Rolex Fastnet Race’te Türk rüzgâri

Rolex Fastnet Race’te Türk rüzgâri

Tam 100 yıldır dünyanın en prestijli açıkdeniz yelken yarışlarından biri olan Rolex Fastnet Race’te yarışacak Türk ekibimiz F35 Express’in tecrübeli dümencisi Yiğit Eroğlu’yla büyük organizasyon öncesi hazırlıklarını konuştuk.

Röportaj: Betül Usta – Fotoğraf: Paul Wyeth

Royal Ocean Racing Club tarafından düzenlenen Rolex Fastnet Race, yelken dünyasının en zorlu yarışlarından biri. 26 Temmuz’da İngiltere’nin Cowes kentinden başlayacak ve Fastnet Kayalığı’nı dönerek Fransa’nın Cherbourg kentinde sona erecek bu 695 deniz millik zorlu rota, yelken dünyasının en taktiksel ve sert deniz koşullarına sahip yarışlarından sayılıyor.

Solent Boğazı’nda start alarak İngiliz Kanalı, Celtic Denizi ve İrlanda Denizi gibi farklı hava sistemlerine sahip alanlardan geçecek ekiplerin mutlaka çok yönlü taktiksel beceriye sahip olması gerekiyor. Son 100 yılda yaşanan fırtınalar, kazalar ve hatta trajediler, bu yarışı yalnızca sportif bir etkinlik olmaktan çıkarıp, doğayla birebir mücadele edilen bir sınav haline getiriyor.

Adına kitaplar yazılmış, makalelere konu olmuş olmasının haklı gerekçeleri var. Dünya yelkenciliğinde güvenlik standartlarını belirleyen dönüm noktalarından biri. Bugün geçerli olan birçok güvenlik protokolü, bu parkurda yaşanan olayların ardından şekillenmiş. Haliyle Rolex Fastnet Race’e katılmak için ekip ve tekne açısından ciddi kriterler mevcut.

Yarışa katılım 450 tekneyle sınırlı ve kayıtlar sadece iki dakika içinde doluyor. Teknenin “World Sailing Kategori 2 Offshore” güvenlik standartlarını sağlaması, yarışa katılacak ekibin yüzde 50’sinin aynı yıl içinde en az 300 deniz millik iki farklı offshore yarışa katılması gerekiyor.

Daha önce Fastnet tecrübesi yaşamış yelkencilerimiz olsa da bu yıl tamamı Türklerden oluşan iki ekibimiz tarihte ilk kez yarışa katılacak. Bunlardan biri gerekli kalifikasyonları tamamlayarak TUR818 yelken numarasıyla parkurda yerini alacak, F35 Express.

Ekip, 3 Mayıs’ta Cervantes Trophy Race, 17 Mayıs’ta De Guingand Bowl Race ve 24 Mayıs’ta Myth of Malham Race gibi yarışları tamamlayarak ön koşulları sağladı. Tamamen gönüllülük esasıyla bir araya gelen sekiz kişilik ekip, şimdiye kadar tüm hazırlık sürecini kendi olanaklarıyla yürüttüğü yarışa 2012 model bir Beneteau First 35-F35 Express ile katılıyor.

Tekne 35 feet’lik boyu ile filonun en küçük teknelerinden biri olsa da zorlu deniz koşullarına karşı yüksek manevra kabiliyetiyle avantaj sağlıyor.

Ekip üyeleri: Yiğit Eroğlu: Skipper, dümenci, Burak Bakar: Başüstü, piyano, Nihat Karataş: Trim, teknik sorumlu, İlke Şahin: Navigasyon, trim, Yiğit Taban: Anayelken trim, Burçin Ergunt: Navigasyon, piyano, Doğukan Kandemir: 2. dümenci, trim, Deniz Derin Bınaroğlu: 3. dümenci, başüstü, Hakan Karakaplan: Taktik destek (kıyıdan koç) 

Rolex Fastnet Race’e katılma fikri nasıl doğdu?

Aslında bu fikir uzun yıllardır içimizde vardı. Offshore yarışları takip eden herkes için Fastnet Race bir hayaldir. Ben de 2005 yılında yelken eğitimi için İngiltere’ye geldiğim dönemde Solent bölgesinde bu yarışın büyüsünü ilk kez yakından hissettim. Yıllar içinde Türkiye’de ve uluslararası yarışlarda tecrübe kazanan bir çevremiz oluştu. Bu çevreden aynı heyecanı paylaşan dostlarımızla bir ekip kurma fikrini ne zamandır konuşuyorduk. Hepimiz gönüllü olarak ve aynı tutkuyla bir araya geldik.

