Antalya’dan sonra İstanbul’a gelen Nemo, Tersane İstanbul’daki yerinde dev akvaryumu ve Avrasya mutfağından deniz ürünleri seçkisiyle kapılarını açıyor.
Türkiye’nin kıyı şeridindeki turizm, yatçılık ve gastronomi yatırımları, son yıllarda küresel standartlarda deneyim alanları oluşturmaya odaklanıyor. Antalya’da edindiği tecrübeyle misafirlerine su altı dünyasını temel alan bir restoran modeli sunan Nemo, bu konsepti şimdi İstanbul’un tarihi denizcilik merkezlerinden biri olan Haliç kıyısına taşıyor. SWOT Hospitality tarafından hayata geçirilen proje, Nemo Tersane İstanbul buluşmasında tarihi ve mimari dokuyla modern deniz altı tasarımını bir araya getirmeyi hedefliyor. Restoran, şehre sadece yeni bir yeme-içme alanı kazandırmakla kalmıyor, aynı zamanda deniz kültürüyle doğrudan bağ kuran nitelikli bir yaşam alanı alternatifi sunuyor.
Mekan, kapıdan girilen ilk andan itibaren ziyaretçilerini deniz altının derinliklerini çağrıştıran dengeli bir mimari dil ile karşılıyor. Tasarım unsurlarının tamamında suyun yatıştırıcı yapısı, derinlik algısı ve özel tonlamalar ön planda tutuluyor. İstanbul gastronomi sahnesinde rekabetin ve konsept çeşitliliğinin her geçen gün arttığı bu dönemde Nemo Tersane İstanbul, hem denizcilik kültürüne atıfta bulunan tematik yapısı hem de sunduğu dingin atmosferle benzer projelerden net bir şekilde ayrışmayı amaçlıyor.

Merkezde yer alan dev akvaryum ve tasarım detayları
Restoranın mimari projesinin en temel yapı taşını, mekanın merkezinde konumlandırılan büyük ölçekli akvaryum sistemi oluşturuyor. Bu akvaryum, sadece dekoratif bir panel ya da bağımsız bir arka plan objesi olarak değil, tüm restoranın yerleşim planını, masa düzenini ve genel geometrisini belirleyen ana unsur olarak kurgulanmış durumda. Salonun farklı açılarından kesintisiz şekilde izlenebilen akvaryum, içerisindeki deniz canlılarının doğal hareketleriyle mekana organik bir ritim kazandırıyor.
Projenin hayata geçirilme sürecinde, her biri kendi alanında küresel ölçekte tanınan uluslararası ekipler görev aldı. İç mimari tasarımı lüks segment projeleriyle bilinen 1508 London imzası taşırken, su altı hissini pekiştiren teknik ışık konsepti Lighting Design Studio tarafından geliştirildi. Nemo Tersane İstanbul projesinin odak noktası olan dev akvaryum sistemi ise büyük ölçekli su yaşamı projeleri ve okyanus akvaryumları konusunda uzmanlaşan ICM Corporation tarafından inşa edildi. Deniz canlılarının yaşam standartlarına uygun teknik altyapı ile estetik mimari, bu iş birliği sayesinde üst düzey bir mühendislikle entegre edildi. Gün ışığının çekilmesiyle birlikte devreye giren aydınlatma senaryoları, akvaryum içi yaşamı bozmayacak bir hassasiyetle mekana yansıtılıyor.
Deniz odaklı Avrasya mutfağı ve gastronomi yaklaşımı
Restoranın deniz altı temasını destekleyen en önemli tamamlayıcı unsur, şüphesiz mutfaktan çıkan tabaklar oluyor. Projenin gastronomi kimliği, deniz ürünlerini merkeze alan çağdaş bir disipline dayanıyor. Menüde, uzak doğu teknikleriyle hazırlanan sushi seçkileri, çağdaş Avrasya mutfağının harmanlanmış reçeteleri ve Avrupa mutfağının modern dokunuşları bir arada sunuluyor. Şeflerin malzeme tedarikinde ve sunumunda gösterdiği özen, deniz kültürünün sürdürülebilirlik ilkeleriyle de örtüşüyor.
Paylaşımlı tabak konseptinin ön planda tutulduğu menü yapısı, uzun ve keyifli akşam yemeklerine eşlik edecek şekilde tasarlanmış. Deniz ürünlerinin doğal aromalarını maskelemeden, modern pişirme teknikleriyle harmanlayan mutfak ekibi, misafirlere dengeli bir tat profili sunuyor. Nemo Tersane İstanbul bünyesindeki bu gastronomi deneyimi; mekanın kimliğine uygun olarak hazırlanan özel imza kokteyller, zengin şampanya alternatifleri ve yerli-yabancı üreticilerin seçkin örneklerini barındıran güçlü bir şarap kavı ile desteklenerek bütüncül bir servis anlayışına dönüştürülüyor.
Haliç’in tarihi dokusu ile çağdaş mimarinin uyumu
İstanbul’un denizcilik tarihi açısından en kritik noktalarından biri olan eski Osmanlı tersanelerinin dönüştürülmesiyle hayat bulan Tersane İstanbul, restoran için stratejik bir lokasyon olma özelliği taşıyor. Tarihi taş binaların, eski liman atmosferinin ve endüstriyel mirasın modern bir restorancılık anlayışıyla buluşması, projenin en özgün taraflarından birini oluşturuyor. Haliç’in sakin sularına bakan bu yeni lokasyon, denizden ulaşım imkanlarıyla da yat sahipleri ve denizseverler için erişilebilir bir durak alternatifi sunuyor.
PressReader ve Magzter üzerinden okuyabilir veya iOS uygulamamızdan abone olabilirsiniz.
📖 Hâlâ elinize dergi alıp sayfaları çevirmek sizin için ayrı bir keyifse, dergimizi Shopier üzerinden satın alabilir ya da abonelik başlatabilirsiniz.






