Zirveye Oynayan İkili: Marjaliisa Umb ve Paolo Bucciarelli

Zirveye Oynayan İkili: Marjaliisa Umb ve Paolo Bucciarelli

ORC dünyasında elde ettikleri şampiyonluklarla dikkat çeken Team Sugar’ın iki önemli ismi, Italia Yachts teknelerinin arkasındaki performans felsefesini ve yarış deneyimlerini anlatıyor.

Nisan ayında, Sky Marine-Italia Yachts sponsorluğunda gerçekleşen BAYK Kış Trofesi’nin 6’ncı ayağında, yarışların ardından Italia Yachts yarış ekibi Team Sugar’ın iki önemli ismi Marjaliisa Umb ve Paolo Bucciarelli ile bir araya gelme fırsatı bulduk.
Estonya doğumlu Marjaliisa Umb, Optimist sınıfından başlayarak 470’e uzanan ve ardından açıkdeniz yarışlarına evrilen kariyeri boyunca ülkesini başarıyla temsil etmiş bir isim. Gençler Dünya Şampiyonası’ndaki üçüncülüğü ve Avrupa Şampiyonası dereceleriyle dikkat çeken Marjaliisa, bugün Italia Yachts bünyesinde satış ve satış sonrası departmanında görev alırken aynı zamanda aktif olarak yarışmaya devam ediyor.

İtalya doğumlu Paolo Bucciarelli ise Optimist sınıfında başladığı yelken kariyerini farklı ekiplerle uluslararası yarışlara taşıdı. Profesyonel donanımcı kimliğiyle teknelerin teknik gelişimine katkı sağlayan Bucciarelli, yarış dünyasındaki deneyimini Italia Yachts’ın teknik ve yarış departmanlarıyla işbirliği içinde sürdürerek markanın performans odaklı gelişimine katkı sağlıyor.
İkili, 2016’dan bu yana Italia Yachts çatısı altında IY 9.98 ve IY 11.98 modelleriyle yarışıyor ve başta ORC Dünya Şampiyonası olmak üzere uluslararası arenada dikkat çeken sonuçlara imza atıyor.

Marjaliisa Umb ve Paolo Bucciarelli ile gerçekleştirdiğimiz bu buluşmada, Italia Yachts modellerinin performans odaklı tasarım yaklaşımından farklı deniz koşullarındaki adaptasyona, ekip dinamiklerinden yarış teknelerinin geleceğine kadar birçok başlığı konuştuk.

Olimpik sınıflardan (470 gibi) açıkdeniz yarışçılığına geçiş sizin için nasıl bir kırılma noktasıydı?

Marjaliisa Umb: Benim için bu oldukça doğal bir süreçti. Optimist sınıfını tamamladıktan sonra 470 sınıfına geçtim. Bu tekne aslında küçük bir mini yat gibi, tüm yelkenler (flok, anayelken ve balon) mevcut. Bu da bana yelkenlerin çalışma prensiplerini daha iyi anlama fırsatı verdi. Aynı dönemde, Pärnu Yat Kulübü’nde amatör bir ekip teknesinde dümenci olarak kulüp yarışlarına da katılıyordum.

Dolayısıyla bu geçiş benim için ani bir kırılmadan ziyade doğal bir ilerleme oldu. 470 sınıfındaki kariyerimi tamamladıktan sonra ise tüm odağımı offshore yelkenciliğe yönelttim. Bu süreçte Sugar takımıyla birlikte daha üst düzey açıkdeniz yarışlarında yer alma ve önemli deneyimler kazanma fırsatı buldum.

Italia Yachts, Bellissima (gezi) ve Fuoriserie (yarış) versiyonlarıyla tanınıyor. Hem konforlu bir gezi teknesi hem de ORC Dünya Şampiyonası kazanabilecek kadar iddialı bir yarış teknesi yaratmanın tasarımsal sırrı nedir?

Marjaliisa Umb: Temel unsur, gövde formu, ağırlık dağılımı ve ek donanımların ORC reyting sistemi kısıtlamaları altında iyi performans gösterecek şekilde tasarlanmasıdır. Bu da teknenin, aşırı uç çözümlere ihtiyaç duymadan doğal olarak rekabetçi bir karakter sergilemesini sağlar. Gezi versiyonunda konfor için iç yerleşim, kullanılan malzemeler ve sistemler değişirken, teknenin performans DNA’sına müdahale edilmez. Yarış versiyonunda ise ağırlık azaltılır, yelken donanımı daha agresif hale getirilir ve güverte donanımı yarış odaklı optimize edilir. Yani bu işin “sırrı”, geniş bir koşul aralığında verimli çalışan bir gövde tasarlamak ve ardından ağırlık, denge ve ergonomiyi dikkatle kontrol ederek performans ile konfor arasında geçiş yapabilmektir. Bu, bir şeylerden taviz vermekten ziyade, çok rafine ve yüksek performanslı bir temeli koruyarak farklı kullanım senaryolarına uyarlama yaklaşımının bir sonucu.

