37. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı kıtaları birleştirdi

37. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı kıtaları birleştirdi

37. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’nda rekor sayıda 81 ülkeden 2 bin 800’ü aşkın yüzücü, Asya ile Avrupa’yı kulaçlarıyla birleştirdi.

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin (TMOK) düzenlediği ve Türk sporunun en köklü organizasyonlarından biri haline gelen yarışta, beş kıtadan yüzücüler yaklaşık 6,5 kilometrelik parkurda, Boğaz’ın akıntılarıyla mücadele ederek Kanlıca’dan Kuruçeşme Cemil Topuzlu Parkı’na ulaştı.

Kadınlarda Su İnal 58.54’lük, erkeklerde Doğukan Ulaç 56.49’luk derecesi ile yarışı kazandı. Kadınlarda ikinciliği 1 dakika 1.13 ile Eylül Nisa Çetin, üçüncülüğü 1 dakika 2.21 ile Hilal Zeynep Saraç aldı.

Erkeklerde 56.50’lik derece ile Gökhan Yiğitoğlu ikinci, 58.18 ile Mehmet Çağlar üçüncü oldu. Yarışta dereceye giren tüm sporcular, bitişin ardından düzenlenen törenle ödüllerini aldı.

Yarış, TMOK tarafından, İstanbul Valiliği’nin koordinasyonu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 26 kamu kurumuyla sivil toplum kuruluşunun işbirliğiyle gerçekleşti. Sportive, Coca Cola, Damla Su, Powerade, Memorial, Vakkorama Cafe, Fenerbahçe Doğuş, TRT Spor, TikTok, Power App ve Sports TV’nin desteğiyle düzenlendi.

TRT Spor’dan canlı yayımlanan yarış TV ekranlarında geniş kitlelere ulaşırken, TikTok canlı yayınında da 150 bin üzerinde kullanıcı tarafından izlendi.

37. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’nda İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçaraslan, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Muhittin Özbay, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Barış Yıldız ve çok sayıda seçkin konuk da izleyici olarak yer alarak yüzücülerin heyecanlarına ortak oldu.

Sporcular Kanlıca’dan start alarak Kuruçeşme Cemil Topuzlu Parkı’na ulaştı.

“Türkiye’nin spor yoluyla dünyaya açılan yüzlerinden”

TMOK Başkanı Ahmet Gülüm, etkinliğin ardından yaptığı açıklamada “Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı, yalnızca bir spor organizasyonu değil, Türkiye’nin dünyaya spor yoluyla açılan en önemli yüzlerinden biri.

Bu yıl 37. kez İstanbul Boğazı’nda binlerce yüzücüyü ağırlamanın gururunu yaşıyoruz. Bu organizasyon, ülkemizin uluslararası spor alanındaki konumunu güçlendirirken aynı zamanda her yaştan insana sporu sevdirmeyi, sağlıklı yaşamı teşvik etmeyi ve Olimpik Değerleri geniş kitlelerle buluşturmayı da başarıyla sürdürüyor.

Katılan tüm yüzücülerimizi kutluyor; organizasyonun başarıyla gerçekleşmesine katkı sağlayan gönüllülerimize, başta İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Gençlik ve Spor Bakanlığımızın İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü olmak üzere kurumlar ve markalarımıza Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi adına teşekkür ediyorum.” dedi.

Organizasyon Komitesi Başkanı Levent Karataş da yarışın İstanbul’un tanıtımına katkısına dikkat çekti:

“Bugün Boğaz bir kez daha sporun, dostluğun ve mücadelenin adresi oldu. Her yıl artan ilgisiyle yarışımız, ülkemizin uluslararası alandaki görünürlüğünü güçlendiriyor. Bu yolculuğun parçası olan tüm yüzücülerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz.”

37. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’nda beş kıta, 81 ülkeden 2 bin 800’ü aşkın yüzücü yarıştı.

68 sporcudan bugüne

1989 yılında yalnızca 68 yüzücüyle başlayan organizasyon, bugün dünyanın en prestijli açık su yarışlarından gösteriliyor. Dünya Açık Su Yüzme Birliği (WOWSA) tarafından 2016 yılında “Yılın En İyi Açık Su Yüzme Organizasyonu”, 2019 yılında ise “Dünyanın En İyi 100 Açık Su Yüzme Yarışı” olarak gösterildi.

Bu yıl 37. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı, yalnızca sporun değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir geleceğin de temsilcisi oldu. TMOK, paydaş kurum ve markalarla birlikte çevresel etkileri azaltmak için bir dizi uygulamayı hayata geçirdi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle etkinlik boyunca ortaya çıkan atıklar geri dönüşüme gönderildi, tek kullanımlık malzeme kullanımı azaltıldı. İSTAÇ ekipleri yarış öncesi deniz yüzeyini temizleyerek yüzücülerin sağlık güvenliğine katkı sundu.

1989 yılında yalnızca 68 yüzücüyle başlayan organizasyon, bugün dünyanın en prestijli açık su yarışlarından.

Vakkorama Cafe servislerinde yüzde 60 oranında geri dönüştürülmüş plastikten üretilen ekipman kullanıldı, Damla Su ise geri dönüşümü kolaylaştıran kapaklı şişelerle çevre dostu bir uygulama sundu.

Etkinlik alanı ve yüzücü gemilerine 60 adet özel geri dönüşüm konteyneri yerleştirildi. EnerjiSA iş birliğiyle hem organizasyonun hem de yüzücülerin karbon salınımları ölçülerek gelecek yıllara yönelik azaltım planlamaları başlatıldı. Yarış kapsamında sporculara ve izleyicilere dağıtılan kitlerde biyobazlı, doğada çözünebilen ürünler tercih edildi.

İlk kez verilen Türkay Peker Sürdürülebilirlik Ödülleri’nin sahipleri yarışa 37. kez katılan Fatma Nazan Göğen ile 36 kez katılan Şerafettin Sönmez oldular. TMOK, 2036’ya kadar “Net Sıfır Karbon” hedefine ulaşma vizyonunu yineleyerek, Boğaziçi Yarışı’nın sadece sporun değil, sürdürülebilir bir geleceğin de simgesi olduğunu vurguladı.