Türkiye'nin en büyük süperyat marinası

AC75’ler Parkura Çıkıyor

Bu haberin tamamını App Store, Turkcell Dergilik ve Magzter uygulamasıyla hızlı ve kolayca okuyabilirsiniz.

America's Cup - AC75 yelkenlileri

America’s Cup tarihinde su kanadı kullanan ilk tek gövdeli tasarım olan AC75 yelkenlileri her ne kadar deneme aşamasında olsa da ilk bakışta göze çarpan özelliklerini sizler için inceledik.

YAZI: Baran Atasoy

36’ncı America’s Cup’a katılacak takımlar 18 ay süren tasarım süreci sonunda ilk teknelerini biri hariç suya indirdi. Kiwi lakaplı Yeni Zelandalılar 2017 yılında Bermuda’da Amerikalıları yenerek “Auld Mug” isimli kupayı evlerine götürmüştü. 2021 yılında kendi evlerinde düzenlenecek 36’ncı kupadaysa meydan okuyucuları bertaraf edip kupayı ellerinde tutmak için ter dökecekler. 36’ncı kupa daha öncekilerden birçok anlamda farklı özellikler taşıyor. En başta belirtmemiz gereken uzun bir aradan sonra yeniden tek gövdeli bir tasarıma dönülmesi olduğu.

Zira en son 2007 yılında Alinghi’nin kazandığı 33’üncü kupada kullanılan IACC sınıfından sonra takip eden kupalarda trimaran ve katamaran tipi çok gövdeli tekneler kullanılmıştı. Bu kupada kullanılacak 75 feet’lik AC75 yelkenlileri ise su kanadı (foil) kulllanan ilk tek gövdeli tasarım olacak. Bir diğer değişiklikse kumaş yelkenlerin yeniden kullanılacak olması. Son iki kupada çift parçalı kanat yelkenlerin sökülüp takılması esnasında yoğun işgücü gerektirmesi nedeniyle böyle bir karar alındığı gelen bilgiler arasında.

Eylül ayı başında teknelerini suya indiren ilk ekip, yerel Maori dilinde yunus anlamına gelen “Te Aihe” adlı teknesiyle Emirates Team New Zealand oldu. Bir hafta sonra da meydan okuyan anlamına gelen “Defiant” adlı tekneleriyle Amerikalı American Magic ekibi arz-ı endam eyledi. Kupa kuralları gereği gövdeler tenteyle gizlenemeyeceği için uzun zamandır bekleyen meraklılar için de yorum yapacak birçok konu ortaya çıktı.

Yeni Zelandalı ekibin tasarımcılarından Dan Bernasconi’ye göre esas “telaş” daha önceki kupalarda elde edilen verilerden yola çıkılarak çok gövdeli tekne şeklini tek gövdeli teknelere uyarlamak, suyla temas eden bölümleri azaltıp tekneyi suyun üzerinde uçan bir planör haline getirmek. “AC75’ler için tasarım ve inşa sürecinde harcadığımız zaman ve çaba Bermuda’daki kupanın neredeyse iki katı çünkü yepyeni bir dizaynla karşı karşıyayız ve her yeni buluş bize yeni zorluklar ve engeller çıkarıyor. Bunların hepsini test edip doğru sonuçlar çıkarmak zorundayız.”

AC75 Yelkenlileri ile ilgili yazımızım devamını Aralik 2019 sayımızda okuyabilirsiniz.

Aralık sayımıza Turkcell Dergilik ve Magzter uygulamasıyla hızlı ve kolayca ulaşabilirsiniz..

Bir Cevap Yazın