Söz şimdi bizim kıyılarımızda

Söz şimdi bizim kıyılarımızda

Eylül, yat dünyasının en hareketli aylarından biriydi. Cannes’dan Monaco’ya uzanan fuar sezonunda yeni modelleri, dünya prömiyerlerini, tasarım ve teknoloji tarafındaki yenilikleri takip ettik. Monaco Yacht Show Türkiye yat endüstrisinin bugün geldiği noktayı bir kez daha görünür kıldı.

Selcen Tanınmış - 2025 Eylül Edito

Port Hercule’de Türkiye’den önemli tekneler de yerini aldı. Gray Wolf, Sirena 42M ve GX Superyachts’ın SES Yachts imzalı GX42 Merinos dünya prömiyerlerini Monaco’da yaparken, ARES Yachts’ın 62 metrelik yelkenlisi Simena da fuardaydı. Her biri başka bir ihtiyaca ve denizcilik anlayışına cevap veren bu tekneler, bence Türkiye’de yat üretiminin farklı kulvarlarda ilerlediğinin de bir göstergesi.
Ekimde söz bizim kıyılarımızda. Bodrum Boat Show ve Bosphorus Boat Show Deniz Fuarı birkaç gün arayla kapılarını açıyor. Benim merak ettiğim ise Türkiye’de tekne pazarının nereye doğru gittiği. Yeni tekne sahibi ne arıyor; daha büyük hacim mi, kolay kullanım mı, verimlilik mi? Hibrit ve elektrikli tahrik satın alma kararında ne kadar etkili? Bağlama, servis ve işletme maliyetleri bu kararın neresinde? Önümüzdeki iki fuar, bu soruların yanıtlarını biraz daha net görmemizi sağlayacak. Biz de bu sayıda her iki fuarın öne çıkan teknelerini iki ayrı dosyada bir araya getirdik. Fuar ziyaretlerinden önce faydalı bir rehber oldu.

Türkiye’de denizciliğin gelişmesi, yalnızca daha fazla tekne üretmek ya da satmakla olmayacak. Bu tek başına yeterli değil. Asıl önemli olan, denizcilik kültürünün de gelişmesi ve yaygınlaşması. Bu kültürün oluşmasına ve bugünlere taşınmasına yıllar boyunca emek veren değerli isimler var. Onlardan biri olan Mustafa Pultar’ı ne yazık ki eylül ayında kaybettik. Denizcilik dilimize ve literatürümüze bıraktığı mirası, Sezar Atmaca ve Yılmaz Bayazıtoğlu’nun iki farklı hafızasından bu sayıda okuyacaksınız.
Yeni tekneleri, teknolojileri ve değişen alışkanlıkları konuşurken, denizcilik kültürünü besleyenleri ve bizden sonrakilere ne bırakacağımızı da unutmamak gerek. Denizcilikte geriye yalnızca tekneler kalmıyor. Bilgi, dil ve kültür de kuşaktan kuşağa aktarılıyor.

İyi okumalar, iyi seyirler.