Türk denizcilik tarihinin efsanevi gemilerini ve fenerlerini tuvaline taşıyan usta ressam Haslet Soyöz, vefatının birinci yılında Rahmi M. Koç Müzesi’nde açılan özel bir sergiyle yad ediliyor.
Türkiye’nin denizcilik mirasını ve kültürel hafızasını fırçasıyla belgeleyen usta ressam ve çizer Haslet Soyöz, aramızdan ayrılışının birinci yıl dönümünde anlamlı bir buluşmaya vesile oluyor. Sanatçının geçmiş yıllarda Rahmi M. Koç Müzesi çatısı altında sanatseverlerle buluşan eserlerinden derlenen Haslet Soyöz anma sergisi, “Denizlere Haslet Kaldık” başlığıyla kapılarını açtı.
Denizcilik mirasının görsel arşivi Kayıkhane Salonu’nda
Türkiye’nin ilk ve tek sanayi müzesi konumundaki Rahmi M. Koç Müzesi, denizcilik tarihine ışık tutan çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. 2003 yılından bu yana müze bünyesinde altı farklı kişisel sergiye imza atan Haslet Soyöz; gemileri, römorkörleri, emektar yolcu vapurlarını ve deniz fenerlerini sadece birer teknik obje olarak değil, taşıdıkları yaşanmışlıklar ve insani hikayelerle birlikte resmetmesiyle tanınıyordu.
28 Mayıs tarihinde kapılarını açan ve 7 Haziran tarihine kadar müzenin Kayıkhane Sergi Salonu’nda görülebilecek olan Haslet Soyöz anma sergisi, usta sanatçının denize duyduğu derin tutkuyu ve arkasında bıraktığı zengin görsel arşivi yeniden gözler önüne seriyor.

Tuvalde hayat bulan 17 efsanevi eser
Düzenlenen bu anlamlı Haslet Soyöz anma sergisi, ressamın geçmiş yıllarda yine bu müzede sergilenen ve büyük beğeni toplayan 17 özgün tablosundan oluşuyor. Sergi konsepti kurgulanırken, sanatçının denizcilik sözlüğünü ve gemi hikayelerini belgeleyen zamansız eserlerine odaklanıldı.
Ziyaretçilerle buluşan özel seçkide, sanatçının daha önce büyük ses getiren “Karanın Bittiği Mavi” ve “Fenerler” isimli sergilerinden öne çıkan tablolar yer alıyor. Seçkide yer alan başlıca eserler arasında; Gemlik, Midilli, Yzb. Murad Bey, Layter 19, Taşköprü, Filikada Mürettebat, Gayret-i Vataniye, 7 Numara, Vatan ve Kotra gibi denizcilik tarihimizde iz bırakmış tekneler bulunuyor.

Haslet Soyöz, hayattayken ürettiği eserlerin arkasındaki felsefeyi, “Gemilerin hikayelerini dinledim, onlarla ilgili bilgi topladım. Resmederken sadece portrelerini değil, ruhlarını da yansıtmak istedim” sözleriyle ifade etmişti. Açılan Haslet Soyöz anma sergisi, tam olarak bu felsefeden yola çıkarak izleyicileri Türkiye’nin denizcilik hafızasına derinlikli bir yolculuğa davet ediyor.
7 Haziran’a kadar ziyaret edilebilecek olan Haslet Soyöz anma sergisi kapsamında öne çıkan ve hikayeleriyle denizcilik kronolojisinde yer edinen tablolardan bazıları ise şunlar:
Gülcemal
1874 yılında İrlanda’da inşa edilen bu yüzen sarayın denizcilik tarihindeki ilk ismi Germanic’ti. 1910 yılında Osmanlı Donanma Cemiyeti tarafından satın alınarak İstanbul’a, Dolmabahçe açıklarına getirildiğinde gemiye, Padişah Mehmed Reşad’ın çocuk yaşta vefat eden annesi Gülcemal Hatun’un ismi verildi.
Tarihi boyunca Kuva-yi Milliye kahramanlarından Alman askerlerine kadar pek çok farklı yolcuyu ağırlayan transatlantik Gülcemal, 1920 yılında Türk Bayrağı’nı dalgalandırarak Atlas Okyanusu’nu aşan ve ABD’ye giden ilk Türk vapuru olma unvanını kazandı. Gemi, devlet arşivleri için de ayrı bir öneme sahip; nitekim Mustafa Kemal Atatürk’ün, arkasında Deniz Yolları’nın sembolü olan çift çapanın işlendiği yastıklarla hafızalara kazınan o ünlü fotoğrafı, 5 Haziran 1926 günü bu gemide çekilmişti.
Rumeli Feneri
Dünyanın en zorlu ve stratejik su yollarından biri olan İstanbul Boğazı’nın Karadeniz’e açılan Avrupa yakasındaki başlangıç noktasında Rumeli Feneri yükselir. Yapımına 1769 yılında başlanan bu fener, Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasının ardından tarihi bir dönüm noktası yaşadı. 1933 yılında, Fransızlara verilmiş olan yüz yıllık işletme imtiyazının iptal edilmesiyle birlikte fener tamamen Türkiye Cumhuriyeti’nin yönetimine geçti. Denizden 58 metre yükseklikte konumlanan ve 30 metre boyunda olan bu tarihi fener, beyaz ışığını 18 deniz mili uzağa kadar ulaştırarak denizcilere rehberlik etmeye devam ediyor.
Anadolu Feneri
İstanbul Boğazı’nın Karadeniz çıkışında, bu kez Anadolu yakasında konumlanan Anadolu Feneri, 1856 yılında inşa edildi. Deniz seviyesinden 75 metre yükseklikte yer alan fener, iki saniye çakıp 18 saniye bekleyen karakteristik ışık döngüsüyle boğaz trafiğinin emniyetinde kritik bir rol oynamayı sürdürüyor.
PressReader ve Magzter üzerinden okuyabilir veya iOS uygulamamızdan abone olabilirsiniz.
📖 Hâlâ elinize dergi alıp sayfaları çevirmek sizin için ayrı bir keyifse, dergimizi Shopier üzerinden satın alabilir ya da abonelik başlatabilirsiniz.





