Cahit Üren’in anısını yaşatmak amacıyla ikinci kez düzenlenen MYSK–Cahit Üren Kupası’nda, 32 tekne ve 277 sporcu Caddebostan–Adalar parkurunda mücadele etti; yelken camiası “Cahit abi”yi (Cemal Umman) bir kez daha denizde andı.
Yazı ve fotoğraflar: Osman Uğur
Telsiz çağrı adı “Cemal Umman” olan, uzun yıllar Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü’nün (TAYK) Genel Müdürlüğü’nü yürüten Emekli Deniz Binbaşı Cahit Üren, Türk yatçılığının gelişimine önemli katkılar sunmuş duayen isimlerden biriydi. Haziran 2024’te hayatını kaybeden Üren’in anısı, bu yıl ikinci kez düzenlenen MYSK–Cahit Üren Kupası’yla yelken camiasında yaşatıldı.
Türk yatçılığının duayen isimlerinden Cahit Üren’in anısını yaşatmak amacıyla Marmara Yelken Spor Kulübü (MYSK) ev sahipliğinde ve Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü (TAYK) iş birliğiyle düzenlenen MYSK–Cahit Üren Kupası, 29 Ağustos Cumartesi günü Caddebostan–Adalar parkurunda gerçekleştirildi.
TAYK Trofesi’nin 8’inci ayağı kapsamında düzenlenen yarışta IRC 0, IRC 1, IRC 2, IRC 3, IRC 4 ve IRC GO sınıflarında 32 tekne ve 277 sporcu mücadele etti. Yarış öncesinde denizde Cahit Üren anısına saygı duruşunda bulunuldu, ardından ekipler değişken rüzgâr koşullarının hâkim olduğu parkurda mücadeleye başladı.

Günün ilk yarışında rüzgârın yaklaşık 8 knot seviyesinde seyretmesine karşın 340–50 derece arasında sık sık yön değiştirmesi, şamandıra yarışı için uygun koşulların oluşmasını engelledi. Bunun üzerine Yarış Komitesi ilk yarışı coğrafi rotada gerçekleştirme kararı aldı. Rüzgâr zaman zaman etkisini kaybetse de kuzeyli havanın parkura ulaşmasıyla yarış tamamlandı.
İlk yarışın ardından rüzgârın daha stabil hale gelmesiyle günün ikinci mücadelesi tüm sınıflar için şamandıra parkurunda yapıldı. 10–12 knot’a ulaşan rüzgâr, ekiplerin daha tempolu bir yarış çıkarmasına olanak sağladı. Programda yer alan üçüncü yarış ise Cahit Üren Anma Etkinliği ve Ödül Töreni nedeniyle yeterli zaman kalmaması üzerine gerçekleştirilemedi.
GELENEKSELLEŞEN KUPA
Yarışların ardından Marmara Yelken Spor Kulübü mendireğinde düzenlenen ödül törenine Cahit Üren’in eşi Oya Üren, kızları Zümrüt Üren ve Işıl Üren Kıraç ile damadı Furkan Kıraç da katıldı.
Tören öncesinde konuşan MYSK Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Sedat Soybey, Cahit Üren’in yalnızca yelken sporuna değil, Marmara Yelken Spor Kulübü’ne de uzun yıllar emek verdiğini hatırlattı.
Üren’i “iyi bir baba, iyi bir aile reisi, iyi bir yönetici, iyi bir komutan ve yelkene gönül vermiş çok değerli bir isim” sözleriyle anan Soybey, kulüp olarak Cahit Üren Kupası’nı geleneksel hale getirmeyi amaçladıklarını belirtti. Geçen yıl hava koşulları nedeniyle yarışın planlandığı şekilde tamamlanamadığını hatırlatan Soybey, bu yıl 32 teknenin katılımıyla çok daha güçlü bir organizasyon gerçekleştirildiğini söyledi.
Denizin ve yelken sporunun sürprizlerle dolu olduğuna da değinen Soybey, “Bazen çok sert rüzgârlarla, bazen de tamamen duran havayla karşılaşıyoruz. Ama bütün bunların içinde büyük bir sevgi ve saygı var. Bu spora gönül verdiğiniz ve bu yarışlara katıldığınız için hepinize teşekkür ediyorum” dedi.
HERKESİN CAHİT ABİSİ
Aile adına söz alan Işıl Üren Kıraç ise babasını duygu dolu sözlerle anlattı. Babası adına düzenlenen yarışın kendileri için büyük bir gurur taşıdığını belirten Kıraç, organizasyonun Cahit Üren’i ve bıraktığı değerleri yaşatmanın en güzel yollarından biri olduğunu söyledi.“Babamız adına düzenlenen bu yarış, onu yaşatmanın, hatırlamanın ve başlattıklarını devam ettirmenin en güzel hali” diyen Kıraç, Türk yelkenciliğinin gelişmesinin ve Türk denizciliğinin sınırları aşmasının babasının en büyük hayallerinden biri olduğunu vurguladı.
Marmara Yelken Spor Kulübü ve TAYK yönetimlerinin yanı sıra hakemlere, Yarış Komitesi’ne ve yarışçılara teşekkür eden Kıraç, konuşmasını babasının yelken camiasında yalnızca ailesinin değil, herkesin “Cahit abisi” olduğunun altını çizerek tamamladı:
“Ben de zaman zaman ‘O bizim de Cahit abimizdi’ derdim. Cahit abimizin söylediği gibi; pruvanız neta, rüzgârınız kolayınıza olsun.”

DEV BİR VİZYONUN VE KÖKLÜ BİR GELENEĞİN SİMGESİ
Törende son olarak söz alan TAYK Genel Müdürü Ceren Veziroğlu da Cahit Üren’in Türk yelkenciliğine bıraktığı mirasa dikkat çekti. Cahit Üren’i “dev bir vizyonun ve köklü bir geleneğin simgesi” olarak tanımlayan Veziroğlu, onun Deniz Kuvvetleri’nden gelen disiplin ve görev bilincini TAYK’ın kurumsal yapısına taşıdığını söyledi.Üren’in yalnızca bir yönetici değil, Türk yelken sporunun geleceğini düşünen bir vizyoner olduğunu vurgulayan Veziroğlu, “Her hamlesinde kulübü, yelkenciliği ve denizciliği daha ileriye nasıl taşırım sorusunun cevabını arardı. Onunla çalışmak, hayata ve denize çok daha geniş pencerelerden bakmayı öğrenmek demekti. Kendisini tanıdığım ve onunla çalışma fırsatı bulduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum” dedi.
Kupalarını kaldıran ekiplerin parkurda büyük bir mücadele ortaya koyduğunu ifade eden Veziroğlu, yarışın asıl ruhunun Cahit Üren’in bıraktığı çağdaş, disiplinli ve ilerici denizcilik anlayışı olduğunu belirtti.
“Makamlar ve dönemler değişir; ancak Cahit Üren’in kulübe kattığı vizyon ve bıraktığı izler silinmez. Onun açtığı yolda yürümek ve taşıdığı bayrağı daha da yukarıya çıkarmak bizim için büyük bir sorumluluk” diyen Veziroğlu, sözlerini şu cümleyle tamamladı:
“Rüzgârın bol, denizin sakin olsun Cahit abi.”









