaşmak

Denize yaklaşmak

Bu ay dergimizde çok kıymetli bir mektup yayımlıyoruz. Cem Gürdeniz, Kabotaj Kanunu’nun 100’üncü yılında amatör denizciliğin bugün geldiği noktayı, yeni yönetmeliği, bağlama sorununu, denize erişimi ve aslında hepsinin üzerinde duran o büyük meseleyi; denizcileşme vizyonunu ele alıyor.

Okurken insanın içi biraz sıkışıyor. Çünkü konu sadece bir yönetmelik, birkaç ekipman zorunluluğu ya da yeni bir belge düzeni değil. Konu, bizim denizle kurduğumuz ilişki.

Selcen Tanınmış - 2025 Eylül Edito

MotorBoat & Yachting Türkiye olarak yaklaşık 20 yıldır aynı hayalin peşindeyiz. Daha çok insan denize çıksın, tekne sahibi olmak ulaşılamaz bir ayrıcalık gibi görülmesin, çocuklar denizin içinde yaşayarak büyüsün, amatör denizcilik bir belge meselesi olmaktan çıkıp bir kültüre dönüşsün istiyoruz.

Sayfalarımızda tekneleri anlatırken aslında çoğu zaman teknenin kendisinden fazlasını anlatmaya çalışıyoruz. Bir koyda doğru demir atmayı, komşu tekneye saygıyı, rüzgârı okumayı, denizde sadeleşmeyi…

Cem Gürdeniz mektubunda şöyle diyor: “Denizcilik kültürü yasaklar ve zorunluluklarla değil, eğitim, teşvik ve erişilebilirlikle gelişir.” Belki de bütün meseleyi en yalın haliyle anlatan cümle bu. Çünkü denizi sevdirmek istiyorsak, önce insanları denize yaklaştırmamız gerekiyor. Kıyıya, barınağa, eğitime, doğru bilgiye, güvenli ama uygulanabilir kurallara erişimi kolaylaştırmamız gerekiyor.

Denize çıkan sayısının artması tek başına kültür yaratmıyor. Hatta bazen tam tersi, denizdeki görgüsüzlüğü, bilgisizliği ve emniyetsizliği daha görünür hale getiriyor. Denizde emniyetin yolu sadece evraktan, çevre korumanın yolu sadece cezadan, denizcilik kültürünün yolu sadece zorunluluktan geçmiyor. Eğitimden, iyi örnekten, uygulanabilir kurallardan, doğru denetimden ve en önemlisi denizi bilen, anlayan, ona saygı duyan bir bakıştan geçiyor.

Bugün amatör denizcinin önündeki en büyük engellerden biri hâlâ erişim. Bağlama sorunu, artan maliyetler, kıyıya ulaşmanın giderek zorlaşması, her yeni düzenlemeyle büyüyen bürokrasi….

Kabotajın 100’üncü yılına yaklaşırken belki de kendimize en çok şunu sormalıyız: Biz denizi gerçekten milletin denizi yapabildik mi? Çocuklarımızı, gençlerimizi, orta halli aileleri, merak eden ama nereden başlayacağını bilmeyen insanları denize yaklaştırabildik mi? Yoksa denizi giderek daha pahalı, daha zor, daha bürokratik, daha mesafeli bir yere mi dönüştürdük?

Denizcilik kültürü, sadece tekne sahiplerinin değil, bu ülkenin ortak meselesi. Çünkü denizle bağ kuran bir toplumun ufku değişir. Daha dikkatli olur, daha sabırlı olur, doğayla daha gerçek bir ilişki kurar. Denizde her şeyin bilgi, saygı ve sorumluluk istediğini öğrenir.

İyi okumalar, iyi seyirler.

📱 Dergimizi dijital olarak okumak isteyenler için farklı platformlarda da erişim mevcut.
PressReader ve Magzter üzerinden okuyabilir veya iOS uygulamamızdan abone olabilirsiniz.
📖 Hâlâ elinize dergi alıp sayfaları çevirmek sizin için ayrı bir keyifse, dergimizi Shopier üzerinden satın alabilir ya da abonelik başlatabilirsiniz.