Milta Marina Fener’de gerçekleşen buluşmaya yelkenciler büyük ilgi gösterdi.

IY 9.98 ve IY 11.98 modellerinin başarısında gövde ve arma optimizasyonunun rolü nedir?

Paolo Bucciarelli: Bu modellerin başarısı, gövde verimliliği, dengeli yelken gücü ve ORC sistemi içinde akıllı optimizasyonun doğru şekilde bir araya getirilmesinden kaynaklanıyor. Düşük sürtünmeye sahip gövde formu ve gelişmiş tasarım detayları, bu tekneleri özellikle hafif ve orta rüzgâr koşullarında son derece rekabetçi kılıyor. Bu koşullarda hızlanma ve ivmenin korunması kritik öneme sahip. Aynı zamanda platform güçlü ama kontrol edilebilir. Asıl fark yaratan ise tüm bu unsurların ayrı ayrı değil, birlikte çalışması. Bu da düzeltilmiş zaman açısından büyük avantaj sağlıyor.

Team Sugar olarak Šibenik, Porto Cervo ve Kiel gibi farklı lokasyonlarda dünya şampiyonlukları kazandınız. Italia Yachts teknelerinin farklı deniz koşullarına adaptasyonunu nasıl değerlendirirsiniz?

Paolo Bucciarelli: Team Sugar ekibi olarak Šibenik, Porto Cervo ve Kiel gibi yerlerde kazandığımız zaferler, Italia Yachts teknelerinin çok farklı deniz koşullarına ne kadar iyi uyum sağladığını açıkça gösteriyor. Bu lokasyonların her biri; düz su ve termal rüzgârlardan kısa dalga yapısına ve daha değişken, sert rüzgârlara kadar kendine has zorluklara sahip. Bu teknelerde öne çıkan en önemli özellik, tüm bu senaryolarda dengeli ve öngörülebilir bir karakter sergilemeleri. Gövde formu, dalga içinde akıcı bir seyir sağlarken hafif rüzgârda da hızını koruyabiliyor. Rüzgâr şiddeti arttığında ise yeterli rijitlik sayesinde yelken gücünü etkin biçimde taşıyabiliyor. Bu da ekibe, tekneyle mücadele etmek yerine onu zorlayarak performansı artırma özgüveni veriyor. Bir diğer önemli faktör ise teknelerin trime karşı çok duyarlı olması, bu da değişen koşullarda performans ince ayarı yapmayı kolaylaştırıyor.
İster rüzgârüstü hassasiyeti ister rüzgâraltı dengesi olsun, performans hep tutarlı kalıyor. Yarış perspektifinden bakıldığında bu tutarlılık, hataları azaltarak sonucu doğrudan etkileyen önemli bir avantaj sağlıyor. Genel olarak değerlendirildiğinde, bu teknelerin adaptasyon kabiliyeti, en güçlü rekabet avantajlarından biri.

Ancak şunu da unutmamak gerekir ki; tekne kadar, o potansiyeli doğru kullanabilecek ekip tecrübesi ve bilgi birikimi de belirleyici. Bu da ancak sürekli deneme, analiz ve sahada geçirilen zamanla kazanılıyor.

Marjaliisa, merak ediyoruz. Hem satış departmanında çalışıp hem de bu teknelerle yarışıyor olmak, potansiyel müşterilere teknenin sınırlarını anlatırken size nasıl bir avantaj sağlıyor?

Marjaliisa Umb: Gerçek avantaj, yalnızca teorik bilgiye değil, teknelerle sahada kazanılmış deneyime sahip olmaktan geliyor. Onlarla üst düzeyde yarışarak, çok çeşitli koşullarda hem güçlü yanlarını hem de sınırlarını keşfetme fırsatım oldu. Potansiyel alıcılarla konuşurken, yalnızca teknik veriler üzerinden değil, teknenin su üzerindeki gerçek performansına dayanan son derece net ve dürüst geri bildirimler sunabiliyorum. Sadece maksimum performansın nasıl elde edileceğini değil, aynı zamanda tekne sahibi veya yelkenci olarak hangi noktalara dikkat edilmesi gerektiğini de açıkça aktarabiliyorum. Bu yaklaşım, satış sürecini klasik argümanların ötesine taşıyarak güven oluşturuyor. Ayrıca teknik özellikleri, tekne sahiplerinin gerçekten hissedeceği pratik faydalara dönüştürmemi sağlıyor. Böylece teknenin hangi tip yelkenciye veya kullanım programına en uygun olduğunu daha doğru analiz edebiliyorum. Bu iki bakış açısını bir araya getirmek, müşterileri hedeflerine en uygun konfigürasyona yönlendirmeyi kolaylaştırıyor.

Yarışlardan gelen geri bildirimler üretim sürecine nasıl yansıyor?

