TAYK Güney Yarışı, düşük katılıma rağmen Bozcaada ve Çeşme etaplarında sert rüzgârlara, taktik mücadelelere ve unutulmaz finişlere sahne oldu.
Ülkemizde açıkdeniz yarışçılığının lokomotifi olan TAYK üç yıl önce Güney Yarışı politikasında radikal bir değişikliğe gidip, yarışı İstanbul-Göcek olarak 550 deniz mili mesafesinde ve çoğunluğunun Ege’nin siyasal olarak tartışmalı uluslararası sularından geçen bir rotayla uygulamaya başlamıştı. İkinci yıl rota Rodos Adası’nı sancakta bırakacak şekilde modifiye edilerek kolaylaştırılmaya çalışılsa da ilgi ve katılım azlığı neden gösterilerek bu yıl itibarıyla eski Bozcaada etaplı ve ardında Doğu Ege haftası eklemeli formata döndü.
Yelken yarış filomuzun çoğunluğunu oluşturan yelken okulları, beklenenin aksine bu yeni formata da ilgi göstermedi. Katılım 33 tekneyle sınırlı kaldı; güney filoları ise genel olarak yarıştan uzak durdu. Ruslar olmasa filo iyice cılız kalacaktı. Bence katılımın az olmasının nedeni rotadan çok, sahipli tekne kalmaması ve artan maliyetler. Yarışın güçlü bir sponsoru olmaması, yarışanların sosyal medyaları dışında pek ses getirmemesi de zayıf katılımın bir başka nedeni. Yıllar önce Sabah gazetesi desteğiyle yapılan yarışların görkemi hâlâ anımsanıyor.
Yarışa TP 52 Cheetah ve Orient Express’in mücadeleleri damga vurdu. İlk etapta Cheetah Orient, Marmara’da filodan ayrılarak farklı bir rota izledi; rüzgârsız kalmasına rağmen yarışı açık ara önde tamamladı. Ancak ikinci etapta yaşanan foto finiş, uzun süre hafızalardan silinmeyecek. Anyways TEPE Cape 31 ise müthiş bir performans sergileyerek handikaplı sonuçlarda tüm filoyu geride bıraktı.
Yarışa Eker 40 teknesinde Cheese ekibiyle katıldım. Bizden başka biri Rus, diğeri Türk bayraklı iki Kerr 40 daha yarışa katıldılar. Özellikle BW Racing, Yeni Zelanda’da başarıyla yarışmış, çok iyi optimize edilmiş bir tekne. Yarışta tekne hızlarıyla birçok kez bunu gösterdiler. İstinye önlerinde verilen startta filonun en önünde çıkmayı başardık. Büyükler bizi geçse de önce tutunmayı başardık. Filoyu Boğaz’ın çıkışına kadar getiren hafif Kuzey rüzgârı, hava raporlarının da belirttiği gibi yerini güneyli çok hafif bir havaya terk etti.
Filonun bir bölümü Avrupa Yakası kıyılarında kalarak kuzey rüzgârını beklerken, bizim de aralarında bulunduğumuz diğer grup doğudan gelen rüzgârı yakalamak için Sivriada yönüne ilerledi. Daha sonra sahile gidenlerin bir bölümü açığa, doğuya gidenler de Avrupa sahiline doğru gelince filo birleşti. Hafif kuzeyli rüzgârlarla rotaya doğru seyre başladık.
Çanakkale Boğazı’nın çıkışına kadar 8-10 knot’luk rüzgârlarla devam ettik. Boğaz çıkışından itibaren 30 knot’a kadar çıkan rüzgâr bizleri finişe kadar getirdi. Cheetah ve Orient’in ardından üçüncü finiş verdik. Yarışı overall’da Anyways Cape 31 büyük farkla kazandı. Bozcaada’da geçirilen kısa gecenin ardından ertesi gün saat 11.00’da verilecek startın hazırlıklarına başladık.
Çeşme etabı beklenen gibi güçlü bir rüzgârla başladı. 23-25 knot rüzgârlar filoyu hiç bırakmadı. Ege’nin muhteşem rüzgârı, araları geniş dalgaları “keşke bitmese” dedirtti. Finişte, yemekten doymadan kalkmış gibi bir his geldi tüm ekibe. Sabah 11.00’da başladığımız yarışı akşamüzeri 18.30 gibi bitirdik. İki etap sonunda genel IRC O’da ikinci olduk. Anyways Cape 31 ise yarışın kazananı oldu.
Adil ve kolayına rüzgârlar dilerim…
PressReader ve Magzter üzerinden okuyabilir veya iOS uygulamamızdan abone olabilirsiniz.
📖 Hâlâ elinize dergi alıp sayfaları çevirmek sizin için ayrı bir keyifse, dergimizi Shopier üzerinden satın alabilir ya da abonelik başlatabilirsiniz.





