2026 sezonu, Türk tersanelerinin imzasını taşıyan süperyatlarla lüks, teknoloji ve sürdürülebilirliğin aynı çizgide buluştuğu bir yıl olmaya hazırlanıyor. Hibrit tahrikten uzun menzilli platformlara uzanan bu yeni jenerasyon, global süperyat sahnesinde iddiasını net biçimde ortaya koyuyor.
SPITFIRE
Spitfire, süperyat dünyasında alışılmış kalıpların dışına çıkan, karakteri güçlü ve “maceracı” bir proje olarak öne çıkıyor. Ares Yachts tersanesinde Bannenberg & Rowell Design imzasıyla hayat bulan bu 50,55 metrelik dev, deniz mimarisinde Lateral Naval Architects’in tecrübesini taşıyor. Ares 150 Bold askeri devriye teknesi gövde formu üzerine inşa edilen Spitfire, askeri mühendisliğin sunduğu yüksek sürat ve denge avantajlarını lüks segmente taşıyor.
Dış tasarımındaki düşük profil, koyu cam bantları ve askeri gri tonları, yatın offshore karakterini vurguluyor. İç mekân kurgusu ise “endüstriyel ama rafine” bir dil üzerine kurulu; metal yüzeyler, deri detaylar ve askeri kamuflajlardan ilham alan bir renk paletiyle karakter kazanıyor. 1940’ların endüstriyel mimarisine yapılan ince göndermeler, geniş cam bölmelerle birleşerek yatın içine modern bir sanat galerisi havası katıyor.
Teknoloji tarafındaysa tekne tam bir öncü. Hibrit dizel-elektrik tahrik sistemi ve büyük batarya paketi sayesinde “hotel mode” özelliğiyle gece boyunca emisyonsuz ve sessiz bir konaklama sağlıyor. Opsiyonel batarya yükseltilmesiyle sessiz kullanım süresi 11 saate kadar çıkabiliyor. Ana güvertedeki 270 derece panoramik görüşlü owner suit ve bu suite özel ön kokpitteki açık hava sineması, Spitfire’ın sunduğu benzersiz deneyimlerden sadece biri.

AMANDA
57,62 metre boyundaki Amanda, yarı deplasman gövde formunun sunduğu avantajları ticari sınıflandırma standartlarıyla birleştiren özel bir motor yat projesi. Nebula Yacht tarafından inşa edilen ve Marshall Islands bayrağıyla teslim edilen yat, 1250 groston hacmiyle geniş bir yaşam alanı sunuyor.
Çelik gövde ve alüminyum üst yapı kombinasyonu, yatın zorlu deniz koşullarında dahi yüksek dayanıklılık sergilemesini sağlıyor. Dış tasarımında dünya çapındaki Espen Øino International imzasını taşıyan Amanda, deniz mimarisinde ise Adeo ve Unique Yacht Design işbirliğinin meyvesi. İç mekânlar Matteo Gennari tarafından tasarlanırken, 14 yolcu ve 12 mürettebat için en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş bir yerleşim planı sunuluyor. 11,50 metrelik eni ve üç metrelik su çekimi, yatın uzun menzilli seyirlerde maksimum stabiliteye sahip olmasını sağlıyor.
Amanda’nın teknik kalbinde dizel-elektrik tahrik sistemi yatıyor. Üç adet 600 kW AKSA jeneratör ve iki adet 1000 kW elektrik motoruyla donatılan yat, 16.5 knot maksimum hıza ulaşabiliyor. 10 knot seyir hızında sunduğu 5 bin deniz millik menzil, tekneyi yakıt ikmali yapmadan okyanuslar arası yolculuk yapabilen gerçek bir dünya gezgini haline getiriyor. 127 bin 900 litrelik devasa yakıt kapasitesi, bu uzun menzil hedefini teknik olarak destekliyor.

LIVIA 72
Livia 72, RMK Yachts’ın küresel pazardaki iddiasını zirveye taşıyan, yaklaşık 1700 GT iç hacme sahip devasa bir platform. Başlangıçta 68 metre olarak planlanan ancak geliştirme sürecinde 72 metrelik bir “amiral gemisine” dönüşen proje, Red Yacht Design tarafından şekillendirildi. Akıcı dış hatları ve dengeli oranlarıyla dikkat çeken bu mega yat, büyük tonajlı teknelerde nadir görülen bir estetik bütünlüğe sahip.
Yaklaşık 1.700 GT hacmiyle Livia 72, misafirlerine denizde adeta özel bir ada hissi yaşatıyor. Kıç bölümde her iki yana açılan teraslara sahip etkileyici beach club, spa ve wellness alanı ile panoramik sosyal mekânlar, modern yaşamın tüm gereksinimlerini denizle buluşturuyor. 12 misafir kamarası üzerinden kurgulanan yerleşim planı, geniş ailelerin yanı sıra lüks charter pazarı için de maksimum mahremiyet ve konfor sunan bir owner suit ile tamamlanıyor.
Sürdürülebilirlik, teknenin tasarım vizyonunun da merkezinde. Yeni nesil hibrit tahrik sistemleri, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve enerji verimli HVAC (iklimlendirme) çözümleriyle donatılan proje, 2026 ve sonrasının lüks anlayışına cevap veriyor. İç mekânlarda tercih edilen sorumlu kaynaklardan temin edilmiş malzemeler ve doğal dokular, yatın zamansız ve sakin atmosferini destekleyerek çevreci bir duruş sergiliyor.

