Metro Türkiye, Netlog iş birliğiyle Bodrum’da devreye aldığı -18°C soğutma kapasiteli yeni nesil elektrikli araçlarıyla, yat ve tekne sahiplerinin kumanya siparişlerini kesintisiz soğuk zincir güvencesiyle marinalara ulaştırıyor.
Mavi yolculuğun en önemli hazırlık aşamalarından biri olan kumanya tedariki, özellikle Bodrum gibi yüksek sıcaklıkların yaşandığı bölgelerde ciddi bir lojistik planlama gerektirir. Teknede geçirilecek günlerin konforu, depolanan gıdaların kalitesiyle doğrudan ilişkilidir. Deniz tutkunlarının ve profesyonel yat mürettebatının bu ihtiyacını göz önünde bulunduran Metro Türkiye, 2015 yılından bu yana Bodrum marinalarında sunduğu sevkiyat hizmetini teknik ve çevreci bir yatırımla yeni bir seviyeye taşıyor.
Netlog Lojistik Grubu bünyesindeki Netfilo iş birliğiyle hayata geçirilen bu yeni lojistik model, sıcak yaz aylarında gıda güvenliği standartlarını korurken, marinaların doğal yapısına uyum sağlayan çözümler sunuyor.

-18°C güvencesi
Yüksek hava sıcaklıklarında taze sebze, meyve, et ve dondurulmuş ürünlerin kalitesini korumak, denizcilik sektöründe her zaman zorlu bir başlık olmuştur. Mağazadan teknedeki buzdolabına kadar geçen süreçte soğuk zincirin kırılması, gıda israfının yanı sıra sağlık risklerini de beraberinde getirir. Metro Türkiye’nin Bodrum marinalarında hizmete sunduğu frigo kasalı, elektrikli yeni Musoshi Pop-Up Midi araçlar, bu riski ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Söz konusu araçlar, -18°C’ye kadar soğutma kapasitesine sahip yalıtım ve iklimlendirme sistemleriyle donatılmış durumda. Bu teknik altyapı sayesinde en hassas donmuş gıdalardan taze deniz ürünlerine kadar tüm siparişler, dış ortam sıcaklığından etkilenmeden, ilk anki tazeliğiyle teknelere teslim edilebiliyor. Sipariş aşamasından teknedeki teslimat anına kadar kesintisiz şekilde korunan bu soğuk zincir, denizcilerin kumanya güvenliği konusundaki en büyük güvencesi haline geliyor.
Marinalarda sessiz ve çevreci sevkiyat teknolojisi
Deniz severler için marinalar sadece birer sığınak değil, aynı zamanda doğayla bütünleşilen dingin yaşam alanlarıdır. Klasik içten yanmalı motorlara sahip büyük lojistik araçlarının marinalardaki dar yollarda yarattığı egzoz dumanı ve motor gürültüsü, bu alanların huzurunu bozabiliyor. Metro Türkiye’nin devreye aldığı tamamen elektrikli Musoshi araçlar, bu noktada çevre dostu bir alternatif sunuyor.
Karbondioksit salınımını sıfıra indiren elektrikli motor yapısı, marinaların hassas ekosistemini korumaya yardımcı olurken karbon ayak izinin azaltılmasına da doğrudan katkı sağlıyor. Bunun yanı sıra, araçların neredeyse tamamen sessiz çalışması, marinalarda konaklayan tekne sahiplerine ve misafirlere gürültüsüz bir ortam sunuyor. Kompakt ve ergonomik tasarımları sayesinde bu yeni nesil araçlar, büyük kamyonların giremediği dar marina pontonlarına ve operasyonel alanlara kolayca manevra yaparak doğrudan tekne yanına kadar erişim sağlayabiliyor.

Mavi yolculuk hazırlıklarında profesyonel standartlar
Yat turizminin Türkiye’deki merkezi konumunda yer alan Bodrum’da servis kalitesini sürekli optimize etmeye odaklandıklarını belirten Metro Türkiye Satış ve Operasyon Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Benedykt Pacholczyk, çalışmanın arka planını şu sözlerle özetliyor:
“Tekne ve yat seyahatlerine özel olarak uzun yıllar önce başlattığımız sevkiyat hizmetimizi, müşterilerimize her zaman en güvenilir ve en kaliteli çözümleri sunmak adına yeni teknolojilerle sürekli geliştiriyoruz. Bodrum gibi sıcaklığı yüksek bir lokasyonda bizim için en büyük öncelik, ürünlerin tazeliğini ve kalitesini koruyarak gıda güvenliğinden ödün vermemek. Netlog ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği kapsamında devreye aldığımız frigo kasalı yeni araç hizmetimiz, -18°C’ye kadar inen soğutma kapasitesiyle en kritik ürün gruplarında bile kesintisiz bir soğuk zincir koruması sağlıyor. Sipariş anından teslimat anına kadar ürünlerimizin tazeliğini tam güvence altına alarak müşterilerimizin yeme-içme ihtiyaçlarını en üst kalitede karşılıyoruz.”
Pacholczyk, operasyonun sürdürülebilirlik boyutuna dair ise şu detayları paylaşıyor:
“Yeni araç kaynağımızın tamamen elektrikli yapısı sayesinde karbon ayak izimizi azaltarak marinalarda çevre dostu bir lojistik süreç uyguluyoruz. Ayrıca genişleyen iç hacmi sayesinde tek seferde daha fazla siparişi teslim etme kolaylığı sunan, kompakt tasarımıyla da marinalardaki en dar alanlara bile sessizce erişebilen bu yeni araç yatırımıyla, müşterilerimize sunduğumuz pratik ve güvenilir hizmeti çok daha ileri bir boyuta taşımaktan mutluluk duyuyoruz.”
Denizcilik için ortak sorumluluk
Mavi yolculuk kültürünün temelinde denizleri, koyları ve kıyıları korumak yatar. Yatçıların gösterdiği bu hassasiyete, tedarik zincirindeki aktörlerin de aynı vizyonla karşılık vermesi büyük önem taşıyor. Metro Türkiye ve Netlog iş birliğiyle hayata geçirilen bu yenilikçi teslimat modeli, lojistik sektörünün denizcilik dünyasıyla nasıl daha uyumlu çalışabileceğinin başarılı bir örneğini sunuyor.
Daha geniş iç hacmiyle operasyonel verimliliği artıran, karbon emisyonunu sıfırlayan ve gürültü kirliliğini engelleyen bu yeşil lojistik adımı, Bodrum’daki deniz turizminin sürdürülebilir geleceğine nitelikli bir katkı sağlıyor. Hem profesyonel yat şefleri hem de kendi teknelerini yöneten denizciler için kumanya tedarik süreci, artık çok daha zahmetsiz, güvenilir ve doğaya saygılı bir biçimde yürütülebilecek.
PressReader ve Magzter üzerinden okuyabilir veya iOS uygulamamızdan abone olabilirsiniz.
📖 Hâlâ elinize dergi alıp sayfaları çevirmek sizin için ayrı bir keyifse, dergimizi Shopier üzerinden satın alabilir ya da abonelik başlatabilirsiniz.