Böyle bir yarışa TUR818 yelken numarasıyla katılmak sizin için ne ifade ediyor?

Çok büyük bir gurur ve sorumluluk. Üstelik yarışın 100’üncü yılında bu başarıyı gerçekleştirmek daha da anlamlı. Biz sadece kendi adımıza değil, Türkiye yelken camiası adına da bir kapı açmak istiyoruz. Türk ekiplerinin uluslararası offshore sahnesinde daha görünür olması için öncü bir adım olmasını arzuluyoruz.

Tamamı gönüllü bir ekip olarak bu kadar zorlu bir yarışa nasıl bir hazırlık süreci geçirdiniz?

Zaman yönetimi en büyük zorluktu. Herkesin kendi işi ve hayatı var ama bu yarış için büyük bir fedakârlıkla ortak zaman yarattık. Teknik hazırlıklar, güvenlik eğitimleri, yarışa uygun kondisyon geliştirme süreçleri büyük emek istedi. Finansal açıdan da sponsor desteği olmadan kendi kaynaklarımızla bu süreci yürüttüğümüz için ekstra planlama gerektirdi.

Ekip arkadaşlarınızdan ve takım içindeki görev dağılımından söz eder misiniz?

Sekiz kişilik bir ekibiz ve her birimizin görev dağılımı net. Ben takım kaptanı ve dümenciyim. Yarışta navigasyon ve taktik sorumluluğu tecrübeli bir arkadaşımız üstleniyor. Ekip içerisinde trim, başüstü ve piyano görevlerini paylaşan arkadaşlarımız var. Herkesin teknik bakım ve güvenlik konusunda da belli sorumlulukları bulunuyor.

Ekip üyeleriniz farklı mesleklere mensup. Bu çeşitlilik takım dinamiğini ve stratejinizi nasıl etkiliyor?

Bu çeşitlilik bizim en büyük avantajımız. Ekipte mühendis, girişimci, yönetici, mimar gibi farklı mesleklerden insanlar var. Bu da problem çözme yeteneğimizi ve kriz anındaki dayanıklılığımızı güçlendiriyor. Herkes farklı bir perspektif getiriyor ve bu da takım stratejimize olumlu yansıyor.

 Ekip, 3 Mayıs’ta Cervantes Trophy Race, 17 Mayıs’ta De Guingand Bowl Race ve 24 Mayıs’ta Myth of Malham Race gibi yarışları tamamlayarak ön koşulları sağladı.

Yarışta bir Beneteau First 35 seçmenizdeki sebep neydi? Teknenizi bu yarış için nasıl optimize ettiniz?

F35 Express’i 2012 yılında, model piyasaya ilk çıktığında aldım. O dönemde IRC rating sisteminde güçlü olacağını düşündüğüm ve dengeli bir tekne olduğu için tercih etmiştim. Bunun yanı sıra uzun yol seyirleri için de ideal bir donanıma ve konfora sahip olması benim için önemliydi.

Bu yarış için tekneyi özel olarak modifiye etmedik; fabrika çıkışı standart yapısıyla yarışa katılıyoruz. Sadece offshore yarış için gerekli olan güvenlik donanımlarını ekledik. Bunun dışında gövdeye ya da yapısal unsurlara herhangi bir güçlendirme veya değişiklik yapılmadı. Hazırlık sürecinde ise tekneye kapsamlı bir bakım uyguladım.

Neredeyse el değmedik bir nokta bırakmadım. Offshore koşullara özel yeni yelkenler hazırlandı ve her ne kadar mevcut durumda iyi olsa da tüm arma tellerini önlem amaçlı yeniledik. Bu tip uzun ve zorlu bir yarışta küçük bir teknik aksaklık bile büyük kayıplara yol açabilir; sadece maddi değil, aylar süren emeğimiz de riske girerdi. Bu yüzden hazırlıklara büyük titizlikle yaklaştık.

Yarışa katılabilmek için oldukça sıkı ön koşulları yerine getirmeniz gerekiyordu. Hazırlık sürecinde katıldığınız diğer yarışlar size nasıl tecrübeler kazandırdı?

Katıldığımız yarışlar hem ekip koordinasyonumuzu hem de tekne üzerinde kriz yönetimimizi geliştirdi. Özellikle Cervantes Trophy, Myth of Malham gibi offshore yarışları sayesinde uzun etaplarda ekip içi iletişimimizi ve enerji yönetimimizi test etme fırsatımız oldu. Ayrıca yarış güvenlik prosedürlerini gerçek yarış ortamında uygulama deneyimi kazandık.