MARIMBA
Nebula Yacht’ın 2026 sezonundaki bir diğer iddialı temsilcisi olan 63 metrelik Marimba, net mühendislik yaklaşımı ve fonksiyon odaklı yaşam alanlarıyla dikkat çekiyor. Yarı deplasman gövde formu ve konvansiyonel tahrik sistemiyle inşa edilen proje, bakım kolaylığı ve öngörülebilir yüksek performansı önceliğine alan deniz tutkunları için ideal bir seçenek sunuyor. Çelik ve alüminyumun yapısal gücüyle 1.000 GT’lik bir hacmi birleştiren yat, Rina klasına uygun olarak geliştirildi.
Marimba’nın deniz mimarisi Adeo Yacht Design imzası taşırken, iç mekânlar Red Yacht Design’ın estetik dokunuşlarıyla hayat buluyor. Dış hatlardaki sade ve güçlü duruş, iç mekânda işlevselliği ön planda tutan bir planlamayla desteklenmiş. Hem özel kullanımda 16 misafire kadar çıkabilen esnek kapasitesi hem de charter operasyonlarına uygun 12 kişilik standart yerleşimiyle tekne, ticari potansiyeli yüksek, çok yönlü bir platform olarak konumlanıyor.
Makine dairesinde yer alan iki adet 1450 hp gücündeki MAN motorlar, yata 14.5 knot maksimum hız kazandırıyor. 13.5 knot seyir hızıyla dengeli ve sakin bir seyir karakteri sergileyen Marimba, 14 kişilik mürettebat kapasitesiyle uzun seyirlerde hizmet kalitesinden ödün vermiyor. Geleneksel mühendisliğin modern süperyat konforuyla buluştuğu bu proje, 2026 sezonunun en güvenilir uzun yol teknelerinden biri olmaya aday.

CAMILA
Bilgin Yachts’ın büyük başarı yakalayan Bilgin 163 serisinin en yeni üyesi M/Y Camila, 2025 Monaco Yacht Show’da yaptığı görkemli prömiyerle 2026 sezonuna damga vurmaya hazırlanıyor. İstanbul’da inşa edilen ve 50 metre boyundaki bu süperyat, tersanenin sportif karakterini daha yüksek hacim ve modern yaşam alanlarıyla buluşturuyor. Unique Yacht Design tarafından tasarlanan akıcı hatlar, Camila’ya dinamik ve zamansız bir siluet kazandırıyor.
Tasarımın temel felsefesi, geniş hacimleri atletik bir form içinde eritmek üzerine kurulu. Ana güverteden beach club’a uzanan kesintisiz mekânsal akış, yatın denizle kurduğu bağı maksimize ederken; Hot Lab imzalı iç mekânlar, rafine bir malzeme seçimi ve dengeli renk paletiyle konforu ön plana çıkarıyor. Bilgin 163 serisinin bu yeni modeli, önceki 48 metrelik projelere kıyasla yaklaşık yüzde 20 daha fazla yaşam alanı sunarak segmentinde fark yaratıyor.
Tekne, teknik performansıyla da göz dolduruyor. İkiz CAT C32 makinelerle donatılan yat, 16.5 knot maksimum hıza ulaşırken, ekonomik seyir hızında 5 bin deniz millik etkileyici bir menzil sunuyor. FGI Yacht Group koordinasyonunda, deneyimli bir yat sahibinin aktif katılımıyla şekillenen proje; geniş güneşlenme alanları, ferah beach club düzeni ve misafir süitleriyle hem özel kullanım hem de dünya çapında charter operasyonları için hazır.