Marjaliisa Umb: Yarışlardan elde edilen geri bildirim ve kullanıcı deneyimi, geliştirme sürecinin en kritik parçalarından biri ve son derece ciddiyetle ele alınıyor. Su üzerindeyken performans, kullanım karakteri ve hatta kullanımı iyileştirilebilecek en küçük detayları (makara, padeye konumu gibi) sürekli olarak gözlemliyoruz. Elde edilen bu geri bildirimler daha sonra tasarım ekibi ve tersaneyle paylaşılıyor. Bu süreçte veriler, yarış sonuçları ve farklı koşullarda yapılan ölçümlerle karşılaştırılarak analiz ediliyor. Amaç, yapılacak değişikliğin gerçekten performans veya kullanım kolaylığı açısından anlamlı bir katkı sağlayıp sağlamadığını ortaya koymak. Eğer bu kriterler karşılanıyorsa, ilgili iyileştirmeler ya gelecek üretimlerde ya da doğrudan üretim süreçlerinde uygulanıyor. Bunun yanı sıra, tasarımcıyla birlikte çalışılarak tekne bazında kişiye özel optimizasyonlar da gerçekleştirilebiliyor.

Paolo, bu sorum size… Dışarıdan görünmeyen ama performansa en büyük katkıyı sağlayan ekipman detayları nelerdir?

Paolo Bucciarelli: Tekne optimizasyonu, sürekli ilgi ve disiplin gerektiren günlük bir süreçtir. Binlerce küçük detay, kazanan ile ikinci olan arasındaki farkı belirler. Tekne kaptanı olarak sorumlu olduğum tekneler üzerinde her gün çalışıyorum, ancak en çok keyif aldığım zaman, tüm ekip gelmeden önce teknede geçirdiğim birkaç yalnız gün… Bu süreçte odağım tamamen teknede oluyor ve yapılacak işler listesi neredeyse hiç bitmiyor.

Türkiye sularında da yarıştınız. Bu coğrafyanın değişken koşulları Italia Yachts teknelerine ne kadar uygun?

Marjaliisa Umb: Paolo ile birlikte İstanbul’da Avrupa Şampiyonu olduk ve geçen yıl Bosphorus Cup’ta ORC genel klasmanında birinciliği kazandık. Türkiye, bizim için her seferinde yeni bir macera gibi, her gelişimizde farklı ve unutulmaz deneyimler sunan bir ülke. Ayrıca Türk misafirperverliği, gerçekten kelimelerle tarif etmesi zor bir değer.

BAYK Kış Trofesi’nin altıncı ayağında, hem deneme seyrinde hem de yarışta Türk yelkencilerle bir araya geldiniz. Ekiplerin teknik ekipman kullanımı ve tekne trimi konusundaki yaklaşımını nasıl buluyorsunuz?

Paolo Bucciarelli: Bodrum’da bu kadar iyi yelkencilerle birlikte seyir yapma fırsatı bulduğumuz için çok mutluyuz. Deneme seyirleri ve yarışlar, karşılıklı deneyim paylaşımı açısından son derece değerli ve keyifli. En güzel yanı ise süreç içinde ortaya çıkan sorulara sahada, gerçek deneyim üzerinden cevap verebilmek. Bu etkileşim, hem öğrenmeyi hızlandırıyor hem de performansı daha ileriye taşıyor.

IY 9.98 ve IY 11.98 arasındaki en belirgin performans farkı nedir?

Paolo Bucciarelli: IY 9.98 ve IY 11.98 modellerinin ortak bir özelliği var: Bu tekneler “tak-çalıştır” mantığında çok başarılıdır. Yani amatör ekipler bile, çok karmaşık ayarlara ihtiyaç duymadan, teknenin potansiyel performansının yaklaşık yüzde 90’ına kendi başlarına ulaşabilmelerini sağlar.

Sizce önümüzdeki beş yılda yarış teknelerinde en büyük değişim nerede olacak?

Paolo Bucciarelli: Geleceği öngörmek her zaman zor ama denizcilik dünyasında büyük sıçramaların, özellikle yeni nesil malzemeler ve ileri üretim teknikleri üzerinden şekilleneceği kesin görünüyor.

Italia Yachts’ın bu konudaki vizyonu nedir?

Marjaliisa Umb: Bunu açıkça paylaşamam; aksi halde kazanan fikirlerimizi herkesle paylaşmış oluruz. Elbette biraz espri yapıyorum ama şunu söyleyebilirim ki, şu anda geliştirme süreci yeni fikirler ve projelerle oldukça yoğun ilerliyor.

📱 Dergimizi dijital olarak okumak isteyenler için farklı platformlarda da erişim mevcut.
PressReader ve Magzter üzerinden okuyabilir veya iOS uygulamamızdan abone olabilirsiniz.
📖 Hâlâ elinize dergi alıp sayfaları çevirmek sizin için ayrı bir keyifse, dergimizi Shopier üzerinden satın alabilir ya da abonelik başlatabilirsiniz.