Rolex Fastnet Race’in rotası oldukça zorlu ve taktiksel. Bu rotaya özel stratejileriniz olacak mı?

Rota boyunca hava sistemlerini ve akıntıları çok iyi okumak gerekiyor. Kanal geçişi, Fastnet kayalığına çıkış ve dönüşte farklı stratejiler uygulayacağız. Özellikle geçiş noktalarında esnek taktikler geliştirdik, çünkü hava koşullarının sürekli değişken olduğu bir rota. Ana stratejimiz sabırlı olmak ve ekip dinamiğini bozmadan ilerlemek.

Ekibin en büyük amacı, Türkiye’de offshore yelken sporunun erişilebilir ve ilham verici bir alan olduğunu göstermek.

Fastnet Kayalığı geçişi yarışın simgesel ve teknik açıdan en kritik noktalarından biri. Bu bölgeye özel nasıl bir taktik planınız var?

Fastnet Kayalığı geçişinde hava koşulları sertleşebiliyor ve akıntılar etkili oluyor. O noktaya iyi bir enerji yönetimiyle ve maksimum dikkatle yaklaşmayı hedefliyoruz. Ayrıca dönüşten sonra hava penceresini iyi yakalayarak hızlı inen ekiplerle fark kapatmaya çalışacağız. Bu nedenle manevra ve yelken değişim planlarımızı detaylı şekilde çalıştık.

Offshore yarışlarda fiziksel dayanıklılık kadar enerji ve kaynak yönetimi de çok önemli. Ekip olarak bu süreci nasıl planladınız?

Bu konuda detaylı bir rota ve görev planlaması yaptık. Su ve yiyecek ihtiyacını etap etap hesapladık; dondurularak kurutulmuş gıdalar ve kolay hazırlanabilir sıcak yemeklerle enerjiyi dengede tutmayı planlıyoruz. Dinlenme için vardiya sistemi uygulayacağız; ekip ikiye bölünüp dönüşümlü olarak çalışacak. Böylece herkesin belirli süreyle dinlenme ve toparlanma şansı olacak.

Türkiye’de offshore yelken sporunun gelişimi adına bu yarışın ne gibi bir etkisi olmasını bekliyorsunuz?

En büyük amacımız, Türkiye’de offshore yelken sporunun erişilebilir ve ilham verici bir alan olduğunu göstermek. Bu yarışla genç yelkencileri ve kulüpleri offshore yelkene yönlendirmeyi umuyoruz. Türk bayrağıyla uluslararası sahnede yer alarak yurt dışı yarışlarına katılım kültürünü artırmayı hedefliyoruz. Bu yarışa katılım bizim için sadece kişisel bir hayalin gerçekleşmesi değil; aynı zamanda Türkiye’nin denizcilik vizyonuna katkı sunma çabası.

Fastnet gibi tarihi bir rotada Türk bayrağını dalgalandırmak, gelecek kuşak denizcilere ilham verebilecek kalıcı bir adım olsun istiyoruz.

Amacımız bu yarışla da sınırlı değil. Katıldığımız her organizasyonun ardından, edindiğimiz deneyimleri Türkiye’deki yelkencilere aktarmayı, bu kültürü daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu yolculuk, yalnızca bir ekip mücadelesi değil; inanan, emek veren, dayanışma gösteren herkesin hikâyesi. Hayallerinin peşinden gitmenin, planlı çalışmanın ve kolektif ruhun neler başarabileceğini göstermek istiyoruz. Eğer bir kişi bile bu hikâyeden etkilenip yelkeni hayatına katarsa, görevimizi yerine getirmişiz demektir.

​​

Yiğit Eroğlu

Yiğit Eroğlu Kimdir?

Profesyonel yelken yarışçısı ve Hedef Yelken’in kurucu ortaklarından Yiğit Eroğlu, çocuk yaşta yelkene başlamış ve kısa sürede deniz ve yelken tutkusunu bir yaşam biçimine dönüştürmüş bir isim. 2005 yılında İngiltere’de British Offshore Sailing School’da eğitim alarak RYA Yachtmaster Offshore ve Yachtmaster Instructor sertifikalarını kazanan Eroğlu, bu eğitim sayesinde yelkene olan profesyonel bakışını derinleştirip açıkdeniz yarışçılığına ilgisinin arttığını söylüyor.

2017 yılından bu yana İngiltere’nin Solent bölgesinde düzenli olarak offshore yarışlara katılan Eroğlu, bugüne dek 15.000 deniz milinden fazla açıkdeniz deneyimine sahip.