GX42 RPH
GX42 RPH, hibrit tahrik sistemi ve sürdürülebilirlik odaklı “Sorumlu Yatçılık” yaklaşımıyla süperyat dünyasındaki değişim rüzgârını temsil ediyor. SES Yachts ve Greenline Yachts işbirliğiyle geliştirilen bu 42 metrelik proje, performansı sadece hızla değil; sessizlik, çevresel sorumluluk ve denizcilik kabiliyetiyle yeniden tanımlıyor. Haziran 2026’da suya inmesi planlanan yat, alüminyum gövdesi ve enerji verimli sistemleriyle geleceğin yatçılık standartlarını bugünden sunuyor.
Marco Casali tarafından tasarlanan dış çizgiler, modernizmi sıcak ve davetkâr bir aile yaşamıyla birleştiriyor. Doğal havalandırma imkânı sunan açılabilir pencereler, deniz suyuyla doldurulabilen havuz ve sürdürülebilir malzeme kullanımı, teknenin ekolojik ayak izini küçültürken yaşam kalitesini artırıyor. İç mekân kurgusu, doğal ışığın her köşeye nüfuz ettiği ferah bir atmosfer vadediyor.
Teknolojik altyapının kalbinde 1 MW’lık devasa bir hibrit tahrik sistemi bulunuyor. Güverte üzerindeki 60’tan fazla güneş paneli, 27 kWh’ye kadar elektrik üreterek teknenin enerji ihtiyacını yenilenebilir kaynaklardan karşılıyor. Atlantik geçişine uygun menziliyle GX42 RPH, sadece çevreci değil, aynı zamanda sınırları zorlayan bir dünya gezgini. Proje, SES Yachts’ın 40 metre üzeri segmentteki teknolojik üstünlüğünü küresel pazara kanıtlayan bir kilometre taşı niteliğinde.

SIMENA
Ares Yachts’ın süperyat dünyasındaki yeni döneminin simgesi olan Simena, klasik yelkenli estetiğini 21’inci yüzyıl teknolojisiyle harmanlıyor. Temmuz 2025’te suya indirilen 62 metrelik bu ketch armalı yelkenli, çelik ve karbon kompozit yapısıyla dünyanın en uzun 25 yelkenli süperyatı arasına girmeyi başardı. Taka Yacht Design imzalı dış hatları, geleneksel tik güverteler ve vernikli sipo maun detaylarla “yelkenli sporunun altın çağına” güçlü bir gönderme yapıyor.
İç mekânlarda Design Unlimited tarafından kurgulanan sofistike atmosfer, ceviz kaplamalar, dokulu deri yüzeyler ve eskitilmiş pirinç detaylarla zenginleşiyor. Calacatta Oro ve Patagonia White mermerlerin kullanıldığı banyolarda lüks algısı sessiz bir zarafetle yükseltilirken, salon ve owner suitindeki gizli TV lift sistemleri gibi modern çözümler, klasik çizgiyi bozmadan teknolojiye yer açıyor. 12 misafir ve dokuz kişilik mürettebat kapasitesiyle hem özel kullanım hem de üst düzey charter operasyonları için her türlü konfor düşünülmüş.
Simena’nın asıl farkı ise gelişmiş hibrit tahrik sisteminde yatıyor. Elektrik motorları sayesinde altı knot sürate kadar tamamen sessiz ve emisyonsuz seyir yapabilen yat, 882 kW’lık dizel motor desteğiyle 14.5 knot hıza ulaşabiliyor. 11 knot seyir süratinde 4 bin deniz mil menzil, yelken kullanılmasa dahi okyanus geçişlerini mümkün kılıyor.

SIRENISSIMA
Mengi Yay Yachts tarafından inşa edilen Sirenissima, çağdaş süperyat tasarımının mühendislikle en rafine buluşmalarından birini temsil ediyor. 14 Mayıs 2025’te mavi sularla buluşan bu iddialı proje, dış tasarımı ve iç mimarisi dünyaca ünlü Nuvolari Lenard tarafından üstlenilen bütüncül bir yaklaşıma sahip. 500 GT altı segmentte maksimum yaşam alanı sunmayı hedefleyen konsept, dengeli oranları ve fonksiyonel çözümleriyle Türk süperyat endüstrisinin küresel sahnedeki gücünü pekiştiriyor.
Teknik altyapısında çelik gövde ve alüminyum üst bina kombinasyonunu barındıran yat, bu sayede hem yapısal dayanıklılık hem de ciddi bir ağırlık optimizasyonu sunuyor. Optimize edilmiş gövde formu ve düşük emisyonlu motor sistemiyle çevre dostu bir profil çizen SIRENISSIMA, sessiz ve konforlu seyir karakteriyle uzun menzilli yolculuklar için tasarlandı.
Çift Caterpillar C32 makineyle 15.5 knot sürate ulaşabilen tekne, 4 bin deniz millik menziliyle transatlantik kabiliyetini tescilliyor.
Yaşam alanlarında ise “kişiselleştirilmiş lüks” kavramı her detayda hissediliyor. Özel iklimlendirmeli şarap mahzenine sahip lounge alanı, geniş beach club ve ateş çukuruyla donatılmış güneşlenme güvertesi, yatın sosyal donatılarını zenginleştiriyor. Özellikle “winter garden” (kış bahçesi) konsepti ve tamamen sahibine özel olarak kurgulanan “owner deck”, projeyi klasik süperyat anlayışının ötesine taşıyarak kullanıcısına özel bir inziva alanı vadediyor.





